crossed - Türkçe İngilizce Sözlük

crossed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crossed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çaprazlanmış, kızgın
Okunuş (IPA):
(AmE /krɔːst/ – BrE /krɒst/)
Terim Türü:
Sıfat
Çapraz durumu veya bağlama göre kızgınlığı niteleyen sözcüktür. Cross fiilinin ortaç biçimidir ve modern dilde fiziksel duruş ile duygusal hâli birlikte ifade edebilir.
Eş Anlamlılar:
intersected, annoyed
Zıt Anlamlılar:
parallel, calm

"crossed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crossed s. çapraz
My fingers are crossed.
Parmaklarım çapraz.

More Sentences
crossed s. çizgili
I crossed the line first.
Önce çizgiyi ben geçtim.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
crossed s. çizgili
I crossed the line first.
Önce çizgiyi ben geçtim.

More Sentences
Genel
crossed s. çaprazlanmış
crossed s. paralel (hat)
crossed s. konuşmaların karıştığı (hat)
crossed s. kızgın
Bilgisayar
crossed s. çarpılı
Matematik
crossed s. (kısmi türevler) çaprazlanmış

"crossed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 113 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crossed check i. çizgili çek
crossed line i. konuşmaların karıştığı hat
keep one's finger crossed for f. duasını eksik etmemek
keep one's finger crossed for f. birisi için dua etmek
crossed out s. çizili
love crossed s. aşkta şanssız
star-crossed s. talihsiz
star-crossed s. şanssız
star-crossed s. bahtsız
star-crossed s. kadersiz
star-crossed s. şansı olmayan
İfadeler
i am keeping my fingers crossed for you expr. senin için dua ediyorum
Konuşma Dili
it never crossed my mind expr. hiç aklıma gelmedi
fingers crossed expr. iyi şanslar
fingers crossed expr. rast gitsin
fingers crossed expr. haydi rastgele
fingers crossed expr. umarım şansım, şansı yaver gider
fingers crossed expr. umarım olur
Deyim
star-crossed lovers i. talihsiz aşıklar
have one's fingers crossed f. işlerin iyi gitmesi için dua etmek
have one's fingers crossed f. şans dilemek
have one's lines crossed f. kafası karışmak
get one's wires crossed f. yanlış anlamak
get one's lines crossed f. kafası karışmak
have one's lines crossed f. yanlış anlamak
get one's wires crossed f. kafası karışmak
have one's wires crossed f. yanlış anlamak
get one's lines crossed f. yanlış anlamak
have one's wires crossed f. kafası karışmak
keep one's fingers crossed for someone f. birisine şans dilemek
get one's lines/wires crossed f. hatlar karışmak (iki kişinin konuşurken birbirlerini anlamaması)
get (one's) signals crossed f. hatları karışmak
get (one's) signals crossed f. (birisiyle) frekansı tutturamamak
get one's lines crossed f. uyuşamamak
get one's wires crossed f. uyuşamamak
get one's wires crossed f. (birisiyle) frekansı tutturamamak
get one's wires crossed f. hatları karışmak
get one's lines crossed f. hatları karışmak
get one's lines crossed f. (birisiyle) frekansı tutturamamak
get (one's) signals crossed f. uyuşamamak
keep one's fingers crossed. f. iki parmağını çapraz yaparak şans dilemek
keep one's fingers crossed f. orta parmak ve işaret parmağını çapraz yaparak şans işareti yapmak
keep one's fingers crossed f. planların tutacağını/şansın yaver gideceğini ummak/beklemek
keep one's fingers crossed f. dua etmek
keep one's fingers crossed f. şans dilemek
get your wires crossed [us/uk] f. hatları karışmak
get your lines crossed f. hatlar karışmak (iki kişinin konuşurken birbirlerini anlamaması)
have crossed lines f. (biriyle) frekansı tutturamamak
get your lines crossed [uk] f. yanlış anlamak
have crossed lines f. hatlar karışmak (iki kişinin konuşurken birbirlerini anlamaması)
have crossed wires f. hatlar karışmak (iki kişinin konuşurken birbirlerini anlamaması)
get your lines crossed [uk] f. devreleri karışmak/yanmak
have crossed wires f. (biriyle) frekansı tutturamamak
get your lines crossed [uk] f. hatları karışmak
get your lines crossed f. (biriyle) frekansı tutturamamak
get your wires crossed f. (biriyle) frekansı tutturamamak
get your wires crossed [us/uk] f. yanlış anlamak
get your wires crossed f. hatlar karışmak (iki kişinin konuşurken birbirlerini anlamaması)
get your wires crossed [us/uk] f. devreleri karışmak/yanmak
have/keep your fingers crossed f. şans dilemek
have wires crossed f. yanlış anlamak
have/keep your fingers crossed f. işlerin iyi gitmesi için dua etmek
have wires crossed f. kafası karışmak
keep fingers crossed f. şans dilemek
keep fingers crossed f. dua etmek
keep fingers crossed f. iki parmağını çapraz yaparak şans dilemek
keep fingers crossed f. şans işareti yapmak
Konuşma
I crossed lines expr. haddimi aştım
you crossed the line expr. haddini aştın
keep your fingers crossed for me expr. bana şans dile
keep your fingers crossed for me expr. benim için dua et
now he's crossed the line! expr. şimdi sınırı aştı işte!
I got my wires crossed a little expr. hatlar karıştı biraz
Ticaret/Ekonomi
crossed check i. ödeyecek bankanın adını çeke yazma
crossed check i. çizgili çek
crossed money order i. çizgili posta çeki
general crossed check i. genel çizgili çek
generally crossed cheque i. genel çizgili çek
special crossed check i. özel çizgili çek
specially crossed cheque i. özel çizgili çek
general crossed check i. umumi çizgili çek
general crossed cheque i. umumi çizgili çek
crossed cheque i. çizgili çek
crossed cheque i. yalnızca bankalarda bozdurulabilen çek
Hukuk
crossed check i. çizgili çek
Teknik
crossed field amplifier i. çapraz alanlı kuvvetlendirici
crossed belt i. kruvaze kayış
crossed belt i. çapraz kayış
crossed-field device i. çapraz alanlı düzen
crossed-field amplifier i. çapraz alanlı kuvvetlendirici
crossed polars i. çapraz polarizatörler
crossed-coil instrument i. çapraz bobinli ölçü aleti
crossed roller bearings i. çapraz makaralı rulman
crossed riveting i. geçmeli perçin
Bilgisayar
crossed corner i. çapraz köşe
crossed lines i. çapraz çizgiler
Telekom
crossed pinning i. çapraz bağlama
Mimarlık
crossed-dome plan i. kapalı haç planı
Denizcilik
crossed anchor i. isparmaça
Medikal
crossed aphasia i. çapraz afazi
crossed eyes i. ezotropi
crossed eyes i. içe şaşılık
crossed eye i. içe doğru şaşılık
Optik
crossed disparity i. çaprazlaşmış disparite
crossed lens i. çapraz mercek
İstatistik
crossed factors i. çaprazlı etkenler
crossed classification i. çaprazlı sınıflama
Fizik
crossed-h i. (kuantum mekaniğinde) açısal momentumun kuantumu
crossed-h i. dirac sabiti
crossed-h i. indirgenmiş planck sabiti
Biyoloji
crossed akinesia i. çapraz akinezi
Jeoloji
crossed polars i. çapraz nikollar
crossed nikols i. çapraz nikollar