child - Türkçe İngilizce Sözlük

child

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

child — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çocuk, evlat
Okunuş (IPA):
(AmE /tʃaɪld/ – BrE /tʃaɪld/)
Terim Türü:
İsim: child (children)
Küçük yaştaki insanı veya birinin evladını anlatan temel kelimedir. Eski İngilizcede “çocuk/soy” alanında kullanılan kök, modern İngilizcede hem biyolojik hem sosyal bağlamlarda merkezî bir sözcük olarak yaşamıştır.
Eş Anlamlılar:
kid, youngster
Zıt Anlamlılar:
adult, grown-up

"child" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
child i. evlat
Layla lost two children.
Layla iki evladını kaybetti.

More Sentences
child i. çocuk
He had no idea that she was actually with child.
Aslında onun bebek beklediğinden adamın haberi yoktu.

More Sentences
Genel
child i. yavru
In most cases, the animal has a desire to conceive a child, but the opportunity is not available.
Çoğu durumda, hayvan bir yavru doğurma arzusundadır, ancak bu olasılık mevcut değildir.

More Sentences
child i. çocuk
He had no idea that she was actually with child.
Aslında onun bebek beklediğinden adamın haberi yoktu.

More Sentences
child i. bebek
My six-month-old child is healthy and growing up fast.
Altı aylık bebeğim sağlıklı ve hızla büyüyor.

More Sentences
child i. çocukça davranan yetişkin
It isn't the right time to be a child now.
Şimdi çocukça davranmanın sırası değil.

More Sentences
child i. bebeklik çağı ile ergenlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan
child i. ufaklık
child i. bızdık
child i. velet
child i. soy bakımından oğul veya kız
child i. küçük
child i. bala
child i. küçük yaştaki oğlan veya kız
child i. tıfıl
child i. ürün
child i. şopar
child i. çabanın meyvesi
child i. netice
child i. oğul
child i. kız
child i. yenidoğan
child i. insan fetüsü
child i. doğmamış bebek
child i. kabile üyesi
child i. torun
child i. alt soy
child i. bir şey veya yere ait kimse
child i. (bir yere) gönülden bağlı kimse
child i. (fikirden, akımdan vb.) etkilenmiş kimse
child f. doğum yapmak
Hukuk
child i. on dört yaş altındaki kimse
Bilgisayar
child s. alt
child s. ast
Ulaştırma
child i. (tam tarifeye tabi olmayan) yaşça küçük yolcu
Eski Kullanım
child i. asil genç

