clerk - Turc Anglais Dictionnaire

clerk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clerk — Definition

Signification:
memur, katip, tezgahtar
Prononciation (IPA):
(AmE /klɜːrk/ – BrE /klɑːk/)
Partie du discours:
İsim: clerk (clerks)

Sens de "clerk" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 41 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
clerk n. tezgahtar
The clerk helped me with picking a nice suit.
Tezgahtar bana güzel bir takım elbise seçmemde yardımcı oldu.

More Sentences
clerk n. katip
I work as a clerk in a law firm.
Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum.

More Sentences
clerk n. yazman
General
clerk n. memur
Look on city websites for library clerk openings.
Kütüphane memuru açılışları için şehir web sitelerine bakın.

More Sentences
clerk n. resepsiyonist
The clerk will show you the way to your room.
Resepsiyonist size odanıza giden yolu gösterecek.

More Sentences
clerk n. tezgahtar
The clerk helped me with picking a nice suit.
Tezgahtar bana güzel bir takım elbise seçmemde yardımcı oldu.

More Sentences
clerk n. katip
I work as a clerk in a law firm.
Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum.

More Sentences
clerk v. memur olarak çalışmak
He used to clerk in a bank.
Eskiden bir bankada memur olarak çalışıyordu.

More Sentences
clerk v. tezgahtarlık yapmak
For the time being, she is clerking in a department store.
Şiu an için bir mağazada tezgahtarlık yapıyor.

More Sentences
Trade/Economic
clerk n. görevli
We brought our items to the counter, and the sales clerk checked us out.
Ürünlerimizi kasaya getirdik ve satış görevlisi kasadan geçirdi.

More Sentences
clerk n. katip
I work as a clerk in a law firm.
Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum.

More Sentences
clerk n. memur
Look on city websites for library clerk openings.
Kütüphane memuru açılışları için şehir web sitelerine bakın.

More Sentences
clerk n. tezgahtar
The clerk helped me with picking a nice suit.
Tezgahtar bana güzel bir takım elbise seçmemde yardımcı oldu.

More Sentences
Law
clerk n. katip
I work as a clerk in a law firm.
Bir hukuk firmasında katip olarak çalışıyorum.

More Sentences
General
clerk n. müdür
clerk n. satıcı
clerk n. rahip
clerk n. sekreter
clerk n. kilisede çalışan küçük memur
clerk n. evrak memuru
clerk n. şef
clerk n. yazıcı
clerk n. işyar
clerk n. büro elemanı
clerk n. buharlı gemi kamarotu
clerk n. postane memuru
clerk n. demiryolu postanesindeki postaları sınıflandıran memur
clerk n. klinik stajyer
clerk v. yazmanlık yapmak
clerk v. katiplik etmek
clerk v. katiplik yapmak
clerk v. yazmak
Trade/Economic
clerk n. müstahdem
clerk n. satıcı
Law
clerk n. zabıt katibi
Military
clerk n. yazıcı
Archaic
clerk n. okur yazar
clerk n. okumuş kimse
clerk n. bilge
clerk n. ilim insanı
clerk n. edebiyatçı

