batting - Türkçe İngilizce Sözlük

batting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

batting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vuruş, pamuk dolgu, beyzbol vuruşu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbætɪŋ/ – BrE /ˈbætɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: batting (battings)
Topa vurma eylemi veya yalıtım ve dolgu amacıyla kullanılan yumuşak tabaka. Bat kökünden türeyen adlandırma, darbe ve dolgu fikirlerini birleştirir. Spor ve tekstil alanlarında, bağlama göre teknik anlam kazanan terim olarak ele alınır

"batting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
batting i. vuruş
He has a high batting average.
Yüksek bir vuruş ortalaması var.

More Sentences
batting i. vurma
Which side is batting?
Hangi taraf vuruyor?

More Sentences
batting i. tabaka halinde pamuk
batting i. sopa ile vurma
batting zf. vurarak
batting N. beyzbol vuruşu
batting N. pamuk dolgu
Tekstil
batting i. dolgu elyafı

"batting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
batting order i. vur emri
without batting an eyelid zf. gözünü kırpmadan
Deyim
batting zero i. elde var sıfır
be (batting) on a sticky wicket f. geçmişte yapmış olduğu hatalar yüzünden zor durumda olmak
be batting a thousand f. çok başarılı olmak
be batting on a sticky wicket f. yaptığının bedelini ödemek
be batting on a sticky wicket f. yaptığının cezasını çekmek
be (batting) on a losing wicket [uk] f. kazanması/başarılı olması pek mümkün olmamak
be (batting) on a losing wicket [uk] f. hiç şansı olmamak
be (batting) on a losing wicket [uk] f. kazanma şansı olmayan bir durumda olmak
be (batting) on a losing wicket [uk] f. başarısız olacağı kesin bir şey yapmak
be batting a thousand f. (beysbolda) her vuruşu isabet ettirmek
be batting a thousand f. (beysbolda) her vuruşu isabetli olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. uygunsuz bir durumda olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. başı belada olmak
open the batting f. oturumu açmak
open the batting f. başlamak
open the batting f. açmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. zor bir durumda olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. başı dertte olmak
open the batting f. krikette ilk atışı yapmak için ilk iki vurucudan biri olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. tatsız bir durumda olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. sıkıntılı bir durumda olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. nahoş/rezil bir durumda olmak
be (batting) on a sticky wicket [uk] f. utanç verici bir durumda olmak
batting on a sticky wicket s. zor durumda
batting on a sticky wicket s. nahoş/rezil bir durumda
batting on a sticky wicket s. başı belada
batting on a sticky wicket s. tatsız bir durumda
batting on a sticky wicket s. güçlük içerisinde
batting on a sticky wicket s. başı dertte
batting on a sticky wicket s. sıkıntı içerisinde
without batting an eye expr. gözünü kırpmadan
without batting an eye expr. gözünü bile kırpmadan
without batting an eye expr. duraksamadan
without batting an eye expr. tereddüt etmeden
without batting an eyelid expr. duraksamadan
without batting an eyelid expr. tereddüt etmeden
without batting an eyelid expr. sektirmeden
without (even) batting an eyelash expr. tereddütsüz
without (even) batting an eyelash expr. duraksamadan
without (even) batting an eyelash expr. hiçbir duygusal tepki/belirti göstermeden
without (even) batting an eyelash expr. tereddüt (bile) etmeden
without (even) batting an eyelash expr. gözünü (bile) kırpmadan
without (even) batting an eye expr. tereddüt etmeden
without (even) batting an eye expr. gözünü (bile) kırpmadan
without (even) batting an eye expr. duraksamadan
Konuşma
he's the kind of psycho who can kill his own men without batting an eye expr. kendi adamını bile gözünü kırpmadan vurabilecek manyağın tekidir o
he's the kind of psycho who can kill his own men without batting an eye expr. kendi adamını bile gözünü kırpmadan vurabilecek manyağın teki o
Sanayi
batting machine i. ditme makinesi
batting machine i. pamuk, ipek, keten gibi tekstil ürünlerini döverek temizleyen makine
Teknik
batting tool i. tarama kalemi
cotton batting i. tabaka halinde pamuk
Tekstil
cotton batting i. tabaka halinde pamuk
Beysbol
batting cage i. (beyzbol) vuruş çalışması yapılan yer
batting zero i. vuruşu ıska geçe
batting coach i. vuruş koçu
batting order i. vuruş sırası
batting glove i. vurucu eldiveni
batting helmet i. vurucu kaskı
Argo
batting average i. başarılı olunan zamanlar ortalaması
be batting the beehive f. arı kovanına çomak sokmak
İngiliz Argosu
not batting on a full wicket i. değişik tip
not batting on a full wicket expr. tuhaf