Strand - Türkçe İngilizce Sözlük

Strand

"Strand" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
strand i. tel
strand i. kenar
strand i. ipliğin bir teli
strand i. ip teli
strand i. kıyı
strand i. kumsal
strand i. ipin elyafından biri
strand i. boncuk dizisi
strand i. saç tutamı
strand i. kordon
strand i. halat kolu
strand i. yalı
strand i. iplik
strand i. halatın bir kolu
strand i. halat bükümü
strand i. saç teli
strand i. sahil
strand i. aşama
strand i. bölüm
strand i. kısım
strand i. parça
strand i. yabancı ülke
strand i. inci kolye
strand i. boncuk kolye
strand i. kol
strand f. bükmek (ip)
strand f. karaya oturtmak
strand f. başarısızlığa uğramak
strand f. zor durumda bırakmak
strand f. karaya oturmak
strand f. (su geri çekildiğinde) ardında bırakmak
strand f. kıyıya vurmak
strand f. geride kalmak
strand f. yüzeyde kalmak
strand f. karaya vurmak
strand f. (halat kolunu, ipliğini) koparmak
strand f. (kollardan, ipliklerden) halat yapmak
strand f. sahile vurmak
Medya
strand i. program serisi
strand i. yayın serisi
Teknik
strand i. bükülmemiş cam elyaf demeti
strand i. ipin elyafından her biri
strand i. kısmi iletken
strand yol (döküm)
Tekstil
strand i. iplik teli
strand i. kat
strand f. ilik dikişi atmak
strand f. ilik açmak
strand f. (düğme iliği çevresini) dikmek
strand f. (çok renkli örgüde) ip yürütmek
strand f. (örgü ipini) arkadan yürütmek
Otomotiv
strand i. tel
Denizcilik
strand f. karaya oturtmak
strand f. karaya oturmak
Gıda
strand i. tür
Biyoloji
strand i. zincir
Biyokimya
strand i. dizi
Eğitim
strand i. başlık
Dilbilim
strand f. (dil bilgisi ögesini) diğer ögelerden ayırmak
Eski Kullanım
strand i. uzak bölge
strand i. ırak bölge

"Strand" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 89 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
strand of thought/opinion i. fikir/düşünce ögesi
strand [dialect] [uk/scotland] i. oluk
strand [dialect] [uk/scotland] i. kanal
strand [dialect] [uk/scotland] i. suyolu
strand [obsolete] i. iskele
strand [obsolete] i. rıhtım
Öbek Fiiller
strand someone on something f. birini bir yerde mahsur bırakmak
strand (someone or something) on (something) f. (birini/bir şeyi bir yerde) mahsur bırakmak
strand (someone or something) on (something) f. (birinin/bir şeyin bir şeye) takılıp kalmasına neden olmak
strand someone on something f. birini bir yere terk etmek
strand someone on something f. birini bir şeye terk etmek
strand (someone or something) on (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) saplamak
strand on f. -de mahsur bırakmak
strand on f. -e saplamak
strand on f. '-de mahsur bırakmak
strand on f. -e takılıp kalmasına neden olmak
strand on f. '-e terk etmek
Teknik
single-strand slab caster i. tek yollu yassıkütük döküm makinesi
single-strand cold reversing mill i. tek ayaklı soğuk tersinir hadde
single-strand casting machine i. tek yollu döküm makinesi
strand casting i. sürekli döküm
eight strand continuous casting machine i. sekiz kanallı sürekli döküm makinesi
eight strand continuous casting machine i. sekiz yolluklu sürekli döküm makinesi
three strand hawser-laid i. üç kollu palamar
four strand shroud laid rope i. dört kollu bükülü germe halatı
multi-strand slit rolling i. çok ayaklı dilmeli haddeleme
six-strand billet caster i. altı yollu kütük döküm makinesi
six-strand casting machine i. altı yollu döküm makinesi
casting strand i. döküm kanalı
four-strand mills i. dört tezgahlı haddeler
four strand continuous casting machine i. dört yollu sürekli döküm makinesi
four-strand mills i. dört ayaklı haddeler
four strand continuous mill i. dört ayaklı sürekli hadde
strand billet caster i. yollu kütük döküm makinesi
multi-strand continuous casting machine i. çok kanallı sürekli döküm makinesi
strand mill i. yivli hadde
seven-strand mill train i. yedi ayaklı hadde dizisi
strand shell formation i. yol kabuğu oluşumu
strand shell i. yol kabuğu
strand shell thickness i. yol kabuğu kalınlığı
strand shell elongation i. yol kabuğu uzaması
strand pass i. lider öncesi geçi
strand pass i. lider öncesi paso
strand pass i. forlider (hadde)
chopped strand i. kesilmiş cam elyaf
oriented strand board i. yönlendirilmiş yonga levha
strand pelletizer i. iplik peletleştirici
strand insulation i. örgülü yalıtım
strand pelletiser i. iplik tanelendirici
Telekom
unilay strand i. sarmal tek damarlı iletken
Tekstil
chopped strand i. kırpılmış elyaf
three-strand polyamide i. üç kollu poliamid
four-strand shroud laid rope i. dört kollu bükülü germe halat
eight-strand plaited rope i. sekiz kollu örgülü halat
three-strand hawser i. üç kollu palamar
textile glass chopped strand i. tekstil cam ipliklerinden kesilerek elde edilen iplik tel
chopped strand and continuous filament mats i. kesikli elyaftan ve sürekli elyaftan yapılan keçeler
eight-strand s. sekiz kollu
Otomotiv
continuous strand mat i. sürekli demetli cam elyaf keçe
chopped strand mat i. kırpık cam elyaf keçesi
fiberglass chopped strand mat i. kırpık cam elyaf keçe
Trafik
prestressing strand i. öngerme halatı
Medikal
single-strand conformational polymorphism analysis i. tek sarmal doğrulama polimorfizmi analizi
Psikoloji
access strand i. erişim halatı
Eczacılık
mitomycin c induced dna strand breakage i. mitomisin c ile indüklenen dna zincir kırıkları
Biyoloji
antisense strand i. rehber dizi
sense strand i. yolcu dizi
nonsegmented negative-strand rna viruses i. bölümlere/segmentlere ayrılmamış negatif-iplikçikli rna virüsleri
dna strand breakage i. dna zincir kırıkları
dna strand i. dna zinciri
inter-strand s. dna zincirleri arası
Zooloji
strand wolf i. kahverengi sırtlan
strand wolf i. boz sırtlan
strand wolf (hyaena brunnea) i. kahverengi sırtlan
Botanik
vascular strand i. damarlı bitkilerin gövde ve yapraklarındaki iletim sistemi
Ormancılık
strand [dialect] i. (yüksekliği bir ila üç metre arasında değişen) odun yığını
Eğitim
content strand i. konu başlığı
Coğrafya
rosslare strand i. irlanda'da yerleşim yeri
strand [dialect] [uk/scotland] i. dere
strand [dialect] [uk/scotland] i. su akıntısı
strand [dialect] [uk/scotland] i. akım
strand [dialect] [uk/scotland] i. akıntı
strand line i. kıyıya vuran kalıntıların oluşturduğu çizgi hattı
strand [dialect] [uk/scotland] i. deniz
strand [dialect] [uk/scotland] i. akarsu
strand line i. kıyı çizgisi
Kuşbilim
strand birds i. yağmur kuşları
strand plover [uk] i. gümüş yağmurcun
Star Wars
strand-cast i. zincir tasarım