Sens de "clerk" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
town clerk n. kasaba satıcısı
clerk in holy orders n. rahip
shipping clerk n. bir şirketin ambalaj ve nakliyat işlerine bakan kimse
post office clerk n. postane memuru
postal clerk n. postane memuru
chief clerk n. büro şefi
clerk in holy orders n. papaz
chief clerk n. baş katip
sales clerk n. tezgahtar
shop clerk n. satıcı
office clerk n. büro memuru
hotel desk clerk n. otel görevlisi
dispatch clerk n. telgraf memuru
booking clerk n. biletçi
chief clerk n. başyazman
pay clerk n. mutemet
chief clerk n. büro müdürü
bank clerk n. banka memuru
filing clerk n. dosya memuru
head clerk n. başkatip
file clerk n. evrakları dosyalayan görevli
copying clerk n. mübeyyiz
office of a head clerk n. başkatiplik
senior clerk n. büro müdürü
booking clerk n. gişe memuru
head clerk n. baş katip
desk clerk n. resepsiyonist
tally clerk n. yük kontrolörü
rooms clerk n. resepsiyonist
notary public's clerk n. noter katibi
clerk of works n. atölye şefi
railway clerk n. tren memuru
parish clerk n. kilise katibi
booking clerk n. bilet satıcısı
booking clerk n. gişe yetkilisi
store clerk n. mağaza görevlisi
grocery store clerk n. market çalışanı
shop clerk n. mağaza satış görevlisi
shop clerk n. mağaza satış temsilcisi
clerk. shop sales rep n. mağaza satış temsilcisi
clerk. shop sales rep n. mağaza satış görevlisi
nixie clerk n. okunaksız ya da yanlış adres sebebiyle sahibine ulaşmayan postalardan sorumlu memur
time clerk n. saat hakemi
time clerk n. çalışma saatlerini kontrol eden görevli
vestry clerk n. kilise yönetim kurulunca kayıt tutması için görevlendirilen yetkili
cipher clerk n. şifreleme ve deşifraj elemanı
code clerk n. şifreleme ve deşifraj elemanı
clerk in holy orders n. papaz
clerk in holy orders n. rahip
clerk-ale n. kilise katibi için verilen ziyafet
clerk of the pells n. (eskiden) parşömen rulolarına hesap giren muhasebe memuru
file clerk n. dosya ve kayıtlar ile ilgilenen büro elemanı
shire clerk n. şerif yardımcısı
shire clerk n. yerel mahkeme görevlisi
night clerk n. gece görevlisi
night clerk n. gece resepsiyon görevlisi
night clerk n. gececi resepsiyonist
night clerk n. gece vardiyası görevlisi
night clerk n. gece memuru
clerk [scotland] v. yazmak
clerk [scotland] v. bestelemek
clerk-like adj. bilge gibi davranan
Idioms
pox doctor's clerk [uk/australia] n. giyinip kuşanmış kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] n. gösterişli giyinmiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] n. baştan ayağa süslenmiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] n. göz alıcı/cafcaflı kıyafetler giymiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] n. gösterişli kıyafetler giymiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] n. kokona gibi giyinmiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] n. aşırı süslenmiş kimse
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. aşırı süslenmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. kokona gibi giyinmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. gösterişli kıyafetler giymiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. gösterişli giyinmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. kokona gibi giyinmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. giyinip kuşanmış
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. baştan ayağa süslenmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. göz alıcı/cafcaflı kıyafetler giymiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. aşırı süslenmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. gösterişli giyinmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. gösterişli kıyafetler giymiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. baştan ayağa süslenmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. giyinip kuşanmış
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] adj. göz alıcı/cafcaflı kıyafetler giymiş
Trade/Economic
accounting clerk n. muhasebe yardımcı elemanı
sales clerk n. satış elemanı
construction specialist ap clerk n. inşaat uzmanı ap memuru
managing clerk n. büro şefi
ledger clerk n. büyük defter hesaplarını tutan görevli
chief clerk n. büro şefi
head clerk n. büro şefi
unsalaried clerk n. gönüllü memur
filing clerk n. dosya memuru
invoice clerk n. fatura memuru
correspondence clerk n. muhaberat memuru
chief clerk n. mağaza şefi
notary's clerk n. noter katibi
estimating clerk n. muhammin
managing clerk n. şirket sorumlusu
receiving clerk n. tesellüm memuru
shipping clerk n. yükleme memuru
health clerk n. sağlık memuru
wages clerk n. ücret sorumlusu
discount clerk n. iskonto servisindeki görevli
town clerk n. sicil memuru
pay clerk n. muhasebeci
order clerk n. sipariş memuru
office clerk n. büro memuru
shop clerk n. tezgahtar
ledger clerk n. defteri tutan memur
ledger clerk n. işlemleri defterikebire kaydeden memur
chief clerk n. başkatip
coding clerk n. katip
information clerk n. istihbarat memuru
mail clerk n. mektup tasnif memuru
bank clerk n. banka memuru
post office clerk n. postane görevlisi
post office clerk n. postane memuru
receiving clerk n. tesellüm görevlisi
county clerk n. bölge sekreteri
typist invoice clerk n. fatura daktilocusu
sworn clerk n. yeminli katip
accounts payable clerk n. ödeme sorumlusu
a/p clerk n. ödeme sorumlusu
deputy clerk n. katip yardımcısı
deputy clerk n. yardımcı katip
retail clerk n. perakende mağazalarda/dükkanlarda çalışan satış elemanı
insurance clerk n. sigorta memuru
insurance clerk. insurance officer n. sigorta görevlisi
minutes clerk n. toplantı yazmanı
estate clerk n. emlak memuru
award clerk n. satın alma sorumlusu
procurement clerk n. tedarik sorumlusu
procurement clerk n. satın alma sorumlusu
entry clerk n. kayıt memuru
riding clerk n. şansölye mahkemesi katibi
Law
court clerk n. zabıt katibi
attending court clerk n. katip
clerk to the court n. mahkeme katibi
clerk of the court n. mahkeme katibi
court clerk n. mahkeme katibi
chief clerk n. yazı işleri müdürü
disqualification of court clerk n. mahkeme katibinin reddi
clerk of the court n. zabıt katibi
junior clerk n. kıdemsiz katip
junior clerk n. stajyer
articled clerk n. sözleşmeli stajyer avukat
recording clerk n. zabıt katibi
judicial clerk n. mahkeme yargıcına bağlı olarak çalışan hukuk danışmanı
law clerk n. mahkeme yargıcına bağlı olarak çalışan hukuk danışmanı
law clerk n. raportör