concomitant - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

concomitant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"concomitant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
General
concomitant i. bir olaya eşlik eden başka olaylar
concomitant i. doğal sonuç
concomitant i. beraberinde gelen şey
concomitant s. beraberinde gelen
concomitant s. beraberindeki
concomitant s. karşılıklı
concomitant s. mütekabiliyet esasına dayanan/dayalı
concomitant s. birbirine bağlı
concomitant s. birlikte olan
concomitant s. eşlik eden
concomitant s. yardım eden
Medical
concomitant konkomitant
concomitant eşlik eden
concomitant bir arada bulunan
concomitant aynı zamanda bulunan

"concomitant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Medical
concomitant bacterial sepsis eşlik eden bakteriyel sepsis
concomitant chemoradiation eş zamanlı kemoradyoterapi
concomitant energy intake eşlik eden enerji alımı
concomitant medication dat beraberinde kullanılan ilaç
concomitant medications birlikte kullanılan ilaçlar
concomitant treatment beraberinde alınan tedavi
hyperglycemia with concomitant prolongation of the neuromuscular block nöromüsküler blok uzamasıyla birlikte gelişen hiperglisemi
Statistics
concomitant variable eşlik değişkeni