borne - Türkçe İngilizce Sözlük

borne

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

borne — Definition

Anlamı ve Tanımı:
taşınmış, katlanılmış
Okunuş (IPA):
(AmE /bɔːrn/ – BrE /bɔːn/)
Terim Türü:
Fiil: bear (bears – bore/borne – bearing)
Bear fiilinin geçmiş ortaç biçimi. Eski İngilizce beran kökünden gelen yapı, taşıma ve üstlenme anlamını sürdürür. Teknik ve dilbilgisel bağlamlarda, aktarılmış yük veya sorumluluğu belirtmek için kullanılır
Eş Anlamlılar:
carried
Zıt Anlamlılar:
shed

"borne" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
borne s. taşınmış
Sweet scents are borne on soft breezes.
Tatlı kokular yumuşak esintilerle taşınır.

More Sentences
borne s. doğmuş
borne s. götürülmüş
borne s. dayanılan
borne s. tahammül edilen
borne s. dayanılmış
borne s. tahammül edilmiş
borne s. katlanılmış
Irregular Verb
borne f. bear - borne
Mobilya
borne i. yuvarlak bir tür kanepe

"borne" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 91 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
blood-borne disease i. kan yoluyla geçen hastalık
blood-borne disease i. kan yoluyla bulaşan hastalık
food borne s. gıda kaynaklı
food borne s. gıdadan bulaşan
food borne s. besin kaynaklı
e-mail-borne s. e-mail yollu
mosquito-borne s. sivrisinek tarafından taşınan
wind-borne s. rüzgarla taşınan
borne out s. doğruluğu kanıtlanmış
borne out s. teyit edilmiş
borne out s. haklılığı kanıtlanmış
river-borne s. nehir ile taşınan
river-borne s. nehir kaynaklı
caravan-borne s. kervanla taşınan
wind-borne s. rüzgarla taşınan
Deyim
be borne in upon f. bir şeyin bilincine varmak
be borne in upon f. kafasına dank etmek
be borne in on f. (gerçek) fark edilmek
Ticaret/Ekonomi
water borne clause i. su üstünde taşıma klozu
air-borne s. uçakla taşınan
sea-borne s. deniz yolu ile taşınan
sea-borne s. denizyolu ile taşınan
Teknik
wind-borne sand deposit i. rüzgarla taşınmış kum deposu
water-borne epidemics i. sudan geçen salgın hastalık
water-borne disease i. sudan geçen hastalık
solvent-borne adhesive i. çözücülü yapıştırıcı
solvent-borne and solvent-free adhesive i. çözücülü ve çözücüsüz yapıştırıcılar
water-borne adhesive i. su esaslı yapıştırıcı
fluid-borne i. sıvıların taşıdığı
air borne s. hava ile taşınan
air borne s. havadan geçen
water-borne s. su üzerinde yüzen
water-borne s. suda yüzen
water-borne s. su yolu ile taşınan
sea-borne s. denizden gönderilen
sea-borne s. denizden taşınan
fluid-borne s. sıvı kaynaklı
fluid-borne s. sıvılarla taşınan
structure-borne s. yapı esaslı/kaynaklı
fluid-borne s. akışkan esaslı/kaynaklı
Telekom
mains-borne disturbance i. şehir şebekesinden gelen bozulma
Havacılık
jet borne flight i. dik jet tepkili uçuş
carrier borne aircraft i. uçak gemisinden kalkan uçak
Denizcilik
sea-borne s. denizyolu ile taşınan
Medikal
mechanical vector borne infection i. mekanik vektörle bulaşan infeksiyon
tick borne encephalitis i. keneyle geçen ensefalit
biological vector borne infection i. biyolojik vektörle bulaşan infeksiyon
vector borne infection i. vektör aracılı infeksiyon
air-borne disease i. hava yoluyla bulaşan hastalık
air-borne disease i. hava yoluyla geçen hastalık
biological vector-borne infection i. biyolojik vektörle bulaşan infeksiyon
vector-borne infection i. vektör aracılı infeksiyon
mechanical vector-borne infection i. mekanik vektörle bulaşan infeksiyon
tick-borne encephalitis i. keneyle geçen ensefalit
water-borne use i. ortam suyuna katarak uygulama
biological vector-borne infection i. biyolojik vektörle bulaşan enfeksiyon
excrement-borne disease i. dışkı yoluyla bulaşan hastalık
blood-borne infection i. kan yoluyla bulaşan enfeksiyon
blood-borne disease i. kanla bulaşan hastalık
blood-borne disease i. kan yoluyla bulaşan hastalık
animal-borne disease i. hayvanlar yoluyla bulaşan hastalık
animal-borne disease i. hayvanlardan bulaşan hastalık
vector-borne transmission i. bulaşıcı ajanın vektörle dolaylı olarak bulaşması
vehicle-borne transmission i. taşıyıcı veya fomitin insan vücuduna temasıyla meydana gelen dolaylı bulaşma
blood-borne s. kanla taşınan
Patoloji
central european tick-borne encephalitis i. keneyle taşınan orta avrupa ensefaliti
mosquito-borne viral encephalitis i. sivrisinekle taşınan ensefalitler
arthropod-borne viral encephalitis i. artropodlarla taşınan viral ensefalit
far eastern tick-borne encephalitis i. keneyle taşınan uzak doğu ensefalit
tick-borne viral encephalitis i. keneyle taşınan viral ensefalitler
tick-borne typhus i. riketsiyal bakterilerin neden olduğu ve kenelerle taşınan hastalık
tick-borne s. keneler tarafından ısırması sonucu bulaşan
Gıda
food borne s. gıda kaynaklı
Tarım
soil borne disease i. toprak kaynaklı hastalık
soil borne s. toprak menşeli
soil borne s. toprak kaynaklı
soil borne s. toprak kökenli
seed-borne s. tohumla taşınan
seed-borne s. tohumdan kaynaklanan
seed-borne s. tohum kaynaklı
Çevre
air-borne noise i. hava ile taşınan gürültü
water-borne pathogenic organisms i. su kaynaklı patojen organizmaları
Jeoloji
wind-borne i. yel taşıması
wind-borne s. rüzgar taşıması
Askeri
pilots of carrier-borne fighters i. uçak gemisinde taşınan avcı uçağı pilotları
glider borne mission i. planörle indirme görevi
helicopter borne operation i. helikopter destekli harekat
helicopter borne assault i. helikopter indirme taarruzu
flight borne s. uçuş halinde
flight borne s. uçuşta
Eski Kullanım
shard-borne s. pulsu kın kanatlarla doğmuş