-skinned - Türkçe İngilizce Sözlük

-skinned

"-skinned" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
-skinned s. … ciltli

"-skinned" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thin-skinned plum i. üryani eriği
keep one's eyes skinned f. tetikte olmak
keep one's eyes skinned f. dikkatli olmak
keep one's eyes skinned f. göz kulak olmak
keep one's eyes skinned f. gözünü açmak
keep one's eyes skinned f. gözünü dört açmak
thin skinned s. duygusal
skinned s. derisi yüzülmüş
skinned s. sıyrık
thick skinned s. vurdumduymaz
light skinned s. açık tenli
skinned s. derisi soyulmuş
brown-skinned s. kumral
dark-skinned s. buğday benizli
fair-skinned s. sarışın
dark-skinned s. esmer tenli
dark-skinned s. esmer
thin-skinned s. buluttan nem kapan
thin-skinned s. kırılgan
thin-skinned s. darılgan
thin-skinned s. alıngan
thin-skinned s. hassas
white-skinned s. beyaz tenli
wheat-skinned s. buğday tenli
thin-skinned s. fazla duygusal
light-skinned s. açık/beyaz tenli
dark-skinned s. koyu tenli
pale-skinned s. soluk tenli
skinned s. ayıklanmış
thin-skinned s. ince derili
thin-skinned s. ince kabuklu
tough-skinned s. eleştiriye duyarsız
tough-skinned s. sert kabuklu
tough-skinned s. vurdumduymaz
velvety-skinned s. kadifemsi cilde sahip olan
velvety-skinned s. kadifemsi ciltli
velvety-skinned s. yumuşak ciltli
skinned s. kabuklu
skinned s. çimleri biçilmiş
skinned s. derili
smooth-skinned s. yumuşak ciltli
smooth-skinned s. pürüzsüz derili
smooth-skinned s. yüzeyi pürüzsüz
smooth-skinned s. yumuşak derili
Konuşma Dili
keep your eyes skinned expr. gözlerini dört aç
Deyim
keep one's eyes skinned f. pür dikkat olmak
keep one's eyes skinned f. gözünü dört açmak
keep (one's) eyes skinned (for someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı uyanık/tetikte olmak
keep (one's) eyes skinned (for someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı gözünü dört açmak
keep (one's) eye skinned (for someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı gözünü dört açmak
keep (one's) eye skinned (for someone or something) f. (birine/bir şeye) bakar olmak
keep (one's) eyes skinned (for someone or something) f. (birine/bir şeye) bakar olmak
keep (one's) eye skinned (for someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı uyanık/tetikte olmak
thick-skinned s. perdesi yırtık
thick-skinned s. vurdumduymaz
thick-skinned s. vurdumduymaz kör ayvaz
thick-skinned s. duygusuz
thick-skinned s. kalın derili
thick-skinned s. kalın kabuklu
keep your eyes skinned expr. tetikte ol
keep your eyes skinned expr. gözünü dört aç
keep your eyes skinned expr. dikkatli ol
keep your eyes skinned expr. gözünü aç
Teknik
self-skinned high-density material i. kendinden kabuklu yüksek yoğunluklu malzeme
self-skinned s. kendinden kabuklu
Zooloji
saggy-skinned frog i. titikaka kurbağası
Botanik
red-skinned onion (allium haematochiton) i. kaliforniya'da yetişen koyu kırmızı kabuklu beyaz bir soğan
hard-skinned puffball i. yalancı trüf mantarı
hard-skinned puffball i. yalancı domalan mantarı
hard-skinned puffball i. scleroderma cinsine ait toprak altında yetişen kalın yüzeyli trüf benzeri mantar
Tarım
golden-skinned grape i. şarap yapımında kullanılan bir üzüm türü
Sosyal Bilimler
white-skinned people i. beyaz derili insanlar
Askeri
soft-skinned vehicle i. zırhsız araç
soft-skinned s. zırh takılmamış
soft-skinned s. zırhsız
soft-skinned s. zırhı olmayan
Sürüngenler
rough-skinned newt (taricha granulosa) i. sert derili semender