conservative - Türkçe İngilizce Sözlük

conservative

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

conservative — Definition

Anlamı ve Tanımı:
muhafazakâr, tutucu, ihtiyatlı
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈsɝːvətɪv/ – BrE /kənˈsɜːvətɪv/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: conservative (conservatives)
Değişime temkinli yaklaşmayı veya geleneksel değerleri korumayı tanımlar; ayrıca “risk almayan/ölçülü” anlamıyla da kullanılır. Latince conservare kökünden gelir; “koruma” fikri modern siyaset dilinde ideolojik bir etikete, genel kullanımda ise ihtiyatlı davranış tanımına dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
traditional, cautious
Zıt Anlamlılar:
progressive, radical

"conservative" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
conservative s. muhafazakar
He was prepared for the management's conservative views.
Yönetimin muhafazakâr görüşlerine karşı hazırlıklıydı.

More Sentences
conservative s. tutucu
The reasons for that are, I hope, recognised to be practical and justified and not insular or conservative.
Bunun nedenlerinin dar görüşlü ya da tutucu değil, pratik ve haklı nedenler olduğunun kabul edildiğini umuyorum.

More Sentences
Genel
conservative s. konservatif
Research has found that conservative medical care, like chiropractic treatment, can absolutely help with back pain.
Araştırmalar, kayropraktik tedavi gibi konservatif tıbbi bakımın sırt ağrısına kesinlikle yardımcı olabileceğini buldu.

More Sentences
conservative s. tutucu
The reasons for that are, I hope, recognised to be practical and justified and not insular or conservative.
Bunun nedenlerinin dar görüşlü ya da tutucu değil, pratik ve haklı nedenler olduğunun kabul edildiğini umuyorum.

More Sentences
conservative s. mazbut
She was wearing a long conservative dress.
Üzerinde uzun, mazbut bir elbise vardı.

More Sentences
Siyasal
conservative i. muhafazakar parti üyesi
The Conservatives lost ground to the Democrats in the last election.
Muhafazakârlar son seçimlerde Demokratlara karşı güç kaybetti.

More Sentences
conservative s. muhafazakar
He was prepared for the management's conservative views.
Yönetimin muhafazakâr görüşlerine karşı hazırlıklıydı.

More Sentences
Genel
conservative i. tutucu kimse
conservative i. köklü olana bağlı kimse
conservative i. ölçülü kimse
conservative i. temkinli kimse
conservative i. sağduyulu kimse
conservative i. muhafazakar görüş
conservative s. sağcı
conservative s. gösterişsiz
conservative s. korunumlu
conservative s. göze çarpmayan
conservative s. eski kafalı
conservative s. mutedil
conservative s. ölçülü
conservative s. hiç aşırıya kaçmayan
conservative s. muhafazakar partili
conservative s. klasik
conservative s. ılımlı
conservative s. koruyucu
conservative s. mevcudu sürdürmeye meyilli kimse
conservative s. köklü veya esaslı değişimlere karşı olan
conservative s. çok az değişim gösteren
conservative s. neredeyse hiç değişmeyen
conservative s. geleneksel
conservative s. ihtiyatlı
conservative N. muhafazakâr
Siyasal
conservative i. siyasi muhafazakarlığı savunan kimse
conservative i. muhafazakar parti destekçisi
conservative i. (birleşik krallık'ta) muhafazakar parti'ye mensup kimse
conservative i. kanada muhafazakar partisi üyesi
conservative i. kanada muhafazakar partisi destekçisi
conservative i. kanada muhafazakar partisi'nin taşradaki muadillerini destekleyen kimse
conservative s. muhafazakarlık ilkelerini savunan siyasi partiye ait veya ilişkili
conservative s. muhafazakarlık ilkelerini savunan siyasi partiyi oluşturan
conservative s. (birleşik krallık'ta) kökenini 18. yüzyıldaki toriler'den alan iki ana siyasi partiye ait
conservative s. (birleşik krallık'ta) kökenini 18. yüzyıldaki toriler'den alan iki ana siyasi partiyi oluşturan
conservative s. (kanada'da) birleşik krallık ve ingiliz milletler topluluğu ile yakın bağlar kurmayı hedefleyen ve ekonomik milliyetçiliği savunan ana partiye ait veya ilişkili
Medikal
conservative s. belirtileri hafifletmeye yönelik (tedavi)
Matematik
conservative s. rotasyoneli sıfıra eşit olan (vektör veya vektör fonksiyonu)
conservative s. irrotasyonel
conservative s. dönmesiz
conservative s. katmanlı
Fizik
conservative s. mevcut niceliği koruyan
Dini
conservative s. muhafazakar yahudiliğe ait
conservative s. muhafazakar yahudilikle ilişkili
Eski Kullanım
conservative i. koruyucu etken
conservative i. koruyucu ilke
conservative i. muhafaza eden şey

"conservative" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
conservative system i. konservatif sistem
conservative field i. konservatif alan
conservative blogger i. muhafazakar blog yazarı
conservative-democratic s. muhafazakar demokrat
Ticaret/Ekonomi
conservative central banker i. tutucu merkez bankacısı
conservative estimate i. tedbirli tahmin
conservative estimate i. ihtiyatlı tahmin
conservative [uk] i. denk bütçeyi destekleyen, harcama kesintilerini veya vergi artışlarını borçlanmaya tercih eden ve serbest piyasayı teşvik eden kimse
Siyasal
conservative parties i. muhafazakar partiler
conservative parties i. tutucu partiler
conservative government i. muhafazakar hükümet
conservative wing i. muhafazakar kanat
conservative democrat i. muhafazakar demokrat
conservative political action conference i. muhafazakar siyasi eylem konferansı
nationalist-conservative i. milliyetçi muhafazakar
young conservative [uk] i. (eskiden) muhafazakar parti'nin gençlik kolu
conservative party i. (kanada'da) birleşik krallık ve ingiliz milletler topluluğu ile yakın bağlar kurmayı hedefleyen ve ekonomik milliyetçiliği savunan ana parti
conservative party i. (britanya'da) kökenini 1830'larda ortaya çıkan toriler'den alan sağ görüşlü ana parti
conservative party i. değişime karşı olan siyasi parti
hardline conservative i. katı muhafazakâr
Teknik
conservative motion i. ılımlı devinim
conservative climb i. ılımlı tırmanma
conservative force i. korunumlu kuvvet
conservative climb i. olağan tırmanma
conservative motion i. olağan devinim
Medikal
conservative treatment of scoliosis i. skolyozun konservatif tedavisi
resistant to conservative treatment s. konservatif tedaviye dirençli
İstatistik
conservative process i. tutucu süreç
conservative confidence interval i. tutucu güven aralığı
Fizik
conservative systems i. korunumlu sistemler
conservative system i. konservatif sistem
conservative field i. konservatif alan
conservative field i. korunumlu alan
conservative system i. korunumlu dizge
Dini
conservative jew i. musa hukukunun bazı koşullarını muhafaza edip kalanını modern şartlara uyduran yahudi
conservative jew i. muhafazakar yahudi
conservative judaism i. geleneksel yahudi dininin temel unsurlarını muhafaza eden ve dini uygulamaların modernleştirilmesi konusunda esneklik barındıran bir hareket
conservative judaism i. muhafazakar yahudilik
Jeoloji
conservative margin i. koruyucu kenar
conservative margin i. konservatif kenar
Kısaltma
yc [brit] (young conservative) i. genç muhafazakar