beslenen - Türkçe İngilizce Sözlük

beslenen

"beslenen" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
beslenen feeding s.
The first thing you should check is the spool of plastic that is feeding into your printer.
Kontrol etmeniz gereken ilk şey, yazıcınıza beslenen plastik makarasıdır.

More Sentences
beslenen fed s.
beslenen nourished s.
beslenen depascent s.

"beslenen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
evde beslenen hayvan pet i.
Genel
leşle beslenen hayvan scavenger i.
kızıl deniz ve hint okyanusu sularında yaşayan ve bitkiyle beslenen bir çeşit memeli hayvan dugong i.
ağaçta beslenen xyphophorus i.
ot ile beslenen memeli herbivora i.
meyve ile beslenen canlı fruitarian i.
güven (birine karşı beslenen) good faith i.
güney amerika'da yaşadığına inanılan kan ile beslenen bir yaratık chupacabra i.
büyük hayranlık beslenen kimse godhead i.
kuyruğunu suyun yüzünde tutarak sığ suda beslenen balık tailer i.
özenle bakılıp beslenen insan veya hayvan nurseling i.
özenle bakılıp beslenen insan veya hayvan nursling i.
kötülükle beslenen kimse maligner i.
beslenen kimse repaster i.
geçmiş ile ilişkili şeylere beslenen yoğun sevgi retrophilia i.
dostluk beslenen evcil hayvan companion i.
(ormanda beslenen) domuz yemi panage i.
(ormanda beslenen) domuz yemi pannage i.
evde beslenen kedi housecat i.
sadece meyve ile beslenen kimse fruitarian i.
aşırı şefkat beslenen hearted f.
böcekle beslenen entomophagous s.
köklerle beslenen radicivorous s.
yaprak üzerinde beslenen phyllophagous s.
tahtayla beslenen xylophagous s.
tahıl ile beslenen granivorous s.
kaşıkla beslenen spoon-fed s.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen saprophagous s.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen detritivorous s.
ağırlıklı olarak anne sütü ile beslenen predominantly breastfed s.
kötü beslenen badly-nourished s.
soğanla beslenen cepevorous [rare] s.
balla beslenen meliphagous [obsolete] s.
sütle beslenen milk s.
(bebek) biberonla beslenen bottle-fed s.
toprakla beslenen geophagous s.
otla beslenen grass-eating s.
otla beslenen grassy s.
sadece balıkla beslenen kimse ichthyophagist s.
yukardan beslenen overfeed s.
üstün nitelikleri için beslenen fancy s.
ekmek ile beslenen panivorous s.
kanla beslenen sanguivorous s.
kanla beslenen sanguinivorous s.
iyi beslenen corn-fed s.
bitki ile beslenen hayvan ile ilgili phytophagous s.
pesketaryen beslenen pescetarian s.
meyve ile beslenen fruitarian s.
çekirge ve balla beslenen off ed.
beslenen anlamına gelen ön ek phago- ök.
beslenen anlamına gelen ön ek phag- ök.
beslenen anlamına gelen son ek -vorous snk.
... ile beslenen anlamına gelen son ek -phagous snk.
Konuşma Dili
yeşil beslenen eater-of-greens i.
derin sevgi beslenen kimse honey bun i.
derin sevgi beslenen kimse honeybunch i.
derin sevgi beslenen kimse honeybun i.
Deyim
koyunda beslenen yılan a snake in (one's) bosom i.
koyunda beslenen yılan a serpent in (one's) bosom i.
(birine beslenen) sempati affinity for (someone or something) i.
Sanayi
doğal koşullarda beslenen free-range [uk] s.
Teknik
elektrik şebekesinden beslenen donanım electrical main supplied equipment i.
şebeke veya bataryalardan beslenen cihaz device supplied from the mains or from batteries i.
sürekli beslenen elektrot nonconsumable electrode i.
elektronik konvertörler ile beslenen alternatif akım motoru electronic convertor-fed alternating current motor i.
şebekeden beslenen çimen kırpma makinesi mains-operated lawnmower i.
elektronik değiştirici ile beslenen alternatif akım motoru electronic converter-fed alternating current motor i.
suyla beslenen tavana montajlı ışınım paneli ceiling mounted radiant panel supplied with water i.
suyla beslenen tavana montajlı ışınım paneli ceiling-mounted radiant panel supplied with water i.
elektrikle beslenen raylı sistemler electrical supply track systems i.
yalıtım trafolarıyla beslenen düşük gerilim projeksiyon lambası low-voltage projector lamp supplied via insulating transformers i.
bitki kökü ile beslenen rhizophagous s.
batarya ile çalışan / beslenen battery powered s.
yağmur suyuyla beslenen rainfed s.
batarya ile beslenen battery-powered s.
Elektrik
elektrikle beslenen raylı sistem electrical supply track system i.
Mekanik
hava ile beslenen (içten yanmalı motor) aspirated s.
Boyacılık
mango yaprağıyla beslenen ineklerin buharlaştırılmış idrarından elde edilen bir pigment indian yellow i.
Demiryolu
dolaylı konvertör ile beslenen alternatif akım motoru alternating current motor fed by an indirect convertor i.
kesici aracılığı ile beslenen doğru akım cer motoru chopper-fed direct current traction motor i.
