obsessive - Türkçe İngilizce Sözlük

obsessive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

obsessive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
takıntılı
Okunuş (IPA):
(AmE /əbˈsɛsɪv/ – BrE /əbˈsɛsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Takıntı düzeyinde tekrar eden düşünce veya davranışı niteleyen sözcüktür. Obsession kökünden türemiştir. Klinik ve gündelik anlatılarda aşırılık vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
compulsive
Zıt Anlamlılar:
relaxed

"obsessive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
obsessive i. takıntıları olan kimse
There isn't a certain cure for the obsessives.
Takıntıları olan kişiler için belirli bir tedavi bulunmamaktadır.

More Sentences
obsessive s. saplantılı
Tom is an obsessive collector.
Tom saplantılı bir koleksiyoncu.

More Sentences
Psikoloji
obsessive s. saplantılı
Tom is an obsessive collector.
Tom saplantılı bir koleksiyoncu.

More Sentences
Genel
obsessive i. saplantıları olan kimse
obsessive s. saplantı haline gelmiş
obsessive s. saplantısal
obsessive s. obsesif
obsessive s. akıldan hiç çıkmayan
obsessive s. aşırı
obsessive s. takıntıya benzeyen
obsessive s. takıntıyı artıran
obsessive s. takıntı nesnesi olan
obsessive s. saplantıyı artıran
obsessive s. saplantı yaratan
obsessive s. takıntılı
obsessive s. kafayı takmış
obsessive zf. takıntı boyutunda
Psikoloji
obsessive i. saplantılı kimse
obsessive i. takıntılı kimse
obsessive i. obsesif kimse

"obsessive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
obsessive-compulsive person i. obsesif-kompulsif kişi
obsessive behaviors i. takıntılı davranışlar
be obsessive f. takıntılı olmak
obsessive-compulsive s. takıntılı ve mükemmeliyetçi
Medikal
obsessive compulsive disease i. obsesif kompulsif hastalık
obsessive compulsive neurosis i. opsesif kompulsif nevroz
obsessive-compulsive disorder i. obsesif-kompulsif bozukluk
Psikoloji
obsessive neurosis i. saplantı nevrozu
obsessive personality i. takıntılı kişilik
obsessive compulsive neurosis i. saplantı-zorlantı nevrozu
obsessive-compulsive personality i. saplantılı-zorlanımlı kişilik
obsessive-compulsive disorder i. saplantılı-zorlanımlı rahatsızlık
obsessive compulsive disorder (ocd) i. obsesif kompulsif bozukluk
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı almış hasta
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı konulmuş hasta
obsessive compulsive symptoms i. obsesif kompülsif belirtileri
obsessive-compulsive disorder i. saplantı zorlantı bozukluğu
obsessive thought i. saplantılı düşünce
obsessive compulsive symptoms i. saplantı zorlantı belirtileri
obsessive-compulsive person i. saplantılı-zorlantılı kişi
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. saplantı-zorlantı bozukluğu tanısı konulmuş hasta
patient diagnosed with obsessive compulsive disorder i. saplantı-zorlantı bozukluğu tanısı almış hasta
obsessive-compulsive disorder i. saplantı-zorlantı bozukluğu
obsessive compulsive disorder (ocd) i. saplantı zorlantı bozukluğu
obsessive neurosis i. obsesif kompulsif bozukluk
obsessive-compulsive i. obsesif-kompulsif bozukluğu olan kimse
obsessive-compulsive personality disorder i. düzenlilik, kontrol, titizlik ve kurallara takıntı ile karakterize bir kişilik bozukluğu
obsessive neurosis i. obsesif bozukluk
obsessive neurosis i. obsesyonel nöroz
obsessive-compulsive i. obsesif-kompulsif kimse
obsessive compulsive disorder (ocd) i. obsesif kompulsif bozukluk (okb)
be diagnosed with obsessive compulsive disorder f. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı konulmak
be diagnosed with obsessive compulsive disorder f. obsesif-kompulsif bozukluk tanısı almak
diagnosed with obsessive compulsive disorder s. saplantı-zorlantı bozukluğu tanısı konulmuş
obsessive-compulsive s. obsesyon ve kompulsiyonlarla ilgili
obsessive-compulsive s. obsesyon ve kompulsiyonlarla karakterize olan