| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | citizen i. | vatandaş | ||
|
There are 5,000 USA citizens living in the country now. Şu anda ülkede yaşayan 5,000 ABD vatandaşı var. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | citizen i. | yurttaş | ||
|
The citizens' Europe we are striving for must establish such recourse. Uğruna çabaladığımız yurttaşların Avrupa'sı böyle bir başvuru yolunu tesis etmelidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | citizen i. | sakin | ||
|
I am also a citizen of Tokyo. Ben de bir Tokyo sakiniyim. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | citizen i. | vatandaş | ||
|
There are 5,000 USA citizens living in the country now. Şu anda ülkede yaşayan 5,000 ABD vatandaşı var. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | citizen i. | vatandaş | ||
|
There are 5,000 USA citizens living in the country now. Şu anda ülkede yaşayan 5,000 ABD vatandaşı var. More Sentences |
||||
| Siyasal | citizen i. | yurttaş | ||
|
The citizens' Europe we are striving for must establish such recourse. Uğruna çabaladığımız yurttaşların Avrupa'sı böyle bir başvuru yolunu tesis etmelidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | citizen i. | uyruk | ||
| Genel | citizen i. | tebaa | ||
| Genel | citizen i. | ikamet eden kimse | ||
| Genel | citizen i. | hemşehri | ||
| Genel | citizen i. | kentli | ||
| Genel | citizen i. | bir devlet ya da ulusa mensup kişi | ||
| Genel | citizen i. | uyruklu | ||
| Genel | citizen i. | hemşehri | ||
| Genel | citizen i. | sivil kimse | ||