agresif - Türkçe İngilizce Sözlük

agresif

"agresif" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
agresif aggressive s.
The coach made an aggressive plan to win the game.
Teknik direktör maçı kazanmak için agresif bir plan hazırlamış.

More Sentences
Genel
agresif tyson i.
agresif highhanded s.
agresif confrontational s.
agresif belligerent s.
agresif high-handed s.
agresif salesy s.
agresif carnivorous s.
agresif thrustful [brit] s.
agresif in-your-face s.
agresif bare-knuckled s.
agresif biffo s.
agresif bristly s.
agresif feisty s.
agresif pugilistic s.
Konuşma Dili
agresif high-pressure s.
Deyim
agresif two-fisted s.
Sosyal Bilimler
agresif yobbish [uk] s.
Argo
agresif aggers s.
agresif arsy s.

"agresif" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
agresif davranış assertive behavior i.
agresif alıcı aggressive buyer i.
pasif-agresif şahsiyet bozukluğu passive-aggressive personality disorder i.
pasif-agresif kişiler passive-aggressive persons i.
agresif memleket delikanlısı imajı image of an aggressive fellow countryman i.
agresif hareketler aggressive behaviours i.
agresif davranışlar aggressive behaviours i.
bir fikir için yapılan agresif mücadele jihad i.
agresif ve huysuz genç bev i.
agresif ve huysuz genç bevan i.
agresif hareket biffo i.
agresif politika hardball i.
agresif ticaret hardball i.
agresif satıcı huxter i.
şehir içi trafik kurallarını hiçe sayan agresif bisikletli lycra lout i.
agresif kimse gunslinger i.
agresif münakaşa ruction i.
sert tarzı ve kavgacılığı ile bilinen agresif oyuncu (buz hokeyi) goon i.
agresif davranış drive i.
agresif polemikçi polemic i.
agresif kimse fire eater i.
agresif kimse fire-eater i.
agresif reklam flogging i.
agresif olmak be aggressive f.
agresif tavırlar sergilemek display aggressive behavior f.
(birisine veya kalabalığa) agresif bir şekilde hitap etmek harangue f.
agresif ve ısrarcı taktiklerle ikna etmeye çalışmak high-pressure f.
agresif ve ısrarcı taktiklerle (bir şeyi) satmaya çalışmak high-pressure f.
agresif bir şekilde satış yapmak huxter f.
(özellikle ticarette) agresif davranmak hustle f.
agresif davranmak roust f.
agresif olmayan unaggressive s.
agresif olmayan nonaggressive s.
güçlü ve agresif (kadın) amazonian s.
agresif olmayan unbelligerent s.
agresif olmayan uncombative s.
agresif ve hareketli bantam s.
agresif ve sınırları olmayan bare-knuckle s.
hiper-agresif hyperaggressive s.
aşırı agresif hyperaggressive s.
şiddetli ve agresif yöntemler içeren spiky s.
agresif bir halde belligerently zf.
agresif bir şekilde feistily zf.
çok agresif bir şekilde like gangbusters expr.
Öbek Fiiller
agresif konuşmak lip off f.
Konuşma Dili
(sporda) agresif oyuncu banger i.
kısa boylu ve agresif kimse banty i.
öfkeli kuş gibi sağa sola saldıran agresif kimse banty i.
kadınlara üstünlük taslayan ve agresif davranan erkek mcp (male chauvinist pig) i.
agresif davranış yobbism i.
beyaz minibüs süren agresif sürücü white-van man i.
agresif şekilde reklamını yapmak hype up f.
(sporda) agresif oynamak bang f.
agresif ve ısrarcı ikna taktikleri kullanan high-pressure s.
agresif bir şekilde tough zf.
Deyim
agresif satış yapmaya teşvik etmek için satış elemanına ödenen ekstra ücret push money i.
şirket satın almalarında agresif yatırımcılara karşı şirket sahipleri tarafından şirket yönetimini kaptırmamak için kullanılan bir savunma taktiği poison pill i.
incil öğretileri üzerinden agresif olarak din propagandası yapan hristiyan bible-basher i.
agresif olarak din propagandası yapan hristiyan bible-basher i.
(biriyle) agresif bir mücadeleye/oyuna girmek play hardball (with someone) f.
agresif davranmak lead with your chin [uk] f.
(biriyle) agresif bir mücadeleye/oyuna girmek play hardball (with one) f.
aşırı agresif bir şekilde like gangbusters zf.
Ticaret/Ekonomi
agresif satış hard sell i.
agresif pazarlama aggressive marketing i.
agresif satış taktikleri aggressive sales tactics i.
agresif muhasebe aggressive accountancy i.
Hukuk
agresif dilencilik aggressive panhandling i.
