-ten - Türkçe İngilizce Sözlük

-ten

"-ten" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Konuşma Dili
-ten by ed.
-ten not later than expr.

"-ten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ten skin i.
ten rengi skin color i.
Genel
ten rengi colour i.
ten rengi flesh color i.
ten rengi color i.
ten rengi buff i.
ten body i.
ten rengi complexion i.
ten the flesh i.
ten complexion i.
bronz ten suntan i.
bronzlaşmış ten suntan i.
yanık ten tan i.
yanık ten suntan i.
ten flesh i.
everest'ten sonra dünyanın en yüksek dağı k2 i.
ten rengi nude i.
bronz ten bronzed skin i.
bronz ten tanned skin i.
ten rengi flesh-color i.
ten rengi colouring i.
koyu ten dark skin i.
ten uyuşmazlığı sexual incompatibility i.
ten uyumu sexual compatibility i.
açık ten fair skin i.
açık ten light skin i.
ten rengi body colour i.
ten rengi skin colour i.
ten rengi skin tone i.
yanık ten olive skin i.
yanık ten tan skin i.
ten rengi coloring i.
açık ten fair complexion i.
soluk ten pale skin i.
ten rengi incarnadine i.
s.o.s 'ten önce kullanılan acil yardım kodu c q d i.
güneşte yanmış ten rengi tan i.
alkol oranı %14'ten az olan şarap table wine i.
ten rengi carnation [obsolete] i.
koyu ten rengi nigrescence i.
siyah ten rengi nigrescence i.
soluk ten anaemia i.
soluk ten anemia i.
abd ve kanada'da 2015'ten sonra opioid bazlı uyuşturucu kullanımının/bağımlılığının/doz aşımı vakalarının ciddi derecede artması opioid epidemic i.
abd ve kanada'da 2015'ten sonra yaşanan opioid bazlı uyuşturucu krizi opioid epidemic i.
yorkshire dales'ten gelen kimse dalesman i.
ten renginde kızarıklık rubicundity i.
ten rengi rud [dialect] i.
ten renginde kırmızımsılık rubicundity i.
ten rengi complection i.
esmer ten duskiness i.
eskiden isveç'ten ingiltere'ye ithal edilen kaliteli bir demir osmond i.
eskiden isveç'ten ingiltere'ye ithal edilen kaliteli bir demir osmund i.
(at/bisiklet'ten) inmek dismount f.
yanmış (ten) bronzed s.
ten rengi flesh-colored s.
(ten) soluk sallow s.
açık (ten,saç) fair s.
ten rengi flesh-coloured s.
ten rengine sahip carnationed [obsolete] s.
ten renkli carnationed [obsolete] s.
unla kaplanmışçasına soluk (ten rengi) mealy s.
açık buğday renkli ve pürüzsüz (ten) ivory s.
(ingiltere) stoke–on–trent'ten gelen stoke s.
(ten) açık fair s.
ten rengi buff s.
koyu ten ile birlikte anlamı veren ön ek melano- ök.
Konuşma Dili
1970'ten sonra doğup ailelerine kıyasla daha az maddi güvenceye sahip yetişkinlerin oluşturduğu kuşak ipod generation i.
Deyim
pürüzsüz ten schoolgirl complexion i.
bebeksi ten schoolgirl complexion i.
bebeksi ten peaches and cream i.
abd ve kanada'da 2015'ten sonra yaşanan opioid bazlı uyuşturucu krizi opioid crisis i.
atlantik'ten pasifik'e coast-to-coast expr.
Konuşma
8:15'ten geç olmasın no later than 8:15 expr.
Ticaret/Ekonomi
1925'ten 1948'e kadar kullanılan alman para birimi reichsmark i.
transdinyester bölgesinde 1994'ten beri basılan bir para birimi ruble i.
Teknik
ten moisture i.
masuraları peg'ten alma tilt in cops above pegs i.
cor-ten çeliği cor-ten steel i.
%0.15'ten az karbon içeren çelik soft-cast steel i.
Bilgisayar
ten rengi tan i.
disket'ten yükleme floppy install i.
unix'ten unix'e kopya unix-to-unix copy i.
sohbet'ten çık exit chat expr.
sohbet'ten çıkar quits chat expr.
paint'ten çıkar quits paint expr.
Bilişim
internet'ten radyo internet radio i.
internet'ten faks internet faxing i.
internet'ten eğitim internet training i.
internet'ten yedekleme internet backup i.
Tekstil
ten rengi tayt fleshings i.
Boyacılık
ten rengi cuir i.
ten rengi dorado i.
ten rengi honey beige i.
krem ila ten rengi arasındaki parşömen rengi parchment i.
beyaz ten rengi flesh color i.
ten rengi flesh i.
ten rengi flesh tint i.
soluk ten rengi veya grimsi sarı renkte olan natural s.