Medikal
vakum veya basınç kaynağından beslenen aspirasyon donanımı suction equipment powered from vacuum or pressure source i.
tek başına anne sütüyle beslenen yenidoğan exclusively breast-fed newborn infant i.
mama ile beslenen bebekler formula-fed infants i.
anne sütü ile beslenen bebekler breastfed infants i.
vücut üzerinde bir sinir tarafından beslenen bir bölgenin anestezisi nerve block anaesthesia i.
ağır yaraların iyileşmesi için ölü dokuyla beslenen larvaların kullanılması larval therapy i.
hayvanlardan beslenen zoophilic s.
Psikoloji
tahta ile beslenen böceklere duyulan korku isopterophobia i.
Patoloji
kanser tedavisi araştırmaları için beslenen denek fare oncomouse [us] i.
Parazitbilim
konakçının canlı hücrelerini öldürerek ölü organik materyalle beslenen parazit organizma necrotroph i.
yaşam döngüsünün her evresinde diğer eklembacaklılarla beslenen büyük ve yaygın bir mayt familyası trombidiidae i.
trombidiidae familyasından olan, diğer eklembacaklılarla beslenen mayt trombidiid i.
yumuşak bitki parçalarıyla beslenen, sera ve bahçelere zarar veren bir örümcek akarı two-spotted spider mite (tetranychus urticae) i.
yumuşak bitki parçalarıyla beslenen, sera ve bahçelere zarar veren bir örümcek akarı two-spotted mite i.
yumuşak bitki parçalarıyla beslenen, sera ve bahçelere zarar veren bir örümcek akarı red spider mite i.
depolanmış tahıllarla beslenen tenebrionidae familyasına mensup siyah renkli çeşitli ekin kurdu larvalarına verilen ad meal worm i.
solucanlar üzerinden beslenen yaygın bir avrupa sülüğü horse-leech (haemopis gulo) i.
phytoptidae familyasına ait, bitkilerle beslenen çeşitli akarlara verilen ad gall mite i.
larvaları üzümlerin iç kısımları ile beslenen ufak bir pirinç biti grape curculio (craponius inæqualis) i.
larvası meyve ile beslenen küçük böcek pomace fly i.
kan ile beslenen hematophagous s.
kan ile beslenen haematophagous s.
Gıda
çiftlikte özel beslenen geyik eti için alınan kalite standardı cervena™ i.
Mutfak
dondurulmuş et olarak ihraç etmek üzere beslenen koyun freezer [australia] i.
Biyoloji
üstün beslenen hypertroph i.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlılar detritivores i.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlılar detritus feeders i.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlılar saprophages i.
bol nişastalı beslenen hayvanların, bağırsak bakterilerin ürettiği vitaminlerle zenginleşmiş dışkı sindirimiyle vitamin kaybını telafi etmesi refection i.
fotosentetik pigment içermeyen ve organik maddeyle beslenen kamçılı protozoan zooflagellate i.
sütle beslenen galactophagist i.
mantar ve türleriyle beslenen hayvan mycophagist i.
mantar ve türleriyle beslenen organizma mycophagist i.
… ile beslenen hayvan feeder i.
… şeklinde beslenen hayvan feeder i.
ölü organik maddelerle beslenen canlı saprophytic organism i.
ölü veya bozulmakta olan organik materyalle beslenen canlı saprobiont i.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen canlı saprophagan i.
yalancı ayaklar oluşturarak hareket edip beslenen tek hücreli sarcodine i.
ölü veya bozulmakta olan organik materyalle beslenen canlı saprob i.
bitkiyle beslenen çeşitli hayvan gruplarına verilen ad phytophaga i.
atık ve leş gibi genel sağlığa zararlı maddelerle beslenen canlı scavenger i.
istiridye ile beslenen canlı ostreophagist i.
düşük beslenen hypotrophic s.
yapraklarla beslenen phyllophagous s.
arılarla beslenen apivorous s.
yaprak bitleriyle beslenen aphidophagous s.
yaprak bitleriyle beslenen aphidivorous s.
at eti ile beslenen equivorous s.
kurbağa ile beslenen batrachophagous s.
yünle beslenen mallophagous s.
besin tüketmeden beslenen holophytic s.
tek tip bitki veya hayvan ile beslenen (böcek) monophagous s.
tek tip gıda ile beslenen monophagous s.
sütle beslenen galactophagous s.
hint cevizi ile beslenen myristicivorous s.
çok sayıda organik maddeden beslenen polytrophic s.
ölü organik maddelerle beslenen (canlı) saprozoic s.
yalancı ayaklar oluşturarak hareket edip beslenen tek hücrelileri içeren sarcodina şubesine ait sarcodinian s.
yalancı ayaklar oluşturarak hareket edip beslenen tek hücrelileri içeren sarcodina şubesi ile ilişkili sarcodinian s.
ölü veya bozulmakta olan organik materyalle beslenen saprobic s.
ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen saprophagan s.
dışkı ile beslenen scatophagous s.
tohum ile beslenen seminivorous s.
çekirdek ile beslenen seminivorous s.
yalnızca inorganik maddelerle beslenen (bakteri) prototrophic s.
kan emerek beslenen suctorial s.
bitki sularını emerek beslenen suctorial s.
dışkı ile beslenen stercoral s.
mantarla beslenen fungivorous s.