earlier - Türkçe İngilizce Sözlük

earlier

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

earlier — Definition

Anlamı ve Tanımı:
daha erken, daha önce
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɝːliər/ – BrE /ˈɜːliə/)
Terim Türü:
Sıfat/Zarf (comparative)
Zaman bakımından daha önce olanı anlatan “early” sıfatının karşılaştırma biçimidir; “earlier than” yapısıyla kıyas kurar. Early kelimesinin tarihsel çekimi içinde yer alır; modern kullanımda earlier, anlatıda zaman çizgisini netleştirmenin en pratik karşılaştırma araçlarından biridir.
Eş Anlamlılar:
sooner, previously
Zıt Anlamlılar:
later, afterwards

"earlier" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
earlier s. eski
With Microsoft Office documents, versions 2003 or earlier, when you save a file with a password, hackers can break that password in seconds.
Kaydederken şifrelediğiniz 2003 ve daha eski sürüm Microsoft Office belgelerinin şifresini hackerlar saniyeler içinde kırabiliyor.

More Sentences
earlier s. önce
Customers using earlier versions of Adobe Acrobat in Snow Leopard cannot use the Adobe PDF Printer.
Snow Leopard'da Adobe Acrobat'ın önceki sürümlerini kullanan müşteriler Adobe PDF Yazıcısını kullanamaz.

More Sentences
earlier s. önceki
The children's level of hearing loss had remained the same as it was six years earlier.
Çocukların işitme kaybı düzeyi altı yıl öncekiyle aynı kalmıştı.

More Sentences
earlier zf. daha evvel
Tom wanted to do that earlier.
Tom bunu daha evvelden yapmak istedi.

More Sentences
earlier zf. erken
Earlier this morning in France, a train en route from Paris to Vienna caught fire near Nancy.
Bu sabah erken saatlerde Fransa'da, Paris'ten Viyana'ya giden bir tren Nancy yakınlarında alev aldı.

More Sentences
earlier zf. daha erken
In other words, we must simply set an earlier timetable for the next support period.
Başka bir deyişle bir sonraki destek dönemi için daha erken bir zaman çizelgesi belirlemeliyiz.

More Sentences
earlier zf. daha öncesinde
Once again, as I said earlier, that depends on the reactions of the German Government.
Daha önce de söylediğim gibi bu Alman Hükumeti'nin vereceği tepkiye bağlı.

More Sentences
earlier zf. daha önce
You should have told me that earlier.
Bunu bana daha önce söylemeliydin.

More Sentences
earlier s. sabık
earlier zf. peşin
earlier zf. evvel

"earlier" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
one's earlier works i. birinin ilk çalışmaları/eserleri
apply an earlier date f. öne çekmek
apply an earlier date f. öne almak
apply an earlier date f. geriye dönük tarihlendirmek
amend to an earlier time f. erkene almak
amend to an earlier time f. erken bir tarihe almak
schedule to an earlier time f. erkene almak
schedule to an earlier time f. erken bir tarihe almak
move to an earlier time f. erken bir tarihe almak
move to an earlier time f. erkene almak
move something to an earlier time f. erken tarihe almak
reschedule a meeting or event for an earlier time f. erken tarihe almak
move something to an earlier time f. erkene almak
reschedule a meeting or event for an earlier time f. erken bir tarihe almak
move something to an earlier time f. erken bir tarihe almak
reschedule a meeting or event for an earlier time f. erkene almak
die earlier than f. önce ölmek
die earlier than f. birinden önce ölmek
die earlier than f. daha önce ölmek
move to an earlier time f. erkene çekmek
reset to an earlier time f. erkene çekmek
take up one’s post a week earlier than expected f. görevine beklenenden bir hafta önce başlamak
get an earlier flight f. daha erken saate bir uçuş bulmak
find an earlier flight f. daha erken saate bir uçuş bulmak
move something to an earlier time f. tarihini öne çekmek
move something to an earlier time f. tarihi öne almak
move something to an earlier time f. tarihini öne almak
move something to an earlier time f. tarihi öne çekmek
discussed earlier s. daha önce tartışılmış
discussed earlier s. önceden ele alınmış
much earlier zf. çok daha önce
in earlier zf. başlarda
earlier this month zf. bu ayın başları
no earlier than ed. -den daha erken olmamak üzere
İfadeler
election earlier than expected i. erken seçim
election called earlier than expected i. erken seçim
earlier today zf. bugünün erken saatlerinde
in the earlier stages expr. ilk zamanlar
earlier in the week expr. hafta başında
as noted earlier expr. daha önce belirtildiği gibi
decades earlier expr. on yıllar önce
earlier today expr. bugün erken saatlerde
earlier times expr. eskiden
earlier times expr. eski zamanlarda
Konuşma Dili
earlier on expr. öncesinde
earlier in the day expr. günün daha erken saatlerinde
earlier in the week expr. hafta başındaki
earlier this evening expr. bu akşam erken saatlerde
Konuşma
I wrote to you earlier expr. size daha önce yazmıştım
it's earlier than I thought expr. düşündüğümden daha erkenmiş
why didn't you tell me about this earlier? expr. neden bundan daha önce bahsetmedin?
why didn't you tell me about this earlier? expr. neden bunu bana daha önce anlatmadın?
some years earlier expr. birkaç yıl önce
we spoke on the phone earlier expr. daha önce telefonda konuşmuştuk
you showed me earlier expr. daha önce göstermiştin
Ticaret/Ekonomi
earlier death i. görev süresini doldurmadan önce ölme
earlier application is encouraged i. erken uygulama teşviği
earlier application is encouraged expr. erken uygulama teşvik edilir
Hukuk
an earlier parole hearing i. erken bir şartlı tahliye duruşması
Siyasal
the earlier english romantics i. ingiliz romantikleri
Kısaltma
net (not earlier than) zf. -den daha erken değil