cracked - Türkçe İngilizce Sözlük

cracked

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cracked — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /krækt/ – BrE /krækt/)
Terim Türü:
Sıfat
Çatlak oluşmuş veya kırılmış olmayı; ayrıca argo olarak “akli dengesi yerinde değil gibi” görüneni niteleyen sözcüktür. Crack fiilinin ortaç biçimidir; modern dilde “cracked screen” gibi somut kullanımların yanı sıra “cracked the code” kalıbıyla problem çözme ve güvenlik jargonuna da yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
fractured, broken
Zıt Anlamlılar:
intact, unbroken

"cracked" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cracked s. çatlak
The president answered the question with a cracked voice.
Başkan soruyu çatlak bir sesle yanıtladı.

More Sentences
Genel
cracked s. zıpır
I wasn't surprised by her manners as she has always had a cracked personality.
Her zaman zıpır bir kişiliği olduğundan davranışları beni şaşırtmadı.

More Sentences
cracked s. kırık
Tom stared at the cracked phone screen.
Tom kırık telefon ekranına baktı.

More Sentences
cracked s. çatlak
The president answered the question with a cracked voice.
Başkan soruyu çatlak bir sesle yanıtladı.

More Sentences
Teknik
cracked s. çatlak
The president answered the question with a cracked voice.
Başkan soruyu çatlak bir sesle yanıtladı.

More Sentences
cracked s. çatlamış
The surface of the soil was cracked due to aridity.
Kuraklık nedeniyle toprak yüzeyi çatlamış durumdaydı.

More Sentences
Otomotiv
cracked s. çatlamış
The surface of the soil was cracked due to aridity.
Kuraklık nedeniyle toprak yüzeyi çatlamış durumdaydı.

More Sentences
Genel
cracked s. üşütük
cracked s. kaçık
cracked s. pütür pütür
cracked s. keçileri kaçırmış
cracked s. çatlak (yeryüzü vb)
cracked s. kafadan kontak
cracked s. hasta
cracked s. uyumsuz tonda
cracked s. zarar görmüş
cracked s. kusurlu
cracked s. (yazılım) kırılmış
cracked s. (teknik) kırılmış (şifre)
cracked s. kırılmış
Konuşma Dili
cracked s. anlaşılmış
cracked s. (sorun) çözülmüş
Argo
cracked i. bir video oyununda çok iyi oynayan bir oyuncuyu tanımlamak için kullanılan argo kelime
cracked s. bir tahtası eksik
cracked s. deli
cracked s. kaçık
cracked s. üşütük

"cracked" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cracked wheat cooked with tomatoes i. bulgur pilavı
cracked voice i. çatal ses
cracked wheat i. yarma buğday
cracked nail polish i. çatlak oje
cracked wrist i. çatlak bilek
cracked egg i. kırık yumurta
cracked egg i. çatlak yumurta
cracked your head open f. kafasını yarmak
cracked your head open f. başını yarmak
half-cracked s. yarı bunak
half-cracked s. ahmak
half-cracked s. salak
cracked [obsolete] s. iflas etmiş
Konuşma Dili
be cracked up to be f. olduğu anlaşılmak
be cracked up as something f. olduğu anlaşılmak
be cracked up to be something f. olduğu anlaşılmak
not what it is cracked up to be expr. söylenildiği kadar iyi değil
what is cracked up to be expr. söylenildiği kadar
what is cracked up to be expr. sanıldığı kadar
Deyim
be not all it's cracked up to be f. sanıldığı kadar iyi olmamak
be not what it's cracked up to be f. söylendiği kadar iyi olmamak
be not what it's cracked up to be f. sanıldığı kadar iyi olmamak
be not all it's cracked up to be f. söylendiği kadar iyi olmamak
not all (someone or something) is cracked up to be f. söylendiği kadar iyi değil
not all (someone or something) is cracked up to be f. sanıldığı kadar iyi değil
not all (someone or something) is cracked up to be f. sanıldığı kadar yok
not all (someone or something) is cracked up to be f. söylendiği kadar yok
cracked up as (something) s. (bir şey) olduğu söylenen
not be all it's cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi değil
not be all it's cracked up to be expr. söylenildiği kadar iyi değil
not what something is cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi değil
not what something is cracked up to be expr. söylenildiği kadar iyi değil
it cracked me up expr. gülmekten yarıldım
all it's cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi
all it's cracked up to be expr. söylendiği kadar var
all it's cracked up to be expr. söylendiği kadar iyi
all it's cracked up to be expr. söylendiği kadar var
all it's cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi
all it's cracked up to be expr. söylendiği kadar iyi
cracked up as something expr. bir şey olduğu söylenen
cracked up to be expr. sanıldığı gibi
cracked up to be something expr. bir şey olduğu iddia edilen
cracked up to be something expr. bir şey olduğu anlaşılan
cracked up as something expr. bir şey olduğu iddia edilen
cracked up to be expr. söylendiği gibi
cracked up as something expr. bir şey olduğu anlaşılan
cracked up to be something expr. bir şey olduğu söylenen
not all is cracked up to be expr. söylendiği kadar iyi değil
not all is cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi değil
not all it's cracked up to be expr. söylendiği kadar yok
not all it's cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi değil
not all is cracked up to be expr. söylendiği kadar yok
not all it's cracked up to be expr. sanıldığı kadar yok
not everything (someone or something) is cracked up to be expr. söylendiği kadar iyi değil
not all it's cracked up to be expr. söylendiği kadar iyi değil
not all is cracked up to be expr. sanıldığı kadar yok
not everything (someone or something) is cracked up to be expr. sanıldığı kadar yok
not everything (someone or something) is cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi değil
not everything (someone or something) is cracked up to be expr. söylendiği kadar yok
not what (someone or something) is cracked up to be expr. söylendiği kadar yok
not what (someone or something) is cracked up to be expr. sanıldığı kadar iyi değil
not what (someone or something) is cracked up to be expr. sanıldığı kadar yok
not what (someone or something) is cracked up to be expr. söylendiği kadar iyi değil
Konuşma
not all it is cracked up to be expr. söylenildiği kadar iyi değil
what it's cracked up to be expr. olması gerektiği gibi
it cracked me up expr. gülmekten koptum
Teknik
pre-cracked specimens i. önceden çatlatılmış numuneler
cracked thread i. çatlak vida
cracked body i. çatlak gövde
cracked bottom i. çatlak dip
cracked collar i. çatlak bilezik
cracked locking ring i. çatlak bilezik arası
pre-cracked specimen i. önceden çatlatılmış numune
Telekom
cracked solder joint i. çatlak lehim noktası
Medikal
cracked pofs noise i. çatlak testi sesi
cracked skin i. çatlak cilt
cracked skin i. deri çatlaması
Veterinerlik
cracked heels i. bukağılık deri yangısı
Mutfak
cracked wheat i. kırılmış buğday
cracked wheat pilaf i. bulgur pilavı
cracked wheat i. bulgur
coarse cracked wheat i. pilavlık bulgur
cracked-wheat bread i. yarma buğday ekmeği
Kimya
thermal cracked naphtha and gas oil i. termal parçalanmış nafta ve gaz yağı
steam-cracked s. buhar ile parçalanmış
Tarım
cracked soil i. çatlak toprak
Jeoloji
cracked chevron notched brazilian disc i. v-çentikli brazilian diski
Argo
cracked out s. (uyuşturucudan) kafası iyi
cracked up s. kokain etkisinde
cracked up s. kokain kafasında