boo - Türkçe İngilizce Sözlük

boo

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

boo — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yuh, yuhlamak
Okunuş (IPA):
(AmE /buː/ – BrE /buː/)
Terim Türü:
Ünlem/Fiil: boo (boos – booed – booing)
Beğenmeme veya protesto tepkisini anlatan ünlemdir; fiil olarak yuhlamayı ifade etmektedir. Tamamen ses taklidi bir ünlemden fiile dönüşmüştür

"boo" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
boo f. yuhalamak
Some Democrats jeered and some booed at the speaker.
Bazı Demokratlar konuşmacıyla alay etti, bazıları da yuhaladı.

More Sentences
boo f. ıslıklamak
Genel
boo ünl. yuh
Boo! This sounds nasty!
Yuh! Kulağa kötü geliyor!

More Sentences
boo i. yuhalama
boo i. ıslıklama
boo f. yuha çekmek
boo f. yuh çekmek
boo f. yuhlamak
boo ünl. yuha
boo ünl. (özellikle çocukları) şaşırtmak için kullanılan bir ünlem
boo ünl. böh
boo ünl. (karıncayı bile) incitmek
boo expr. sevgilim
boo expr. aşkım
Konuşma Dili
boo i. herhangi bir kelime
boo i. herhangi bir ses
boo i.
Argo
boo i. aftos
boo i. manit
boo i. manita
boo i. sevgili
boo i. marihuana
boo i. ot

