derecesinde - Türkçe İngilizce Sözlük

derecesinde

"derecesinde" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
derecesinde in so far zf.
derecesinde inasmuch as zf.

"derecesinde" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
saçmalık derecesinde sevilme kuruntusu erotomania i.
hayvanlara sapıklık derecesinde ilgi duyma zoophilia i.
abartı derecesinde itaat overcompliance i.
bir fikir üzerinde saplantı derecesinde durma rumination i.
hastalık derecesinde duygusallık goo i.
fetiş derecesinde bağlılık cult i.
bir şeye takıntı derecesinde tutkun kimse foamer i.
uranyumu silah derecesinde zenginleştirmek enrich weapons-grade uranium f.
(bir şeyi) saçmalık derecesinde abartmak overegg f.
dolandırıcılık derecesinde kandırmak deacon f.
hastalık derecesinde sickly s.
daha hastalık derecesinde sicklier s.
mantıksızlık derecesinde iyimser panglossian s.
zevksizlik derecesinde şatafatlı tackey s.
yok derecesinde zilch s.
ölüm hakkında hastalık derecesinde meraklı ghoulish s.
saflık derecesinde en iyisini ummak optimist s.
devlet sırrının bir alt gizlilik derecesinde olan secret s.
arşive ait olup mükemmel saflık derecesinde olan (sikke) proof s.
en yüksek derecesinde at its zenith zf.
saplantı derecesinde obsessively zf.
kaynama derecesinde boiling zf.
hakaret derecesinde aşağıda below ed.
çılgınlık derecesinde moda craze N.
Öbek Fiiller
bir şey/bir şey yapma derecesinde to the point of something/of doing something expr.
İfadeler
hiç derecesinde next to nothing expr.
absürtlük derecesinde to the point of absurdity expr.
Konuşma Dili
bilim, teknik, bilgisayar ve edebiyat gibi konular üzerinde saplantılı derecesinde bilgili kişilerin oluşturduğu alt kültür geek i.
bir sanatçıya/ünlüye/kişiye/karaktere takıntı derecesinde hayran olmak stan f.
özenti derecesinde süslü chi-chi s.
Deyim
bağımlılık derecesinde alışkanlık drug of choice i.
azizlik derecesinde özverili kimse mother teresa i.
(bir şeye) intihal derecesinde benzemek look suspiciously like (something) f.
(bir şeye) intihal derecesinde benzemek look/sound suspiciously like something f.
Teknik
(eriyik metal) malzeme veya sertlik derecesinde katman veya heterojen alanlar oluşturmak bridge f.
Medikal
hastalık derecesinde kilolu clinically obese s.
Psikoloji
takıntı derecesinde spor yapma athleticism i.
hastalık derecesinde heves zelotypia i.
hastalık derecesinde kitap düşkünü olan kimse bibliomane i.
takıntı derecesinde tekrar tekrar yapılan eylem ritual i.
hastalık derecesinde kitap düşkünü bibliomaniacal s.
Matematik
büyüme fonksiyonu üstel fonksiyon derecesinde olan gruplar groups of exponential growth i.
büyüme fonksiyonu polinom derecesinde olan gruplar groups of polynomial growth i.
n derecesinde olan nth expr.
Biyoloji
kardeş derecesinde akrabalığı olan canlı sibling i.
kardeş derecesinde akrabalığı olan canlı sib i.
Deniz Biyolojisi
dar tuzluluk derecesinde yaşayabilen stenohaline s.
Gökbilim
1.51 ila 2.50 arası parlaklık derecesinde olan (yıldız) second s.
Dini
kilise geleneklerine takıntı derecesinde bağlılık ecclesiolatry i.
meryem ana'ya putperestlik derecesinde tapınma mariolater i.
Askeri
silah derecesinde uranyum weapons-grade uranium i.
Müzik
dizinin ilk derecesinde üç veya dört kere tekrarlanan bir nakarattan oluşan bir müzikal form rondo i.
Latince
bıkkınlık derecesinde ad nauseam expr.
Argo
fanatiklik derecesinde hayran kişi fandom trash i.
anime, manga, video oyunu ve/veya benzeri ortamlardaki kurgusal karakterlere karşı fetişizm derecesinde ilgi duyma moe i.
(birine/bir şeye) takıntı derecesinde hayran olmak stan for (someone or something) f.