| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | backfire i. | geri tepme | ||
|
I heard a car backfire. Bir araba geri tepmesi duydum. More Sentences |
||||
| Genel | backfire f. | geri tepmek | ||
|
This buck-passing game has backfired badly on Europe. Bu sorumluluktan kaçma oyunu Avrupa'da kötü bir şekilde geri tepti. More Sentences |
||||
| Genel | backfire f. | ters gitmek | ||
|
Hitler's plan to invade the Soviet Union fortunately backfired. Neyse ki Hitler'in Sovyetler Birliği'ni işgal etme planı ters gitti. More Sentences |
||||
| Genel | backfire f. | geri tepmek (motorun ateşi) | ||
|
I noticed there were people nearby when the car backfired. Araba geri teptiğinde, yakınımızda insanlar olduğunu fark ettim. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | backfire i. | geri tepme | ||
|
I heard a car backfire. Bir araba geri tepmesi duydum. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | backfire i. | geri tepme | ||
|
I heard a car backfire. Bir araba geri tepmesi duydum. More Sentences |
||||
| Otomotiv | backfire i. | geri tepme | ||
|
I heard a car backfire. Bir araba geri tepmesi duydum. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | backfire i. | geri tepme | ||
|
I heard a car backfire. Bir araba geri tepmesi duydum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | backfire f. | aleyhine dönmek | ||
| Genel | backfire f. | istenilenin aksi olmak | ||
| Genel | backfire f. | olumsuz sonuç vermek | ||
| Genel | backfire f. | istenmeyen sonuçlar vermek | ||
| Genel | backfire f. | yangının yönüne zıt yönde bir yangın başlatmak | ||
| Genel | backfire f. | bir orman yangınını söndürmek için ters yönden yeni bir yangın başlatmak | ||
| Genel | backfire f. | ters tepmek | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | backfire i. | yanmamış karışımın egzoz manifoldunda yanması | ||
| Otomotiv | backfire f. | erken ateşlemek | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | backfire i. | erken ateşleme | ||
| Çevre | ||||
| Çevre | backfire i. | bir orman yangınını söndürmek için ters yönden başlatılan ikinci bir yangın | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | backfire on f. | '-in aleyhine dönmek | ||
| Öbek Fiiller | backfire on someone f. | birine geri tepmek | ||
| Öbek Fiiller | backfire on f. | '-in elinde patlamak | ||
| Öbek Fiiller | backfire on someone f. | birinin aleyhine dönmek | ||
| Öbek Fiiller | backfire on someone f. | kendi kuyusunu kazmak | ||
| Öbek Fiiller | backfire on someone f. | birinin elinde patlamak | ||
| Öbek Fiiller | backfire on someone f. | kendi kazdığı kuyuya düşmek | ||
| Öbek Fiiller | backfire on f. | -e geri tepmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | backfire flame control i. | geri tepme alevinin kontrolü | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | anti-backfire valve i. | geri tepmeyi önleme valfi | ||
| Otomotiv | sustained backfire i. | tutulan ateş tepmesi | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | backfire trap i. | erken ateşleme kapağı | ||