compulsive - Türkçe İngilizce Sözlük

compulsive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

compulsive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zorlantılı, takıntılı
Okunuş (IPA):
(AmE /kəmˈpʌlsɪv/ – BrE /kəmˈpʌlsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat: compulsive
Kontrolsüz tekrara yönelten nitelik anlamına gelir. Compulsion ile aynı kökten gelen sıfat, dürtüsel davranışı ifade eder. Psikolojide, obsesif eğilimleri belirtir
Eş Anlamlılar:
obsessive
Zıt Anlamlılar:
voluntary

"compulsive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
compulsive s. zorunlu
This classic is compulsive reading for history enthusiasts.
Bu klasik, tarih meraklıları için okunması zorunlu bir kitap.

More Sentences
compulsive s. kompulsif
Do you know the difference between white lies, compulsive lies, and pathological lies?
Beyaz yalanlar, kompulsif yalanlar ve patolojik yalanlar arasındaki farkı biliyor musunuz?

More Sentences
compulsive s. bağımlılık düzeyindeki
James wants to go to a psychiatrist about his compulsive gambling.
James bağımlılık düzeyindeki kumarbazlığı nedeniyle bir psikiyatriste gitmek istiyor.

More Sentences
compulsive i. kompülsif
compulsive i. zorlayıcı güç
compulsive i. zorlayıcı kuvvet
compulsive s. dürtüyle yapılan
compulsive s. zorlayıcı
compulsive s. mecburi
compulsive s. dürtü etkisiyle yapılan
compulsive s. zorlantılı
compulsive s. başarma azmine sahip
compulsive s. maksadına kilitlenmiş
compulsive s. kontrolsüz ve bilinçsiz
compulsive s. tepkisel ve bilinçsiz
compulsive s. takıntılı
Ticaret/Ekonomi
compulsive s. cebri
compulsive s. zorlayıcı
Hukuk
compulsive s. icbar edici
compulsive s. zorlayıcı
Bilgisayar
compulsive s. zoruntulu
Psikoloji
compulsive i. zorlantı
compulsive i. zorlantılar sonucu şekillenen davranış örüntülerine sahip kimse
compulsive s. zorlanımlı
compulsive s. zorgulu
Eski Kullanım
compulsive s. zoraki

"compulsive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
compulsive liar i. tam bir yalancı
compulsive liar i. iflah olmaz yalancı
obsessive-compulsive person i. obsesif-kompulsif kişi
a compulsive shopper i. alışveriş manyağı
a compulsive shopper i. alışveriş delisi
compulsive gambler i. aşırı kumarbaz
be compulsive f. takıntılı olmak
obsessive-compulsive s. takıntılı ve mükemmeliyetçi
Hukuk
compulsive rules i. amir hükümler
Medikal
obsessive compulsive disease i. obsesif kompulsif hastalık
compulsive personality disorder i. kompalsif kişilik bozukluğu
obsessive compulsive neurosis i. opsesif kompulsif nevroz
obsessive-compulsive disorder i. obsesif-kompulsif bozukluk
compulsive eating syndrome i. kompülsif yeme sendromu
Psikoloji
compulsive personality disorder i. zorlanımlı kişilik bozukluğu
compulsive overeating i. zorlanımlı aşırı yeme
obsessive-compulsive disorder i. saplantılı-zorlanımlı rahatsızlık
obsessive-compulsive personality i. saplantılı-zorlanımlı kişilik
obsessive compulsive neurosis i. saplantı-zorlantı nevrozu
obsessive compulsive disorder (ocd) i. obsesif kompulsif bozukluk
compulsive hoarding i. stoklama bağımlılığı
compulsive hoarding i. biriktirme hastalığı
compulsive hoarding i. saklama ve istifleme rahatsızlığı
compulsive gambling i. kumar hastalığı
compulsive gambling i. patolojik kumar oynama
obsessive compulsive symptoms i. obsesif kompülsif belirtileri
compulsive vomiting i. kompülsif kusma
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı almış hasta
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı konulmuş hasta
compulsive hyperphagia i. kompulsif hiperfaji
obsessive-compulsive disorder i. saplantı zorlantı bozukluğu
compulsive shopping i. alışveriş bağımlılığı
compulsive buying i. alışveriş bağımlılığı
compulsive buying disorder i. kompulsif satın alma bozukluğu
compulsive liar i. kompulsif yalancı
compulsive liar i. kronik yalancı
obsessive compulsive symptoms i. saplantı zorlantı belirtileri
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. saplantı-zorlantı bozukluğu tanısı konulmuş hasta
obsessive compulsive disorder (ocd) i. saplantı zorlantı bozukluğu
obsessive-compulsive disorder i. saplantı-zorlantı bozukluğu
obsessive-compulsive person i. saplantılı-zorlantılı kişi
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. saplantı-zorlantı bozukluğu tanısı almış hasta
obsessive-compulsive i. obsesif-kompulsif kimse
obsessive-compulsive i. obsesif-kompulsif bozukluğu olan kimse
obsessive-compulsive personality disorder i. düzenlilik, kontrol, titizlik ve kurallara takıntı ile karakterize bir kişilik bozukluğu
obsessive compulsive disorder (ocd) i. obsesif kompulsif bozukluk (okb)
be diagnosed with obsessive compulsive disorder f. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı almak
be diagnosed with obsessive compulsive disorder f. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı konulmak
diagnosed with obsessive compulsive disorder s. saplantı-zorlantı bozukluğu tanısı konulmuş
obsessive-compulsive s. obsesyon ve kompulsiyonlarla karakterize olan
obsessive-compulsive s. obsesyon ve kompulsiyonlarla ilgili