built - Türkçe İngilizce Sözlük

built

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

built — Definition

Anlamı ve Tanımı:
inşa edilmiş, yapılı
Okunuş (IPA):
(AmE /bɪlt/ – BrE /bɪlt/)
Terim Türü:
Sıfat/Fiil biçimi: built
“Build” fiilinin geçmiş/ortaç biçimidir; “well-built” gibi kalıplarda “yapılı, iri” anlamını da taşır. Fiil çekimi Germen güçlü fiil geleneğinin tipik örneklerindendir (build–built)>

"built" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
built s. yapılı
While measuring sustainability in the built environment, it tries to approach the ideal situation with various solutions.
Yapılı çevrede sürdürülebilirliği ölçerken çeşitli çözümlerle ideal duruma yaklaşmaya çalışır.

More Sentences
Teknik
built s. inşa edilmiş
The Erika was built at a Japanese shipyard and is single-hulled.
Erika bir Japon tersanesinde inşa edilmiştir ve tek gövdelidir.

More Sentences
built s. kurulmuş
Capitalism is a system built on inequality and oppression.
Kapitalizm eşitsizlik ve baskı üzerine kurulu bir sistemdir.

More Sentences
İnşaat
built s. inşa edilmiş
The Erika was built at a Japanese shipyard and is single-hulled.
Erika bir Japon tersanesinde inşa edilmiştir ve tek gövdelidir.

More Sentences
built s. kurulmuş
Capitalism is a system built on inequality and oppression.
Kapitalizm eşitsizlik ve baskı üzerine kurulu bir sistemdir.

More Sentences
Denizcilik
built s. (belirli bir şeyden) yapılmış
It was built by the Byzantine emperor Zeno.
Bizans imparatoru Zeno tarafından yaptırılmıştır.

More Sentences
Genel
built i. şekil
built i. yapı
built s. kaslı
built s. cüsseli
built s. iri yarı
built s. sistematik olarak birleştirilmiş parçalardan oluşan
built s. katman katman
built s. (insan) çok güzel
built s. (insan) çok çekici
Irregular Verb
built f. build - built
Konuşma Dili
built s. dolgun ve seksi vücutlu
Teknik
built s. çatılmış
İnşaat
built s. çatılmış
Havacılık
built f. monte etmek
built f. parçaları bir araya getirmek
Kimya
built s. (deterjan) güçlendirilmiş
built s. (deterjan) takviyeli
Argo
built s. koca memeli

