| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | clerk i. | tezgahtar | ||
|
The clerk helped me with picking a nice suit. Tezgahtar bana güzel bir takım elbise seçmemde yardımcı oldu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | clerk i. | katip | ||
|
I work as a clerk in a law firm. Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | clerk i. | yazman | ||
| Genel | ||||
| Genel | clerk i. | memur | ||
|
Look on city websites for library clerk openings. Kütüphane memuru açılışları için şehir web sitelerine bakın. More Sentences |
||||
| Genel | clerk i. | resepsiyonist | ||
|
The clerk will show you the way to your room. Resepsiyonist size odanıza giden yolu gösterecek. More Sentences |
||||
| Genel | clerk i. | tezgahtar | ||
|
The clerk helped me with picking a nice suit. Tezgahtar bana güzel bir takım elbise seçmemde yardımcı oldu. More Sentences |
||||
| Genel | clerk i. | katip | ||
|
I work as a clerk in a law firm. Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | clerk f. | memur olarak çalışmak | ||
|
He used to clerk in a bank. Eskiden bir bankada memur olarak çalışıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | clerk f. | tezgahtarlık yapmak | ||
|
For the time being, she is clerking in a department store. Şiu an için bir mağazada tezgahtarlık yapıyor. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | clerk i. | görevli | ||
|
We brought our items to the counter, and the sales clerk checked us out. Ürünlerimizi kasaya getirdik ve satış görevlisi kasadan geçirdi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | clerk i. | katip | ||
|
I work as a clerk in a law firm. Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | clerk i. | memur | ||
|
Look on city websites for library clerk openings. Kütüphane memuru açılışları için şehir web sitelerine bakın. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | clerk i. | tezgahtar | ||
|
The clerk helped me with picking a nice suit. Tezgahtar bana güzel bir takım elbise seçmemde yardımcı oldu. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | clerk i. | katip | ||
|
I work as a clerk in a law firm. Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | clerk i. | müdür | ||
| Genel | clerk i. | satıcı | ||
| Genel | clerk i. | rahip | ||
| Genel | clerk i. | sekreter | ||
| Genel | clerk i. | kilisede çalışan küçük memur | ||
| Genel | clerk i. | evrak memuru | ||
| Genel | clerk i. | şef | ||
| Genel | clerk i. | yazıcı | ||
| Genel | clerk i. | işyar | ||
| Genel | clerk i. | büro elemanı | ||
| Genel | clerk i. | buharlı gemi kamarotu | ||
| Genel | clerk i. | postane memuru | ||
| Genel | clerk i. | demiryolu postanesindeki postaları sınıflandıran memur | ||
| Genel | clerk i. | klinik stajyer | ||
| Genel | clerk f. | yazmanlık yapmak | ||
| Genel | clerk f. | katiplik etmek | ||
| Genel | clerk f. | katiplik yapmak | ||
| Genel | clerk f. | yazmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | clerk i. | müstahdem | ||
| Ticaret/Ekonomi | clerk i. | satıcı | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | clerk i. | zabıt katibi | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | clerk i. | yazıcı | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | clerk i. | okur yazar | ||
| Eski Kullanım | clerk i. | okumuş kimse | ||
| Eski Kullanım | clerk i. | bilge | ||
| Eski Kullanım | clerk i. | ilim insanı | ||
| Eski Kullanım | clerk i. | edebiyatçı | ||