duke - Türkçe İngilizce Sözlük

duke

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

duke — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dük, lider/şef (bağlama göre)
Okunuş (IPA):
(AmE /duːk/ – BrE /djuːk/)
Terim Türü:
İsim: duke (dukes)
Soyluluk hiyerarşisinde yüksek rütbeli unvanı; bazı bağlamlarda güçlü/önder kişiyi açıklayan sözcüktür. Latince dux (“önder, komutan”) kökünden Fransızca duc üzerinden İngilizceye geçmiştir; modern kullanımda duke, hem resmî aristokrasi unvanı hem de tarihî/edebî figürlerin başlığında sık görülür.
Eş Anlamlılar:
nobleman, peer
Zıt Anlamlılar:
commoner (contextual)

"duke" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
duke i. dük
The duke was the king's best friend.
Dük, kralın en iyi arkadaşıydı.

More Sentences
duke i. yumruk
Put up your dukes.
Yumruklarını havaya kaldır.

More Sentences
duke i. dukalık başı
duke f. savaşmak
duke N. lider/şef (bağlama göre)
Konuşma Dili
duke s. çok fena
duke s. bok gibi
duke s. çok kötü
Botanik
duke i. özellikleri kiraz ile vişne arasında değişen çeşitli kültür vişnelerine verilen ad
Spor
duke i. (ödüllü dövüşte) galibiyet sembolü olarak havaya kaldırılan yumruk
İskambil
duke i. oyuncunun kart eli
Argo
duke f. sıçmak
duke f. kaka yapmak
duke f. anal seks yapmak
duke f. kusmak
duke f. istifra etmek
duke f. midesi dışına çıkmak
İngiliz Argosu
duke i. homo
duke i. ibne

"duke" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
grand duke i. büyük dük
grand duke i. grandük
grand duke i. grand dük
duke of holdernesse i. holdernesse dükü
duke [obsolete] i. şef
duke [obsolete] i. lider
du. (duke) kısalt. dük
Öbek Fiiller
duke someone out f. yere sermek/yıkmak
duke someone out f. nakavt etmek
Deyim
dine with duke humphrey f. akşam yemeği yemeden gitmek
Siyasal
grand duke i. çarın erkek tarafından oğlu
grand duke i. çarın erkek tarafından erkek torunu
royal duke i. hem prens hem dük olan kraliyet mensubu
duke's coronet i. etrafında çilek yaprakları olan (ingiliz veya irlanda) dük tacı
Medikal
duke’s classification in colorectal cancer i. kalın bağırsak ve rektum kanserlerinde duke klasifikasyonu
duke test i. duke testi
Botanik
duke of argyll's tea tree i. kurt üzümü
duke of argyll's tea tree i. güneydoğu avrupa'dan çin'e uzanan geniş bir coğrafyaya özgü yaprak döken dikenli bir çalı
duke of argyll's tea tree i. kurt üzümü
duke cherry i. özellikleri kiraz ile vişne arasında değişen çeşitli kültür vişnelerine verilen ad
Eğitim
the duke of edinburgh award i. edinburgh dükü ödülü
Coğrafya
east duke i. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
Argo
duke it out f. rekabet etmek
duke it out f. kozlarını paylaşmak
duke out f. yumrukla yere sermek/yıkmak
duke out f. vurup bilincini kaybettirmek
duke it out f. münakaşa etmek
duke it out f. yumruklaşmak
duke out f. mahvetmek
duke out f. vurup bayıltmak
duke it out f. mücadele etmek
duke (out) f. yumruk atmak