demonstrates - Türkçe İngilizce Sözlük

demonstrates

demonstrates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
göstermek, kanıtlamak, protesto yapmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdemənstreɪt/ – BrE /ˈdemənstreɪt/)
Terim Türü:
Fiil: demonstrate (demonstrates – demonstrated – demonstrating)
Bir şeyi açıkça ortaya koymayı, delille göstermeyi veya toplu gösteri düzenlemeyi tanımlamaktadır; bilimsel kanıt ve toplumsal eylem bağlamlarını birlikte taşır. Latince demonstrare (“işaret ederek göstermek”) kökünden günümüze ulaşmaktadır; modern kullanımda “demonstrate a theorem” ile “demonstrate against” gibi kalıplar, aynı “görünür kılma” çekirdeğini farklı sahalara yayar.
Eş Anlamlılar:
show, prove
Zıt Anlamlılar:
conceal, disprove

"demonstrates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
demonstrate f. göstermek
The dance instructor will demonstrate the correct movement for the young dancers.
Dans eğitmeni genç dansçılar için doğru hareketleri gösterecektir.

More Sentences
demonstrate f. kanıtlamak
Of course, the usefulness of generic drugs has already been demonstrated.
Elbette, jenerik ilaçların faydası zaten kanıtlanmıştır.

More Sentences
demonstrate f. gösteri yapmak
The supporters who were against the government's policies demonstrated outside the government offices.
Hükümetin politikalarına karşı çıkan destekçiler devlet binalarının dışında gösteri yaptı.

More Sentences
demonstrate f. ispat etmek
Genel
demonstrate f. ispatlamak
She demonstrated her ability to teach in the classroom.
Sınıfta öğretme yeteneğini ispatladı.

More Sentences
demonstrate f. gösteri yapmak
The supporters who were against the government's policies demonstrated outside the government offices.
Hükümetin politikalarına karşı çıkan destekçiler devlet binalarının dışında gösteri yaptı.

More Sentences
demonstrate f. açıklamak
I'll demonstrate how this machine works.
Bu makinenin nasıl çalıştığını açıklayacağım.

More Sentences
demonstrate f. gösteri düzenlemek
Many people demonstrated peacefully in Nice and in Göteborg.
Nice ve Göteborg'da çok sayıda kişi barışçıl gösteriler düzenledi.

More Sentences
demonstrate f. ortaya koymak
This research study will demonstrate the connection between health and happiness.
Bu araştırma, sağlık ve mutluluk arasındaki bağlantıyı ortaya koyacaktır.

More Sentences
Teknik
demonstrate f. kanıtlamak
Of course, the usefulness of generic drugs has already been demonstrated.
Elbette, jenerik ilaçların faydası zaten kanıtlanmıştır.

More Sentences
Genel
demonstrate f. göstererek tanıtmak
demonstrate f. açımlamak
demonstrate f. tanıtlamak
demonstrate f. açıklayarak tanıtmak
demonstrate f. örnekle açıklamak
demonstrate f. tanıtmak
demonstrate f. müşteri adayına ürünün üstün özelliklerini genellikle tatbik ederek göstermek
demonstrate f. bir kimse veya dava lehindeki veya aleyhindeki bir düşünceyi halka arz etmek
demonstrate f. kanıtlarla öğretmek
demonstrate f. kanıtlarla açıklamak
demonstrate f. fikrin halka arz edilmesine iştirak etmek
demonstrate f. makine veya düzeneği açıklayarak tanıtma işinde çalışmak
demonstrate f. protesto yapmak
Siyasal
demonstrate f. gösterilerle desteklemek
demonstrate f. mitinglerle protesto etmek
Askeri
demonstrate f. düşmanı aldatmak için saldırmak
demonstrate f. düşmanı aldatmak için gövde gösterisi yapmak

"demonstrates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
demonstrate against f. protesto etmek
demonstrate skill f. maharet göstermek
demonstrate skill f. beceri göstermek
demonstrate oneself f. kendini kanıtlamak
demonstrate ability f. yetenek göstermek
demonstrate usefulness f. yararlılık göstermek
demonstrate a will f. irade ortaya koymak
demonstrate a will f. irade göstermek
demonstrate [obsolete] f. işaret etmek
demonstrate [obsolete] f. göstergesi olmak
demonstrate [obsolete] f. ifade etmek
demonstrate virtue f. erdem göstermek
Öbek Fiiller
demonstrate something to someone f. birine bir şey(in nasıl çalıştığını) göstermek
demonstrate for f. için gösteri düzenlemek
demonstrate against f. -e karşı gösteri düzenlemek
demonstrate (something) to (one) f. (birine bir şeyin) nasıl yapıldığını göstermek
demonstrate for (someone or something) f. (biri/bir şey) için gösteri düzenlemek
demonstrate for (someone or something) f. (biri/bir şey) için gösteri yapmak
demonstrate to f. -e göstermek
demonstrate (something) to (one) f. (birine bir şeyi) göstererek açıklamak
demonstrate to f. -e göstererek açıklamak
demonstrate against (someone or something) f. (birini/bir şeyi) protesto etmek
demonstrate (something) to (one) f. (birine bir şeyin) nasıl çalıştığını göstermek
demonstrate against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı gösteri düzenlemek
Siyasal
right to congregate and demonstrate i. toplantı ve gösteri yapma hakkı