bombarding - Türkçe İngilizce Sözlük

bombarding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bombarding — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bombalamak, yoğun saldırıya tutmak
Okunuş (IPA):
(AmE /bɑːmˈbɑːrd/ – BrE /bɒmˈbɑːd/)
Terim Türü:
Fiil: bombard (bombards – bombarded – bombarding)
Aralıksız ve yoğun saldırı uygulama eylemi. Fransızca bombarder kökünden gelen fiil, patlayıcılarla hedef alma anlamını kazanmıştır. Askerî ve mecazî bağlamlarda, sürekli baskı kurmayı anlatan fiil olarak değerlendirilir
Eş Anlamlılar:
shell
Zıt Anlamlılar:
defend

"bombarding" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bombard f. bombardıman etmek
The teacher began to bombard me with questions.
Öğretmen beni sorularla bombardıman etmeye başladı.

More Sentences
Genel
bombard f. bombalamak
The church was bombarded in the war.
Kilise savaşta bombalandı.

More Sentences
bombard f. (soru vb.) yağmuruna tutmak
The department was bombarded with documents.
Departman belge yağmuruna tutuldu.

More Sentences
bombard i. taştan top atışı için kullanılan eski bir tür havan
bombard i. on sekizinci yüzyılda ingiltere'de kullanılan deri bir maşrapa
bombard f. üzerine varmak
bombard f. dövmek
bombard f. sıkıştırmak
bombard f. topa tutmak
bombard f. gülle yağdırmak
bombard f. ardı ardına vurmak
bombard f. yoğun saldırıya tutmak
Denizcilik
bombard i. bumbarta
Fizik
bombard f. (atomu) radyasyona tutmak
Askeri
bombard f. bombardıman yapmak
bombard f. topa tutmak
bombard f. yaylım ateşine vermek
Müzik
bombard i. büyük bir nefesli çalgı
bombard i. bombardon

"bombarding" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bombard [obsolete] i. deri sürahi
bombard phrase i. yuvarlak konuşma
bombard [obsolete] i. deri şişe
bombard someone with questions f. soru bombardımanına tutmak
bombard someone with questions f. soru yağmuruna tutmak
bombard someone with questions f. soru yağmuruna tutmak
bombard someone with questions f. soru bombardımanına tutmak
Öbek Fiiller
bombard (one) with (something) f. (birini bir şey) bombardımanına tutmak
bombard someone or something with something f. birine/bir şeye bir şey yağdırmak
bombard someone or something with something f. birini/bir şeyi bir şey yağmuruna tutmak
bombard someone or something with something f. birini/bir şeyi bir şey bombardımanına tutmak
bombard (one) with (something) f. (birini bir şey) yağmuruna tutmak
bombard (one) with (something) f. (birine bir şey) yağdırmak
bombard (one) with (something) f. (birini bir şey) bombardımanı altında bırakmak
bombard with f. yağdırmak
bombard with f. yağmuruna tutmak
bombard (one) with (something) f. (birine) mermi, soru yağdırmak
bombard with f. bombardımanına tutmak
bombard (one) with (something) f. (birini bir şey) ateşine tutmak
bombard (one) with (something) f. (birini bir şeyle) bombalamak
Deyim
bombard with questions f. soru bombardımanına tutmak
bombard with questions f. sorular yağdırmak
bombard with questions f. soru yağmuruna tutmak
bombard (one) with questions f. (birini) soru bombardımanına tutmak
bombard (one) with questions f. (birini) soru yağmuruna tutmak
bombard (one) with questions f. (birine) sorular yağdırmak
Edebiyat
bombard [rare] i. bombardıman