"child" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
foster child i. evlatlık
adopted child i. evlatlık
child marriage i. çocuk evliliği
have a child f. çocuğu olmak
raise a child f. çocuk yetiştirmek
Genel
spoilt child i. ana kuzusu
child advocacy i. çocuğun savunulması
bastard child i. haramzade
missing child i. terk çocuk
wonder child i. harika çocuk
love child i. (iki kişinin) aşklarının meyvesi olan çocuk
average age of women who bear their first child i. çocuk doğurma ortalama yaşı
foster child i. büyütme
foster child i. üvey evlat
problem child i. ele avuca sığmaz çocuk
foster child i. sütevlat
middle child i. ortanca
fatherless child i. yetim
latchkey child i. anne ve babası çalışan çocuk
adopted child i. manevi evlat
child's bicycle i. çocuk bisikleti
man child i. erkek çocuk
adopted child i. evlat edinilmiş çocuk
dutiful child i. hayırlı evlat
salary for child care i. çocuk bakımı parası
motherless child i. öksüz
educable child i. eğitilebilir çocuk
abused child i. suistimale uğrayan çocuk
foster child i. sütçocuk
child abuse i. çocuğa kötü muamele
natural child i. evlilikdışı çocuk
brain child i. buluş
child care i. çocuk bakımı
abused child i. suistimale uğramış çocuk
child's play i. kolay iş
big with child i. hamile
foster child i. bakılan çocuk
child molesting i. çocuk tecavüzü
exceptional child i. ayrıcalıklı çocuk
naughty child i. bacaksız
withdrawn child i. çekingen çocuk
parent and child i. ebeveyn ve çocuk
child rights i. çocuk hakları
child as laborer i. işçi çocuk
vacation for child care i. çocuk bakımı izni
child allowance i. çocuk zammı
child benefit i. çocuk parası
father and child i. baba ve çocuk
child sexual abuse i. çocuk cinsel istismarı
child prodigy i. harika çocuk
spoiled child i. şımarık çocuk
child prostitution i. çocuk fuhuşu
child abuse i. çocuk suistimali
child above 7 but not of full age i. mümeyyiz
naughty child i. yumurcak
missing child i. lakit
weak child i. cırboğa
big with child i. gebe
illegitimate child i. evlilik dışı çocuk
child's play i. oyuncak
brain child i. parlak fikir
dependent child i. bağımlı çocuk
child marriage i. beşik kertiği
flower child i. çiçek çocuk
child's play i. çok kolay iş
child prodigy i. dahi çocuk
child marriage i. beşik kertme
poor child i. yoksul çocuk
heavy with child i. ağırayak
illegitimate child i. piç
step child i. üvey çocuk
female child i. kız çocuk
missing child i. buluntu çocuk
problem child i. problemli çocuk
first child i. ilk göz ağrısı
newborn child i. yenidoğan
abused child i. istismar edilen çocuk
mother and child i. anne ve çocuk
child development i. çocuk gelişimi
heavy with child i. gebe
male child i. erkek çocuk
heavy with child i. hamile
child rearing i. çocuk yetiştirme
only child i. dikme
child abuse syndrome i. çocuk suistimali sendromu
child's play i. çocuk işi
salary for child care i. çocuk eğitimi parası
the father of one child i. bir çocuk babası
illegitimate child i. gayrimeşru çocuk
natural child i. gayri meşru çocuk
child allowance i. çocuk yardımı
child welfare i. çocuk koruma
child welfare i. çocuk bakımı
child welfare i. çocuk esirgeme
a lovely child i. nur topu
mischievous child i. yaramaz çocuk
undutiful child i. hayırsız evlat
child psychology i. çocuk psikolojisi
child mortality i. çocuk ölüm oranı
child's play i. çok kolay
child's play i. basit iş
fractious child i. yaramaz çocuk
naughty child i. yaramaz çocuk
problem child i. yaramaz çocuk
wilful child i. yaramaz çocuk
wayward child i. yaramaz çocuk
unruly child i. yaramaz çocuk
sulky child i. yaramaz çocuk
social services and child protection agency i. sosyal yardımlaşma ve çocuk esirgeme kurumu
child labour i. çocuk işgücü
child labor i. çocuk işçiliği
child labor i. çocuk işgücü
child labour i. çocuk işçiliği
lucky child i. şanslı çocuk
adopted child i. manevi çocuk
adoptive child i. manevi çocuk
hospitalized child i. hastaneye yatırılan çocuk
stillborn child i. ölü doğan çocuk
child and family court i. çocuk ve aile mahkemesi
child's mental health i. çocuk ruh sağlığı
man-child i. erkek çocuk
two-child family i. iki çocuklu aile
multi-child family i. çok çocuklu aile
single-child family i. tek çocuklu aile
methods of child care-education i. çocuk yetiştirme yolları
the father-in-law or mother-in-law of one's child i. dünür
mother-child relationship i. anne ve çocuk ilişkileri
well-behaved child i. uslu çocuk
child's play i. çocuk oyuncağı
woman with child i. gebe kadın
child in common i. müşterek çocuk
street child i. sokak çocuğu
unborn child i. doğmamış bebek
first-born child i. ilk doğan çocuk
child care room i. çocuk bakım odası
child death i. çocuk ölümü
the birth of a child i. bebeğin doğumu
the birth of a child i. bebeğin dünyaya gelmesi
the grief of losing a child i. evlat acısı
child's mind i. çocuğun aklı
child's mind i. çocuk aklı
feisty child i. alıngan/hassas çocuk
newborn child i. yenidoğan bebek
child born out of wedlock i. evlilik dışı dünyaya gelmiş çocuk
peasant child i. köylü çocuğu
feral child i. vahşi/yabani çocuk
wild child i. vahşi/yabani çocuk
the father of the child i. çocuğun babası
child use and care articles i. çocuk kullanım ve bakım eşyaları
child molesters i. çocuk tacizcileri