later - Türkçe İngilizce Sözlük

later

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

later — Definition

Anlamı ve Tanımı:
daha sonra, ileride
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈleɪtər/ – BrE /ˈleɪtə/)
Terim Türü:
Zarf/Sıfat
Zaman içinde daha ileri bir noktayı işaret eden kelimedir ve karşılaştırmalı zaman ilişkisi kurar. Late kelimesinin karşılaştırmalı biçimi olarak gelişmiştir. Güncel kullanımda later, planlama ve sıralama anlatılarında zaman akışını netleştirmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
afterward, subsequently
Zıt Anlamlılar:
earlier, previously

"later" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
later zf. sonradan
It is better to be bold now than to be sorry later.
Sonradan üzülmektense şimdi cesur olmak daha iyidir.

More Sentences
later zf. sonra
I can come later and take the toolbox.
Daha sonra gelip alet kutusunu alabilirim.

More Sentences
Genel
later s. ileri tarihte olan
The protests were postponed to a later day due to the weather.
Hava muhalefeti nedeniyle protestolar ileri bir tarihe ertelendi.

More Sentences
later s. sonraki
The problems caused by the quality were solved in the later versions of the product.
Kaliteden kaynaklanan sorunlar ürünün sonraki versiyonlarında çözüldü.

More Sentences
later zf. sonraki
Color settings, however, are retained on later editions of Windows NT.
Ancak renk ayarları Windows NT'nin sonraki sürümlerinde korunur.

More Sentences
later zf. daha sonra
We will undoubtedly get bogged down in discussions again later, but we think this is acceptable in principle.
Kuşkusuz daha sonra yine tartışmalara boğulacağız, ancak bunun ilke olarak kabul edilebilir olduğunu düşünüyoruz.

More Sentences
later zf. sonra
I can come later and take the toolbox.
Daha sonra gelip alet kutusunu alabilirim.

More Sentences
later s. daha sonraki
later s. ileride
later zf. bilahare
later zf. sonraları
Konuşma Dili
later ünl. görüşmek üzere

