| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | proof i. | kanıt | ||
|
You need to provide proof of identity at the entrance. Girişte kimlik bilgilerinize dair kanıt sunmanız gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | proof i. | ispat | ||
|
There are three common ways to organize a proof in geometry. Geometride bir ispatı oluşturmanın üç yaygın yolu vardır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | proof i. | delil | ||
|
We want proof. Delil istiyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | proof i. | kanıt | ||
|
You need to provide proof of identity at the entrance. Girişte kimlik bilgilerinize dair kanıt sunmanız gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | proof i. | ispat | ||
|
There are three common ways to organize a proof in geometry. Geometride bir ispatı oluşturmanın üç yaygın yolu vardır. More Sentences |
||||
| Genel | proof f. | dayanıklı hale getirmek | ||
|
We prefer tents that are proofed against heavy rainfall. Şiddetli yağışlara dayanıklı hale getirilmiş çadırları tercih ediyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | proof f. | düzeltmek | ||
|
Could you proof the last pages for me? Son sayfaları benim için düzeltebilir misiniz? More Sentences |
||||
| Genel | proof s. | dayanıklı | ||
|
He is proof against temptation. Günaha karşı dayanıklıdır. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | proof i. | delil | ||
|
We want proof. Delil istiyoruz. More Sentences |
||||
| Hukuk | proof i. | ispat | ||
|
There are three common ways to organize a proof in geometry. Geometride bir ispatı oluşturmanın üç yaygın yolu vardır. More Sentences |
||||
| Hukuk | proof i. | kanıt | ||
|
You need to provide proof of identity at the entrance. Girişte kimlik bilgilerinize dair kanıt sunmanız gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | proof i. | delil | ||
|
We want proof. Delil istiyoruz. More Sentences |
||||
| Teknik | proof i. | kanıt | ||
|
You need to provide proof of identity at the entrance. Girişte kimlik bilgilerinize dair kanıt sunmanız gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Teknik | proof i. | prova baskı | ||
|
Are these proofs approved? Bu prova baskılar onaylandı mı? More Sentences |
||||
| Teknik | proof s. | dayanıklı | ||
|
He is proof against temptation. Günaha karşı dayanıklıdır. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | proof i. | içkideki alkol oranı | ||
|
This coffee liquor is 5% proof. Bu kahve likörünün alkol oranı %5'tir. More Sentences |
||||
| Matematik | ||||
| Matematik | proof i. | ispat | ||
|
There are three common ways to organize a proof in geometry. Geometride bir ispatı oluşturmanın üç yaygın yolu vardır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | proof i. | senet | ||
| Genel | proof i. | imtihan | ||
| Genel | proof i. | ispat etme | ||
| Genel | proof i. | belgit | ||
| Genel | proof i. | deneme | ||
| Genel | proof i. | tecrübe | ||
| Genel | proof i. | alkol derecesi | ||
| Genel | proof i. | kanıtlama | ||
| Genel | proof i. | düzelti | ||
| Genel | proof i. | sınama | ||
| Genel | proof i. | içkinin alkol derecesinin ölçüsü | ||
| Genel | proof i. | aksiyomdan teoreme götüren ifade veya formüller zinciri | ||
| Genel | proof i. | delilleri inceleyerek ikna olma | ||
| Genel | proof i. | (levha, blok veya taştan alınan) deneme baskısı | ||
| Genel | proof i. | kitabın kırpılmamış olduğunun kanıtı olarak kabul edilen bitişik yaprak çifti | ||
| Genel | proof i. | düzeltme veya inceleme için alınan baskı | ||
| Genel | proof i. | gravürde prova baskı | ||
| Genel | proof i. | arşivleme amaçlı erken dönemde basılan sikke numunesi | ||
| Genel | proof i. | fotoğraf negatifinden elde edilen prova baskı | ||
| Genel | proof i. | ekipman veya mühimmatın uygunluğunu belirleyen deneme | ||
| Genel | proof i. | hamurun standart hafifliğe getirilmesi | ||
| Genel | proof i. | alkol numunesinin asgari kuvveti | ||
| Genel | proof f. | son okumasını yapmak | ||
| Genel | proof f. | son okuma yapmak | ||
| Genel | proof f. | … geçirmez hale getirmek | ||
| Genel | proof f. | (maya) uyanınca kabarıp köpürmek | ||
| Genel | proof f. | düzeltmenlik yapmak | ||
| Genel | proof f. | (bir şeye karşı) dayanıklı kılmak | ||
| Genel | proof f. | (hamuru) uygun hafiflik için gece boyu mayalamak | ||
| Genel | proof s. | dirençli | ||
| Genel | proof s. | kuvvetli | ||
| Genel | proof s. | emin | ||
| Genel | proof s. | işlemez | ||
| Genel | proof s. | (içki) belli bir ayarda olan | ||
| Genel | proof s. | -e karşı dayanıklı | ||
| Genel | proof s. | geçirmez | ||
| Genel | proof s. | maksimum gerilmeye göre test ederek sağlamlık ölçen | ||
| Genel | proof s. | prova baskı niteliğinde olan | ||
| Genel | proof s. | azami gerilme testi yapan | ||
| Genel | proof s. | arşive ait olup mükemmel saflık derecesinde olan (sikke) | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | proof i. | işletmede kullanılan her türlü defter ve belgeler | ||
| Ticaret/Ekonomi | proof i. | ispat aracı | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | proof i. | belgeleme | ||
| Hukuk | proof i. | beyyine | ||
| Hukuk | proof i. | tespit | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | proof i. | deneme baskısı | ||
| Teknik | proof f. | teste sokmak | ||
| Teknik | proof f. | kanıt aramak | ||
| Teknik | proof f. | prova baskısını yapmak | ||
| Teknik | proof f. | deneme amaçlı basmak | ||
| Teknik | proof f. | (hamuru) uygun hafifliğe getirmek | ||
| Teknik | proof f. | (mayayı) su ve şekerle aktive etmek | ||
| Teknik | proof f. | kalitesini artırmak | ||
| Teknik | proof f. | kurşun geçirmez yapmak | ||
| Teknik | proof f. | iyice sağlamlaştırmak | ||
| Teknik | proof s. | geçirmez | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | proof i. | sağlama | ||
| Bilgisayar | proof s. | tamamlanmaya yakın | ||
| Bilgisayar | proof expr. | tanıt | ||
| Baskı Teknikleri | ||||
| Baskı Teknikleri | proof f. | yazıcıda basmak | ||
| Baskı Teknikleri | proof f. | (gravür) deneme baskısı almak | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | proof i. | kanıtlanım | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | proof i. | deneme baskısı | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | proof i. | namlu ve mekanizmaların sağlamlığından emin olmak için yapılan yüksek şarjlı deneme atışı | ||
| Resim | ||||
| Resim | proof i. | deneme baskısı | ||
| Fotoğrafçılık | ||||
| Fotoğrafçılık | proof i. | ayar | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | proof i. | prova | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | proof i. | burhan | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | proof i. | test edilip onaylanmış olma | ||
| Eski Kullanım | proof i. | kurşun geçirmezlik | ||
| Eski Kullanım | proof i. | dayanıklılık | ||
| Eski Kullanım | proof i. | çok dayanıklı olma | ||
| Eski Kullanım | proof i. | kaliteli olma | ||
| Eski Kullanım | proof i. | sağlamlık | ||
| Eski Kullanım | proof zf. | doğrulanmış olarak | ||
| Eski Kullanım | proof zf. | kesinlikle | ||
| Eski Kullanım | proof zf. | teyitli biçimde | ||