criticizes - Türkçe İngilizce Sözlük

criticizes

criticizes — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eleştirmek, tenkit etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkrɪtɪsaɪz/ – BrE /ˈkrɪtɪsaɪz/)
Terim Türü:
Fiil: criticize (criticizes – criticized – criticizing)
Bir düşünceyi, eseri veya davranışı değerlendirme amacıyla sorgulayan tutum. Yunanca kritikos kök ailesinden gelen fiil, yargılama pratiğiyle ilişkilidir. Sanat, akademi ve gündelik dilde, olumlu ya da olumsuz çözümleme bağlamında kullanılır
Eş Anlamlılar:
censure, evaluate
Zıt Anlamlılar:
praise

"criticizes" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
criticize f. eleştirmek
The new album of the band was heavily criticized.
Grubun yeni albümü ağır eleştiriler aldı.

More Sentences
criticize f. tenkit etmek
Genel
criticize f. eleştirmek
The new album of the band was heavily criticized.
Grubun yeni albümü ağır eleştiriler aldı.

More Sentences
criticize f. değerlendirmede bulunmak
The teacher will criticize our papers.
Öğretmen ödevlerimiz hakkında değerlendirmede bulunacak.

More Sentences
criticize f. kusur bulmak
criticize f. azarlamak
criticize f. yermek
criticize f. olumsuz noktaları üzerinde durmak
criticize f. eleştiri yöneltmek
criticize f. eleştiride bulunmak
criticize f. kritiğini yapmak
criticize f. ayıplamak
criticize f. tenkit etmek
criticize f. kınamak
criticize f. değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek
criticize f. eleştiri getirmek
criticize f. kritik etmek
criticize f. atıp tutmak
criticize f. kritik yapmak

"criticizes" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
criticize maliciously f. çekiştirmek
strongly and angrily criticize f. topa tutmak
criticize severely f. acımasızca eleştirmek
criticize harshly f. sert eleştirilerde bulunmak
criticize oneself f. kendini eleştirmek
self-criticize f. kendini eleştirmek
self-criticize f. özeleştiri yapmak
criticize oneself f. özeleştiri yapmak
strongly criticize f. ağır biçimde eleştirmek
criticize sharply f. acımasızca eleştirmek
criticize sharply f. ağır biçimde eleştirmek
criticize severely f. sert biçimde eleştirmek
criticize someone f. birini eleştirmek
criticize someone f. birisini eleştirmek
criticize for the sake of criticism f. eleştirmek için eleştirmek
Öbek Fiiller
criticize someone for something f. birini bir şey yüzünden yermek
criticize someone for something f. birinde bir kusur bulmak
criticize someone for something f. birini bir şey ile eleştirmek
criticize someone for something f. birini bir şey yüzünden eleştirmek
criticize (one) for (something) f. (birini bir şey) yüzünden yermek
criticize (one) for (something) f. (birini bir şey) yüzünden eleştirmek
criticize for f. için/yüzünden yermek
criticize (one) for (something) f. (birini bir şey) ile eleştirmek
criticize for f. ile eleştirmek
criticize (one) for (something) f. (birini bir şey) için eleştirmek
criticize for f. yüzünden eleştirmek
criticize for f. için eleştirmek
Konuşma Dili
criticize someone f. birine sallamak
Deyim
criticize someone with both barrels f. sert bir dille eleştirmek
criticize someone with both barrels f. ağır bir dille eleştirmek
criticize someone with both barrels f. sert biçimde eleştirmek
Konuşma
it's not my place to criticize you expr. seni eleştirmek bana düşmez