"later" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
a little later zf. birazdan
Genel
later stage i. ileri safha
later-born i. ailenin ilk çocuğundan sonra doğan çocuk
answer later f. sonra cevaplamak
control later f. sonra kontrol etmek
control later f. sonradan kontrol etmek
put off something until later f. ertelemek
later-born s. daha sonra doğan
sooner or later zf. nasıl olsa
sooner or later zf. er veya geç
and later zf. ve daha sonra
sooner or later zf. erken veya geç
later on zf. bilahare
later than expected zf. beklenenden daha geç
at a later time zf. sonraki bir zamanda uygun bir zamanda
in the later century zf. yüzyılın sonlarında
at a later time zf. uygun bir zamanda
later on zf. ileride
sooner or later zf. eninde sonunda
in the later tenth century zf. onuncu yüzyılın sonlarına doğru
at a later time zf. sonraki bir zamanda
and later zf. ve sonra
sooner or later zf. er geç
much later in the history zf. tarihte son zamanlarda
a little later zf. biraz sonra
some time later zf. bir zaman sonra
at a later stage zf. sonraki bir aşamada
in the later century zf. yüzyılın sonlarına doğru
and later zf. sonra
sooner or later zf. er ya da geç
later on zf. daha sonra
not later than tomorrow zf. en geç yarın
later this year zf. bu yıl içinde
later this week zf. bu hafta içinde
a day later zf. bir gün sonra
after a while later zf. kısa bir süre sonra
three months later zf. üç ay sonra
one year later zf. bir sene sonra
later in the day zf. ilerleyen saatlerde
later in the day zf. günün ilerleyen saatlerinde
now or later zf. şimdi veya sonra
50 years later zf. elli yıl sonra
50 years later zf. 50 sene sonra
50 years later zf. 50 yıl sonra
50 years later zf. elli sene sonra
two weeks later zf. iki hafta sonra
later on zf. daha sonraları
few minutes later zf. birkaç dakika sonra
two weeks later zf. 2 hafta sonra
later on zf. devamında
for later zf. sonrası için
later on zf. ilerleyen zamanda
later on zf. ilerleyen zamanlarda
10 years later zf. on sene sonra
10 years later zf. 10 yıl sonra
ten years later zf. on sene sonra
10 years later zf. on yıl sonra
ten years later zf. 10 yıl sonra
10 years later zf. 10 sene sonra
ten years later zf. 10 sene sonra
ten years later zf. on yıl sonra
forty years later zf. 40 yıl sonra
a year later zf. bir yıl sonra
one year later zf. bir yıl sonra
a year later zf. bir sene sonra
twenty years later zf. yirmi yıl sonra
twenty years later zf. yirmi sene sonra
a few hours later zf. birkaç saat sonra
later on zf. daha sonrasında
2 hours later zf. 2 saat sonra
five minutes later zf. 5 dakika sonra
30 years later zf. 30 yıl sonra
3 years later zf. 3 yıl sonra
at a later date zf. ileriki bir tarihte
later than ed. -den daha sonra
no later than ed. -den önce
no later than ed. ...tarihinden önce
no later than ed. -den daha önce
no later than ed. -den daha sonra olmayacak şekilde
Öbek Fiiller
postpone until (some later date or time) f. (sonraki bir tarihe/güne/zamana) ertelemek
postpone until (some later date or time) f. (ileriki bir tarihe/güne/zamana) ertelemek
İfadeler
later than usual expr. alışılmışdan daha geç
the person you have called can not be reached at the moment please try again later expr. aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
what you plant now you will harvest later expr. ne ekersen onu biçersin
an hour later expr. bir saat sonra
one hour later expr. bir saat sonra
in the later years expr. daha sonraki yıllarda
in the later years expr. sonraki yıllarda
not later than tomorrow expr. yarından tezi yok
later that day expr. o günün ilerleyen saatlerinde
later that day expr. o gün daha sonra
at a later date expr. ileriki bir tarihte
2 months later expr. 2 ay sonra
2 months later expr. iki ay sonra
two months later expr. iki ay sonra
two months later expr. 2 ay sonra
later that night expr. (o) gecenin ilerleyen saatlerinde
somewhat later expr. neden sonra
sooner rather than later expr. fazla zaman geçmeden
sooner rather than later expr. çok geç olmadan
sooner rather than later expr. çok geçmeden
sooner rather than later expr. çok zaman geçmeden
to be named later expr. adı sonra konulacak
to be named later expr. ayrıntıları/adı daha sonra belirlenecek/açıklanacak
to be named later expr. şimdilik bilinen bu kadar
cross that bridge later expr. o konuyu daha sonra düşünürüz
cross that bridge later expr. o sorunu daha sonra düşünürüz
at a later date expr. sonraki bir tarihte
decades later expr. onlarca yıl sonra
Konuşma Dili
check you later [south african] ünl. hoşçakal
check you later [south african] ünl. sonra görüşürüz
check you later [south african] ünl. görüşürüz
check you later [south african] ünl. görüşmek üzere
check you later [south african] ünl. hadi görüşürüz
bbl (be back later) ünl. sonra görüşürüz
bbl (be back later) ünl. sonra görüşmek üzere
bbl (be back later) ünl. şimdilik hoşça kal
later on expr. daha sonra
later on expr. sonrasında
several years later expr. birkaç yıl sonra
take care see you later expr. kendine iyi bak sonra görüşürüz
three days later expr. üç gün sonra
six hours later expr. altı saat sonra
two weeks later expr. iki hafta sonra
some years later expr. birkaç yıl sonra
not two months later expr. daha üzerinden iki ay bile geçmeden
one week later expr. bir hafta sonra
a few years later expr. birkaç yıl sonra
some time later for no particular reason expr. bir süre sonra hiçbir neden yokken
please call later expr. sonra tekrar arayın lütfen
not later than expr. -den
not later than expr. -dan önce
not later than expr. -ten
not later than expr. -tan önce
perhaps a little later expr. belki biraz sonra
perhaps a little later expr. belki az sonra
later alligator expr. sonra görüşürüz
later today expr. bugün ilerleyen saatlerde
later today expr. bugün geç saatlerde
sooner rather than later expr. ne kadar erken/çabuk olsa o kadar iyi
a day or two later expr. bir iki gün sonra
see u later expr. sonra görüşürüz
l8r g8r (later, gater) expr. sonra görüşürüz
l8r g8r (later, gater) expr. görüşürüz
l8r g8r (later, gater) expr. İngilizce later, gater (see you later, alligator) ifadesinin genellikle dijital ortamda mesaj yazarken kullanılan kısaltması
later, gator expr. sonra görüşürüz
later, gator expr. görüşürüz
I'll try (one) later expr. başka zaman görüşürüz/konuşuruz
I'll try (one) later expr. sonra görüşürüz/konuşuruz
I'll try (one) later expr. sonra tekrar uğrarım