doymak - Türkçe İngilizce Sözlük

doymak

"doymak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
doymak be full f.
I was full.
Doymuştum.

More Sentences
doymak fill f.
He is not a believer whose stomach is filled while his neighbor goes hungry.
O, komşusu açken karnı doyan bir mümin değil.

More Sentences
doymak be satisfied f.
We ate until we were satisfied.
Doyana kadar yedik.

More Sentences
doymak get enough f.
Upon entering a relationship, you cannot get enough of one another.
Bir ilişkiye girdikten sonra birbirinize doyamazsınız.

More Sentences
doymak eat one's fill f.
doymak be full up f.
doymak be saturated f.
doymak be satiated f.
doymak be saturated with f.
doymak be sated with f.
doymak sodden f.
doymak sodden f.
doymak sog [dialect] f.
doymak spunge f.
Deyim
doymak eat fill f.
Teknik
doymak saturate f.

"doymak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
doymak bilmezlik voracity i.
doymak bilmez iştah craving i.
doymak bilmezlik rapaciousness i.
doymak bilmezlik ravenousness i.
doymak bilmezlik ravening i.
doymak bilmezlik ravin i.
doymak bilmezlik voraciousness i.
doymak bilmez iştah wolf i.
doymak bilmez kimse cormorant i.
gözü doymak become satisfied f.
karnı doymak be full up f.
karnı doymak eat one's fill f.
aşırı doymak overcloy f.
damlayarak taşacak kadar doymak drip f.
suya doymak sodden f.
tıka basa doymak stoke f.
doymak bilmez voracious s.
doymak bilmez (iştah) keen s.
doymak bilmez rapacious s.
doymak bilmez insatiable s.
doymak bilmez inappeasable s.
doymak bilmez grasping s.
doymak bilmez ravening s.
doymak bilmez cormorant s.
doymak bilmez cormoraut s.
doymak bilmez sharp s.
doymak bilmeyen bottomless s.
(merakı) doymak bilmeyen omnivorous s.
doymak bilmeyen insatiable s.
doymak bilmeden rapaciously zf.
Öbek Fiiller
bir şeye doymak drown in something f.
Atasözü
gelişme çağında olan gençler doymak bilmez growing youth has a wolf in his belly f.
gelişme çağında olan gençler doymak bilmez a growing youth has a wolf in his belly
Konuşma Dili
doymak bilmez foodaholic i.
-e doymak get (one's) fill f.
-e doymak get one's fill f.
Deyim
doymak bilmez kimse a bottomless pit i.
tıka basa doymak be as full as a tick f.
gözü doymak rest on one's laurels f.
-e doymak have one's fill of something f.
-e doymak get one's fill of something f.
çok doymak be stuffed like a turkey f.
tıka basa doymak be stuffed like a turkey f.
aşırı doymak be stuffed like a turkey f.
karnı doymak eat fill f.
birine/bir şeye doymak have had your fill of somebody/something f.
'-e doymak have had your fill of f.
doymak bilmeme hollow legs f.
Teknik
aşırı doymak supersaturate f.
Medikal
doymak bilmeme boulimia i.
Mutfak
tıka basa doymak farce f.
Kimya
nitrik aside doymak nitrate f.
Eski Kullanım
gözü doymak converse f.
İngiliz Argosu
doymak bilmez tip bottomless pit i.