belligerent - Türkçe İngilizce Sözlük

belligerent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

belligerent — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /bəˈlɪdʒərənt/ – BrE /bəˈlɪdʒərənt/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: belligerent (belligerents)
Çatışma çıkarmaya yatkın saldırgan tutumu niteleyen sözcüktür; uluslararası hukukta “belligerent” savaşan tarafı tanımlayan terim olarak da kullanılır. Latince belligerare (“savaş yürütmek”) kökünden gelir.
Eş Anlamlılar:
aggressive, hostile, combative
Zıt Anlamlılar:
cooperative, peaceable, friendly

"belligerent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
belligerent s. kavgacı
His belligerent mood got students scared.
Onun kavgacı ruh hali öğrencileri korkuttu.

More Sentences
Genel
belligerent i. savaşçı
Moreover, armed belligerents in Burundi continue to recruit, at times forcibly, child combatants.
Dahası Burundi'deki silahlı savaşçılar zaman zaman zorla da olsa çocuk savaşçıları silah altına almaya devam etmektedir.

More Sentences
belligerent s. savaşan
The belligerent countries made the crises worse.
Savaşan ülkeler krizleri daha da kötüleştirdi.

More Sentences
Siyasal
belligerent i. savaşçı
Moreover, armed belligerents in Burundi continue to recruit, at times forcibly, child combatants.
Dahası Burundi'deki silahlı savaşçılar zaman zaman zorla da olsa çocuk savaşçıları silah altına almaya devam etmektedir.

More Sentences
Askeri
belligerent i. kavgacı
His belligerent mood got students scared.
Onun kavgacı ruh hali öğrencileri korkuttu.

More Sentences
Genel
belligerent i. savaşan devlet
belligerent i. muharip
belligerent s. savaş durumundaki
belligerent s. dövüşçü
belligerent s. vuruşkan
belligerent s. münakaşacı
belligerent s. cenkçi
belligerent s. savaşa taraf olan
belligerent s. dövüşken
belligerent s. kızgın
belligerent s. savaşmakta
belligerent s. kavgaya hazır
belligerent s. savaş halinde
belligerent s. agresif
belligerent s. saldırgan
belligerent s. atarlı giderli
belligerent s. çatışmacı
belligerent N. (hukuk) savaşan taraf
Hukuk
belligerent i. hasım
belligerent i. muharib
belligerent s. muharip
Siyasal
belligerent s. muharip
belligerent s. savaşkan
Askeri
belligerent i. muharip devlet
belligerent s. harp eden

"belligerent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
belligerent power i. savaşan güç
belligerent rhetoric i. saldırgan söylem
non-belligerent s. doğrudan savaşta olmayan
Siyasal
belligerent act i. mütecaviz fiil