"built" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
built-in s. gömme
built-in s. ankastre
Genel
built soap powder i. sabun tozu yapma
slightly built person i. ince yapılı
built in function i. hazır fonksiyon
bicycle built for two i. iki kişilik bisiklet
custom-built i. yerinde imal
built-up area i. yerleşim alanı
built-in wardrobe i. gömme dolap
built-in furniture i. gömme mobilya
built-in cupboard i. gömme dolap
built-in product i. ankastre ürün
custom-built i. ısmarlama
built-up area i. yapılaşmış alan
built-in system i. gömülü sistem
built-in oven i. ankastre fırın
built-up area i. meskun yer
purpose built vehicle i. özel üretim araç
purpose built vehicle i. özel bir amaç için üretilmiş araç
built-in bed i. ranza
fence (usually built of shrubs) i. siyeç
built environment i. inşa edilmiş çevre
built environment i. insan ürünü çevre
well-built body i. kaslı/yapılı vücut
built-in kitchen i. mutfak nişi
year of built i. yapım yılı
year of built i. inşa yılı
bicycle-built-for-two i. iki kişilik bisiklet
built [obsolete] i. yapı biçimi
be built f. kurulmak
built-up f. kuvvetlendirmek
built-up f. artırmak
built-up f. kurmak
be built on a strong foundation f. sağlam temeller üzerine kurulmak
be built into f. içine inşa edilmek
be built into f. entegre edilmek
be built into f. içine ilave edilmek
be built into f. içine eklenmek
have the house built f. evi inşa ettirmek
have the house built f. evi yaptırmak
get the house built f. evi yaptırmak
get the house built f. evi inşa ettirmek
be built on a foundation f. bir temele dayanmak
built in s. içinde var olan
strongly built s. aslan gibi
built in s. yerleşik
jerry-built s. derme çatma
built-up s. mamur
built-up s. yapılanmış
built-up s. birkaç parçadan oluşan
built-in s. yerli
jerry-built s. kötü malzemeyle yapılmış
built-up s. birçok parçadan oluşan
in-built s. monte edilmiş
built-up s. bayındır
built-up s. çatma
in-built s. içinde var olan
in-built s. bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan
built-up s. birleşik
built-up s. binalarla dolu
jerry-built s. çürük
tall and well-built s. dalyan gibi
well-built s. yapılı
well-built s. kaslı
well-built s. boyu bosu yerinde
jerry-built s. kalitesiz
jerry-built s. niteliksiz
jerry-built s. düşük nitelikte
newly-built s. yeni yapılmış
newly-built s. yeni inşa edilmiş
heavily-built s. kocaman
heavily-built s. iri yarı
built on sand s. temelsiz
built on sand s. zayıf temeller üzerine kurulmuş
custom built s. sipariş üzerine yapılmış
custom built s. isteğe göre yapılmış
medium built s. orta boyutta
human-built s. insan inşası
strongly built s. iri yapılı
medium built s. orta yapılı
air-built s. havada duran
air-built s. havada asılı duran
built-up s. baş tacı edilen
built-up s. büyütülmüş
-built s. kurulmuş anlamı veren kombinasyon
built-up s. yere göğe sığdırılamayan
built-in s. doğasında olan
built-in s. normalde ekstra olan dahili bir özelliğe ait
-built s. yapılmış anlamı veren kombinasyon
built-in s. yaradılışında olan
built-in s. fıtri
-built s. inşa edilmiş anlamı veren kombinasyon
built-up s. kalınlaştırılmış
built-up s. doldurulmuş
built-up s. genişletilmiş
built-in s. dahili
built-up s. yığılmış
built-up s. katman katman
home-built s. mülkte yapılan
home-built s. ev yapımı
home-built s. mülkte üretilen
home-built s. ev üretimi
home-built s. evde inşa edilmiş
cloud-built s. bulutlardan yapılmış
cloud-built s. hayali
cloud-built s. önemsiz
cloud-built s. bulutlarda yapılmış
sea-built s. denizde inşa edilmiş
sea-built s. deniz kenarında inşa edilmiş
square-built s. kuvvetli
square-built s. basık
square-built s. kare yapılı
square-built s. enli
square-built s. sağlıklı
square-built s. geniş
square-built s. sağlam görünümlü
square-built s. sağlam
square-built s. dayanıklı
square-built s. enine geniş
square-built s. güçlü
square-built s. yapılı
built-in s. entegre
well-built s. iyi yapılı
in built zf. yapım halinde
Atasözü
rome wasn't built in a day sabreden derviş muradına ermiş
rome wasn't built in a day roma bir günde kurulmadı
rome was not built in a day roma bir günde kurulmadı
rome was not built in a day sabreden derviş muradına ermiş
rome was not built in a day boyacı küpü mü bu?
Deyim
be built on sand f. temelden çürük olmak
be built on sand f. sağlam olmamak
be built on sand f. sağlam temele oturtulmamak
be built like a tank f. tank gibi sağlam yapılmak
not built that way f. karakteri/yaradılışı öyle olmamak
not built that way f. o özelliğe doğuştan sahip olmamak
not built that way f. o karakterde/yaradılışta olmamak
not built that way f. öyle düşünmemek
not built that way f. öyle doğmamak
not built that way f. bedeni veya karakteri ona müsait olmamak
not built that way f. karakterinde/yaradılışında olmamak
not built that way f. karakter olarak öyle bir isteği/hevesi olmamak
not built that way f. karakter olarak öyle bir isteği/hevesi olmamak
not built that way f. öyle düşünmemek
built like a tank s. sapasağlam
built like a tank s. güçlü kuvvetli
built on sand s. temeli zayıf
built like a tank s. kaya gibi sağlam
built like a tank s. tank gibi sağlam
built like a tank s. kale gibi sağlam
built like a tank s. iri yarı