advocated - Türkçe İngilizce Sözlük

advocated

advocated — Definition

Anlamı ve Tanımı:
savunmak, savunucu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈædvəkeɪt/ – BrE /ˈædvəkeɪt/)
Terim Türü:
İsim: advocate (advocates); Fiil: advocate (advocates – advocated – advocating)
Bir görüşü aktif olarak desteklemeyi veya bu rolü üstlenen kişiyi ifade eden sözcüktür; bu nedenle advocate hem fiil hem isim olarak kamusal sorumluluk taşır. Latince advocare (“yardıma çağırmak”) kökü, modern kullanımda bilinçli temsil fikrine dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
champion, defend
Zıt Anlamlılar:
oppose, condemn

"advocated" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
advocate i. avukat
You are our advocate Tom.
Avukatımız sensin, Tom.

More Sentences
Genel
advocate i. savunucu
The European Parliament is an advocate of sustainable development.
Avrupa Parlamentosu sürdürülebilir kalkınmanın savunucusudur.

More Sentences
advocate f. savunmak
Amendment No 2 advocates coordination between Member States and Applicant States.
2 No.lu Değişiklik Üye Devletler ve Başvuru Sahibi Devletler arasında koordinasyonu savunmaktadır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
advocate i. avukat
You are our advocate Tom.
Avukatımız sensin, Tom.

More Sentences
Hukuk
advocate i. avukat
You are our advocate Tom.
Avukatımız sensin, Tom.

More Sentences
Siyasal
advocate i. savunucu
The European Parliament is an advocate of sustainable development.
Avrupa Parlamentosu sürdürülebilir kalkınmanın savunucusudur.

More Sentences
Genel
advocate i. yandaş
advocate i. taraftar
advocate f. müdafaa etmek
advocate f. korumak
advocate f. desteklemek
advocate f. avukatlığını yapmak
Hukuk
advocate i. dava vekili
advocate i. müdafi
advocate f. müdafaa etmek
Siyasal
advocate i. savunmasını yapan
advocate i. savunan kişi
advocate i. taraftar
advocate s. bir fikrin tarafını tutan

"advocated" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
devil's advocate i. tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse
advocate of war i. savaş destekçisi
devil's advocate i. şeytanın avukatı
vigorous advocate i. ateşli savunucu
advocate of free speech i. ifade özgürlüğü savunucusu
advocate justice f. adaleti savunmak
play the devil's advocate f. kendi görüşlerinin doğruluğunu ölçmek için karşıt görüşlerin savunmasını yapmak
İfadeler
devils advocate i. sırf zıtlaşmak için karşıt görüşü savunan kimse
devils advocate i. (roma katolik kilisesi'nde) görevi azizleştirme veya kutsallaştırmaya karşı çıkmak olan kilise yetkilisi
Deyim
devil's advocate i. şeytanın avukatı
a devil's advocate i. şeytanın avukatı
angel's advocate i. meleğin avukatı
angel's advocate i. olayın olumlu taraflarına bakıp savunan
a devil’s advocate i. şeytanın avukatı
the devil’s advocate i. şeytanın avukatı
a devil’s advocate i. insanların görüşlerini test etmek/insanları konuşturmak için aslında inandığı bir konunun tam tersini savunuyormuş gibi yapan kimse
the devil’s advocate i. insanların görüşlerini test etmek/insanları konuşturmak için aslında inandığı bir konunun tam tersini savunuyormuş gibi yapan kimse
the devil's advocate i. şeytanın avukatı
a devil's advocate i. şeytanın avukatı
a devil's advocate i. şeytanın avukatı
the devil's advocate i. şeytanın avukatı
play devil's advocate f. şeytanın avukatını oynamak
play the devil's advocate f. şeytanın avukatlığını yapmak
play devil's advocate f. şeytanın avukatlığını yapmak
be (the) devil's advocate f. kendi görüşlerinin doğruluğunu/gücünü ölçmek için karşıt görüşlerin savunmasını yapmak
be (the) devil's advocate f. şeytanın avukatı olmak
Ticaret/Ekonomi
tariff advocate i. tarife yanlısı
taxpayer advocate service i. mükellef avukatı servisi
employee advocate i. çalışan avukatı
employee advocate i. işçi avukatı
consumer advocate i. tüketici hakları savunucusu
Hukuk
judge advocate i. askeri mahkeme savcısı
judge advocate i. askeri hukuk müşaviri
judge advocate i. askeri yargıç
judge advocate general i. askeri başsavcı
advocate general of the council of state i. danıştay başsavcısı
advocate depute i. iskoç savcısı
lord advocate [scotland] i. cezai adaletin başında olan kraliyet başsavcısı
Siyasal
advocate general i. hukuk sözcüsü
lord advocate i. hanedan vekili
office of the advocate-general i. danıştay başsavcılığı
human rights advocate i. insan hakları savunucusu
advocate to f. savunmak
advocate to f. savunuculuk yapmak
Askeri
advocate of war i. harp destekçisi
judge advocate i. askeri savcı
judge advocate i. askeri hakim
staff judge advocate i. askeri adli müşavir
trial judge advocate i. askeri savcı
judge advocate i. askeri adli müşavir
judge advocate generalship i. askeri adalet başkanlığı
staff judge advocate i. askeri hakim
judge advocate general i. baş askeri adli müşavir
Argo
devil's advocate i. toplum tarafından tepki çeken tarafı kollayan kimse
Star Wars
office of the navy's barrister advocate i. donanma vekilinin ofisi