| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | carried s. | taşınmış | ||
|
Many of these things are usually carried forward by the Commission. Bunların çoğu genellikle Komisyon tarafından ileriye taşınır. More Sentences |
||||
| Genel | carried s. | taşınan | ||
|
Ribosomes are the sites at which information carried in the genetic code is converted into protein molecules. Ribozomlar, genetik kodda taşınan bilgilerin protein moleküllerine dönüştürüldüğü yerlerdir. More Sentences |
||||
| Genel | carried ünl. | (yapılan bir oylama sonucunda) kabul edildi/edilmiştir! | ||
|
The motion was carried by a show of hands. Önerge el kaldırılarak kabul edildi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | carried s. | taşınmış | ||
|
Many of these things are usually carried forward by the Commission. Bunların çoğu genellikle Komisyon tarafından ileriye taşınır. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | carried s. | nakledilmiş | ||