assimilates - Türkçe İngilizce Sözlük

assimilates

assimilates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
özümsemek, asimile etmek, uyumlamak
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈsɪməleɪt/ – BrE /əˈsɪməleɪt/)
Terim Türü:
Fiil: assimilate (assimilates – assimilated – assimilating)
Yeni bilgiyi/kültürü içine alıp kendi sistemine katmayı; bir topluluğun başka bir kültüre karışıp benzeşmesini ifade eden fiildir. Latince assimilare (“benzer kılmak”) kökünden gelmiştir ve sosyoloji ile bilişsel bilimde kritik bir terimdir.
Eş Anlamlılar:
absorb, integrate, incorporate
Zıt Anlamlılar:
resist, segregate, alienate

"assimilates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
assimilate f. özümsemek
Jace thinks it is hard to assimilate the material presented on paper.
Jace, kağıt üzerinde verilen bilgileri özümsemenin zor olduğunu düşünüyor.

More Sentences
Genel
assimilate f. benimsemek
It took some time for the immigrants to assimilate into the culture of their new country.
Göçmenlerin yeni ülkelerinin kültürünü benimsemeleri biraz zaman aldı.

More Sentences
assimilate f. asimile olmak
The Uyghurs do not want to assimilate.
Uygurlar asimile olmak istemiyor.

More Sentences
assimilate f. hazmetmek
assimilate f. asimile etmek
assimilate f. uydurmak
assimilate f. özümsenmek
assimilate f. benzetmek
assimilate f. benimsenmek
assimilate f. özümlemek
assimilate f. benzemek
assimilate f. kıyaslamak
assimilate f. uyumlamak
Teknik
assimilate f. özümlemek
assimilate f. sindirmek
Dilbilim
assimilate f. ses benzeşmesine uğramak

"assimilates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
assimilate to f. benzetmek
assimilate to f. uydurmak
assimilate into f. uydurmak
assimilate with f. özümsetmek
assimilate with f. özdeşleştirmek
assimilate with f. özdeş kılmak
assimilate into f. massetmek
assimilate into f. özdeşleştirmek
assimilate with f. uydurmak
assimilate with f. massetmek
assimilate into f. özdeş kılmak
assimilate into f. özümsetmek
assimilate with f. ile asimile etmek
Öbek Fiiller
assimilate (oneself/someone/something) into f. (kendini/birini/bir şeyi) ile asimile etmek
assimilate (oneself/someone/something) into f. (kendini/birini/bir şeyi) '-e kaynaştırmak
assimilate with some people f. birileriyle kaynaşmak
assimilate with some people f. birilerinin arasına/içine karışmak
assimilate with some people f. birilerinin arasına katılmak
assimilate with some people f. birileri arasında kabul görmek
assimilate someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeyle özdeş kılmak
assimilate someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeyle kaynaştırmak
assimilate with some people f. birileriyle asimile olmak
assimilate someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeyle özdeşleştirmek
assimilate (oneself/someone/something) into f. (kendini/birini/bir şeyi) ile özdeşleştirmek
assimilate with some people f. birileriyle özdeşleşmek
assimilate someone or something into something f. birini/bir şeyi bir şeyle asimile etmek
assimilate (oneself/someone/something) into f. (kendini/birini/bir şeyi) ile birleştirmek
assimilate (oneself/someone/something) into f. (kendini/birini/bir şeyi) '-in içine karıştırmak