Siyasal
agresif vergi planlaması aggressive tax planning i.
agresif politikaları destekleme hawkishness i.
Otomotiv
agresif sürüş charge i.
agresif sürücü charger i.
Medikal
agresif tedavi aggressive management i.
uzun dönemli agresif tedavi long-term aggressive management i.
agresif seyirli tümör aggressive tumor i.
agresif cerrahi girişim aggressive surgery i.
agresif postmenopozal endometriyozis aggressive postmenopausal endometriosis i.
agresif sıvı resüsitasyonu aggressive fluid resuscitation i.
agresif davranışlı klinikopatolojik antite aggressive clinicopathologic entity i.
agresif ve yıkıcı romatoid artirit aggressive and destructive rheumatoid arthritis i.
agresif ve fatal seyirli olmak have aggressive nature and fatal course f.
klinik olarak agresif seyir gösteren clinically aggressive s.
Psikoloji
agresif kişilik somatotonia i.
agresif kişilik sergileyen birey somatotonic i.
agresif kişilik sergileyen somatotonic s.
pasif-agresif passive-aggressive s.
Diş Hekimliği
lokal agresif özellik local aggressiveness i.
agresif fibro-osseöz tümör aggressive fibro-osseous neoplasm i.
Kimya
agresif asit aggressive acid i.
Zooloji
çiftleşme mevsiminde agresif davranışlar gösteren yabantavşanı march hare i.
Sosyal Bilimler
gruptaki en seçkin, yetenekli veya agresif kimse alpha i.
Edebiyat
doctor who evrenindeki agresif, hareketli ve kesik kesik konuşan robot benzeri yaratıklar dalek i.
Tarih
(arma üzerinde ayı, boğa gibi hayvan) sinirli ve agresif incensant s.
Spor
(yarışta) öne geçmek için yapılan agresif hamle attack i.
(topa) hücum ederek agresif bir şekilde oynamak attack f.
Müzik
genellikle yüzleri boyalı olan dansçıların fiziksel temas olmaksızın birbirleriyle kavga eder gibi hızlı ve agresif figürler sergiledikleri bir dans krumping i.
erkeklerden oluşan müzik gruplarının yaptığı agresif rock müzik tarzı cock rock i.
Kuşbilim
küçük bir sorgucu, beyaz kuyruk ucu, parlak sarı gagası ve ayakları olan, ekinlere zarar veren, agresif ve koyu kahverengi bir güneydoğu asya kuşu mina i.
küçük bir sorgucu, beyaz kuyruk ucu, parlak sarı gagası ve ayakları olan, ekinlere zarar veren, agresif ve koyu kahverengi bir güneydoğu asya kuşu myna i.
küçük bir sorgucu, beyaz kuyruk ucu, parlak sarı gagası ve ayakları olan, ekinlere zarar veren, agresif ve koyu kahverengi bir güneydoğu asya kuşu acridotheres tristis i.
Argo
agresif satış politikası hardball i.
agresif tip badass i.
agresif tip ba (badass) i.
agresif genç erkek yob i.
agresif olmak be in your face f.
agresif, hırslı olmak have sharp elbows f.
agresif şekilde reklamı yapılmış hyped (up) s.
aşırı agresif in your face s.
(agresif bir tavırla) erkeksen gel buraya come at me bro expr.
İngiliz Argosu
(çok) agresif olarak din propagandası yapan kimse bible thumper i.
(çok) agresif olarak din propagandası yapan kimse bible basher i.
huysuz agresif tip hard-ass i.
huysuz agresif tip hard-nut i.
agresif tip mardarse i.
beyaz minibüs süren agresif sürücü white van man i.
Modern Argo
70'ler ve 80'lerden fazla agresif veya yumuşak olmayan rock müzikler çalan radyo kanalı adult album alternative i.
agresif pasör aggressive setter i.
agresif araç kullanma aggressive driving i.
agresif sürücü aggressive driver i.
agresif şoför aggressive driver i.
agresif sürüş aggressive driving i.
agresif bir şekilde kafayı çekme aggressive drinking i.
agresif şekilde flört etme aggressive flirting i.
agresif hip hop ritimleri ve rock müzik özellikleri taşıyan bir rap müzik türü acid rap i.
her şeyi agresif bir şekilde yiyip bitirme aggressive eating i.
agresif şekilde öpüşen kimse aggressive kisser i.
Star Wars
agresif keşif-170 yıldız savaşçısı (akg) aggressive reconnaissance-170 starfighter (arc) i.
agresif-sınıfı taarruz savaşçısı aggressor-class assault fighter i.
agresif keşif-170 yıldız savaşçısı aggressive reconnaissance-170 starfighter i.
agresif-sınıfı yıldız destroyeri aggressor-class star destroyer i.
agresif taarruz savaşçısı aggressor assault fighter i.
agresif-sınıfı aggressor-class i.