beyaz ten renginde olan flesh-coloured s.
Otomotiv
prokon-ten procon-ten i.
reo motorlu otomobil şirketi'nin 1904'ten 1936'ya kadar ürettiği araba reo i.
Medikal
ten uyuşması skin numbing i.
Kimya
atom numarası 103'ten büyük olan elementlerden transactinide s.
atom numarası 103'ten büyük olan elementlere ait transactinide s.
Deniz Biyolojisi
norveç'ten ihraç edilen kurutulmuş morina balığı klipfish i.
Gökbilim
samanyolu da dahil olmak üzere 24'ten fazla galaksiyi kapsayan bir gökadalar grubu local group of galaxies i.
güneş'ten bakıldığında bir dış gezegenin veya ay'ın dünya ile aynı hizada olup dünya'ya neredeyse en yakın konumunda bulunması opposition i.
Astroloji
kümeleşme (3'ten fazla gezegenin bir burca toplanması) stellium i.
Botanik
amerika'ya özgü küçük yaprakları ve ten rengi çiçekleri olan bir ot marsh st. john's-wort (elodes virginica) i.
Sosyal Bilimler
ten rengi ayrımcılığı colorism i.
ten rengine dayalı ayrımcılık shadeism i.
ten rengi ayrımcılığı shadeism i.
ten rengi ayrımcılığı colourism i.
ten rengine dayalı ayrımcılık colorism i.
ten rengine dayalı ayrımcılık colourism i.
1954'ten beri her yıl melbourne'de düzenlenen bir festival moomba i.
Tarih
özellikle argos veya argolis'ten olan antik yunanlı kimse argive i.
Dini
iznik'ten önceki erken döneme ait kilise yazarlarının yazılarıyla meydana gelmiş ekol alexandrian school i.
doğu ortodoks kilisesi'nde yüksek sesle eski ahit'ten dersler okuyan bir din adamı anagnostes i.
adını kurucuları ucke wallis'ten alan, vaftiz karşıtı hristiyan topluluklarından biri uckewallist i.
lent'ten önceki pazar quinquagesima sunday i.
lent'ten önceki pazar quinquagesima i.
kilisede komünyon sırasında yeni ahit'ten okunan pasaj gospel for the day i.
kilisede komünyon sırasında yeni ahit'ten okunan pasaj gospel i.
kilisede komünyon sırasında yeni ahit'ten okunan pasaj holy gospel i.
tanrı'nın düşüş'ten önce kimin selamete erip kimin ermeyeceğini tayin ettiğine inanan kimse supralapsary i.
tanrı'nın düşüş'ten önce kimin selamete erip kimin ermeyeceğini tayin ettiğini öne süren dini bir öğreti supralapsarianism i.
tanrı'nın düşüş'ten önce kimin selamete erip kimin ermeyeceğini tayin ettiğine inanan kimse supralapsarian i.
yafes'ten gelen japhetic s.
tanrı'nın düşüş'ten önce kimin selamete erip kimin ermeyeceğini tayin ettiğini öne süren dini öğretiye ait veya ilgili supralapsarian s.
tanrı'nın düşüş'ten önce kimin selamete erip kimin ermeyeceğini tayin ettiğini öne süren dini öğretiye ait veya ilgili supralapsary s.
Felsefe
sokrates'ten etkilenen yunan filozofu socratic i.
aristoteles'ten aristotelic s.
aristoteles'ten aristotelian s.
aristoteles'ten aristotelean s.
aristoteles'ten peripatetic s.
sokrates'ten önceki döneme ait presocratic s.
Coğrafya
new york' ta bulunan finger lakes'ten biri canandaigua lake i.
massachusetts'ten doğup boston limanına dökülen bir nehir charles river i.
atlantik'ten pasifik'e, kuzey kanada’nın kuzey kutbu takımadaları ve alaska’nın kuzey kıyıları boyunca akan su yolu northwest passage i.
kuzey amerika'nın doğusunda bulunan, quebec'ten meksika körfezi'ne uzanan bir dağ silsilesi appalachians i.
kuzey amerika'nın doğusunda bulunan, quebec'ten meksika körfezi'ne uzanan bir dağ silsilesi appalachian mountains i.
tibet'ten doğu çin denizine uzanan asya'nın en uzun nehri chang jiang i.
tibet'ten doğu çin denizine uzanan asya'nın en uzun nehri yangtze i.
tibet'ten doğu çin denizine uzanan asya'nın en uzun nehri yangtze kiang i.
tibet'ten doğu çin denizine kadar uzanan çin'in ve asya'nın en uzun nehri yangtze i.
tibet'ten doğu çin denizine uzanan asya'nın en uzun nehri yangtze river i.
tibet'ten doğu çin denizine uzanan asya'nın en uzun nehri chang i.
tibet'ten doğu çin denizine uzanan asya'nın en uzun nehri changjian i.