aisle - Türkçe İngilizce Sözlük

aisle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

aisle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
koridor, sıra arası geçit
Okunuş (IPA):
(AmE /aɪl/ – BrE /aɪl/)
Terim Türü:
İsim: aisle (aisles)
Uçak/tiyatro/kilise gibi yerlerde sıralar arasında kalan geçidi ifade eden sözcüktür. Latince ala (“kanat”) kökünden Fransızca üzerinden gelişerek mimari-mekânsal bir terim olmuştur

"aisle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
aisle i. koridor
Alice wanted an aisle seat as she was afraid of planes.
Alice uçaktan korktuğu için koridor tarafında bir koltuk istedi.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
aisle i. reyon (market)
Where's the aisle for vitamins?
Vitamin reyonu nerede?

More Sentences
Teknik
aisle i. koridor
Alice wanted an aisle seat as she was afraid of planes.
Alice uçaktan korktuğu için koridor tarafında bir koltuk istedi.

More Sentences
Otomotiv
aisle i. koridor
Alice wanted an aisle seat as she was afraid of planes.
Alice uçaktan korktuğu için koridor tarafında bir koltuk istedi.

More Sentences
Askeri
aisle i. koridor
Alice wanted an aisle seat as she was afraid of planes.
Alice uçaktan korktuğu için koridor tarafında bir koltuk istedi.

More Sentences
Genel
aisle i. ara yol
aisle i. bina kolu
aisle i. geçit
aisle i. geçenek
aisle i. sıralar arası yol
aisle N. sıra arası geçit
Teknik
aisle i. ara yol
aisle i. geçit
aisle i. koltuklar arası koridor
Denizcilik
aisle i. dar geçit
Askeri
aisle i. ara yol

"aisle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
aisle seat i. koridora bakan koltuk
aisle seat i. koridor koltuğu
back aisle i. arka koridor
aisle carpet i. koridor halısı
supermarket aisle i. süpermarket koridoru
Deyim
go down the aisle f. nikah masasına oturmak
walk down the aisle f. nikah masasına oturmak
go down the aisle f. evlenmek
walk down the aisle f. evlenmek
go down the aisle f. dünya evine girmek
walk down the aisle f. dünya evine girmek
cross the aisle f. bir parlamento üyesinin kendi partisinden istifa edip başka partiye geçmesi
cross the aisle f. politikacıların bir siyasi hedef veya amaç için muhalif parti veya üyeleriyle birleşmesi veya iş birliği yapması
lead (one) up the aisle f. biriyle evlenmek
cross the aisle [us/south africa] f. rakip partiye geçmek
cross the aisle [us/south africa] f. rakip partiyle işbirliği yapmak
cross the aisle [uk/canada/australia] f. rakip partiyle işbirliği yapmak
cross the aisle [uk/canada/australia] f. rakip partiye geçmek
go/walk down the aisle f. nikah masasına oturmak
go/walk down the aisle f. evlenmek
go/walk down the aisle f. dünya evine girmek
lead someone up the aisle f. biriyle evlenmek
lead someone up the aisle f. biriyle dünya evine girmek
work down the aisle f. düğün töreninde kilisenin koridorundan yürümek
work down the aisle f. evlenmek
work down the aisle f. dünya evine girmek
Teknik
main aisle i. ana ara yol
Mimarlık
chancel aisle i. kilisede rahip ve koronun olduğu çevrili alandan her iki yana doğru açılan koridor
transept aisle i. çapraz sahındaki koridor
cross aisle i. haç şeklindeki kilisenin yan kolları
cross aisle i. çapraz sahın
Havacılık
single-aisle jet i. tek koridorlu jet
twin-aisle airplane i. geniş gövdeli uçak
single-aisle aircraft i. dar gövdeli tek koridorlu yolcu uçağı
Psikoloji
cold aisle syndrome i. soğuk reyon sendromu
Askeri
transportation aisle i. ulaştırma ara yolu
fire aisle i. yangın ara yolu
cross aisle i. çapraz ara yol
main aisle i. ana koridor
Modern Argo
aisle of progress i. gelişim koridoru
aisle salmon i. koridorda/reyonda kalabalığın aktığı yönün tersine doğru gitmeye çalışan kimse
aisle rage i. market reyonları arasında müşteriler arasında çıkan tartışma/kavga
aisle rage f. alışveriş yaparken market koridorları arasında diğer müşterilerle kavga etmek/tartışmak