"boo" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 125 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
boo boo i. hata
boo boo i. aptalca hata
boo-boo i. aptalca hata
peek-a-boo i. bir çocuk oyunu
boo-boo i. büyük hata
boo-boo i. gaf
peek-a-boo i. ce-ee
boo boo i. aptalca hata
boo-word i. nedensiz korku yaratan kelime
make a boo boo f. aptalca bir hata yapmak
make a boo boo f. çok büyük bir hata yapmak
make a boo boo f. utanılacak bir hata yapmak
peek–a–boo s. kısmen gösteren
peek–a–boo s. (kıyafet) pencereli
peek–a–boo s. delikli
peek–a–boo s. istenen belgenin kart deliğinden yansıyan ışık ile tanımlandığı (belge kurtarma sistemi)
peek–a–boo s. bir kısmını sergileyen
peek–a–boo s. halka oyalı
boo! ünl. yuh
Konuşma Dili
boo hoo i. ağlama efekti (işim gücüm yok buna mı üzüleceğim anlamında)
boo-boo i. ezik
boo-boo i. ufak yara
boo-boo i. yara
boo-boo i. kesik
boo-boo i. sıyrık
boo-boo i. çok küçük yaralanma
have ouchie boo boo (infant) f. uf olmak
tickety-boo [brit] s. tıkır tıkır
tickety-boo [brit] s. sorunsuz
na-na na-na boo-boo expr. çocukların kovalamaca oynarken söyledikleri ezgi
na-na na-na boo-boo expr. (yakalayamazsın ki!) na-na na-na na na
boo boo expr. uf (çocuk dilinde)
he/she wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al lokmasını
he/she wouldn't say boo to a goose expr. karıncayı incitmez
he/she wouldn't say boo to a goose expr. ensesine vur lokmasını al
he/she wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al ekmeğini
he/she wouldn't say boo to a goose expr. ağzına vur lokmasını al
Deyim
boo someone off f. birini sahneden inene kadar yuhalamak
boo someone off the stage f. birini sahneden inene kadar yuhalamak
not say boo f. hiç konuşmamak
not say boo f. bir kelime bile etmemek
not say boo f. bir şey söylememek
boo someone off f. birini yuhalayarak sahneden indirmek
boo someone off the stage f. birini yuhalayarak sahneden indirmek
not say boo (to anyone) [us] f. tek kelime etmemek
not say boo (to anyone) [us] f. sessiz kalmak
not say boo (to anyone) [us] f. sıkılgan olmak
not say boo (to anyone) [us] f. ağzı sıkı olmak
not say boo (to anyone) [us] f. utangaç olmak
not say boo (to anyone) [us] f. kimseye bir şey söylememek
not say boo (to anyone) [us] f. ağzını bıçak açmamak
not say boo (to anyone) [us] f. çekingen olmak
not say boo (to anyone) [us] f. pısırık olmak
not say boo (to anyone) [us] f. ürkek olmak
boo off the stage f. sahneden inene/indirene kadar yuhalamak
boo off f. (sahneden) inene/indirene kadar yuhalamak
boo (one) off (the) stage f. (birini) yuhalayarak sahneden indirmek
boo off the stage f. yuhalayarak sahneden indirmek
boo off f. yuhalayarak (sahneden) indirmek
boo (one) off (the) stage f. (birini) sahneden inene/indirene kadar yuhalamak
make a boo-boo f. önemsiz bir hata yapmak
make a boo-boo f. ufak/saçma bir hata yapmak
make a boo-boo f. aptalca bir hata yapmak
make a boo-boo f. utanılacak bir hata yapmak
not say boo to a goose [uk] f. ensesine vur lokmasını al (biri olmak)
not say boo to a goose [uk] f. vur ensesine al lokmasını (biri olmak)
not say boo to a fly [australia] f. kimsenin tavuğuna kışt dememek
not say boo to a goose [uk] f. yumuşak huylu olmak
not say boo to a fly [australia] f. utangaç/çekingen olmak
not say boo to a goose [uk] f. vur ensesine al ekmeğini (biri olmak)
not say boo to a fly [australia] f. ensesine vur lokmasını al (biri olmak)
not say boo to a fly [australia] f. vur ensesine al lokmasını (biri olmak)
not say boo to a fly [australia] f. vur ensesine al ekmeğini (biri olmak)
not say boo to a goose [uk] f. utangaç/çekingen olmak
not say boo to a goose [uk] f. kimsenin tavuğuna kışt dememek
not say boo to a fly [australia] f. yumuşak huylu olmak
say boo f. bir şey dememek
say boo f. hiçbir şey söylememek
can't say boo to a goose s. tavuğa kışt bile diyemez
can't say boo to a goose s. utangaç
can't say boo to a goose s. korkak
he wouldn't say boo to a goose expr. karıncayı incitmez
he wouldn't say boo to a goose expr. ağzına vur lokmasını al
he can't say boo to a goose expr. ağzına vur lokmasını al
can't say boo to a goose expr. çekingen
wouldn't say boo to a fly expr. ensesine vur lokmasını al
wouldn't say boo expr. ensesine vur lokmasını al
he can't say boo to a goose expr. ensesine vur lokmasını al
he wouldn't say boo to a goose expr. ensesine vur lokmasını al
wouldn't say boo to a goose expr. ensesine vur lokmasını al
he wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al ekmeğini
he wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al lokmasını
wouldn't say boo expr. vur ensesine al ekmeğini
wouldn't say boo to a fly expr. vur ensesine al lokmasını
wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al lokmasını
wouldn't say boo expr. vur ensesine al lokmasını
he can't say boo to a goose expr. vur ensesine al lokmasını
he can't say boo to a goose expr. vur ensesine al ekmeğini
wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al ekmeğini
wouldn't say boo to a fly expr. vur ensesine al ekmeğini
Konuşma
he can't say boo to a goose expr. ağzına vur lokmasını al
wouldn't say boo expr. ağzına vur lokmasını al
wouldn't say boo to a fly expr. ağzına vur lokmasını al
wouldn't say boo expr. kimsenin tavuğuna kışt demez
wouldn't say boo to a goose expr. kimsenin tavuğuna kışt demez
wouldn't say boo to a fly expr. kimsenin tavuğuna kışt demez
wouldn't say boo to a goose expr. ağzına vur lokmasını al
Siyasal
yah-boo politics i. herkesin muhalifini küçümsediği ve söylediği hiçbir şeyi ciddiye almadığı çekişmeli siyaset
Felsefe
boo-hurrah theory i. duygusalcılık
Argo
boo (rap slang) i. sevgili
boo-bird i. yuhalamaya meyilli kimse
boo bird i. yuhalamaya meyilli kimse
boo bird i. yuhalamaya meyilli kimse
boo-bird i. yuhalamaya meyilli kimse
boo bird i. yuhalayan kimse
boo-bird i. yuhalayıcı kimse
boo bird i. yuhalayıcı kimse
boo-bird i. yuhalayan kimse
boo–yah ünl. oley
boo–yah ünl. yaşasın
boo–yah ünl. hurra
boo-fucking-hoo expr. çok da umurumdaydı
my boo expr. (erkek veya kız) arkadaşım
İngiliz Argosu
tickety-boo i. sorunsuz
tickety-boo expr. tıkır tıkır