| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | criticize f. | eleştirmek | ||
|
The new album of the band was heavily criticized. Grubun yeni albümü ağır eleştiriler aldı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | criticize f. | tenkit etmek | ||
| Genel | ||||
| Genel | criticize f. | eleştirmek | ||
|
The new album of the band was heavily criticized. Grubun yeni albümü ağır eleştiriler aldı. More Sentences |
||||
| Genel | criticize f. | değerlendirmede bulunmak | ||
|
The teacher will criticize our papers. Öğretmen ödevlerimiz hakkında değerlendirmede bulunacak. More Sentences |
||||
| Genel | criticize f. | kusur bulmak | ||
| Genel | criticize f. | azarlamak | ||
| Genel | criticize f. | yermek | ||
| Genel | criticize f. | olumsuz noktaları üzerinde durmak | ||
| Genel | criticize f. | eleştiri yöneltmek | ||
| Genel | criticize f. | eleştiride bulunmak | ||
| Genel | criticize f. | kritiğini yapmak | ||
| Genel | criticize f. | ayıplamak | ||
| Genel | criticize f. | tenkit etmek | ||
| Genel | criticize f. | kınamak | ||
| Genel | criticize f. | değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek | ||
| Genel | criticize f. | eleştiri getirmek | ||
| Genel | criticize f. | kritik etmek | ||
| Genel | criticize f. | atıp tutmak | ||
| Genel | criticize f. | kritik yapmak | ||