ten - Türkçe İngilizce Sözlük

ten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ten — Definition

Anlamı ve Tanımı:
on
Okunuş (IPA):
(AmE /tɛn/ – BrE /tɛn/)
Terim Türü:
Sayı
Sayı sisteminde dokuzdan sonra gelen, onluk düzenin temelini oluşturan nicelik. Eski İngilizcedeki tīen biçiminden günümüze ulaşan yapı, matematiksel sınıflandırmanın temel taşıdır. Sayma, ölçme ve derecelendirme bağlamlarında referans noktası olarak kullanılır

"ten" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ten i. on
You have ten days to pay the money.
Parayı ödemek için on günün var.

More Sentences
Genel
ten i. onluk
She gave a ten to the homeless man.
Evsiz adama bir onluk verdi.

More Sentences
ten i. 10
Consequently, the Member States will not receive ten billion back, but something in the region of EUR 5.5 billion.
Sonuç olarak, Üye Devletler 10 milyar Euro değil, 5.5 milyar Euro civarında bir meblağı geri alacaktır.

More Sentences
ten i. saat on
The clock is ten minutes behind.
Saat on dakika geri kalmış.

More Sentences
ten s. on tane
Ten new flags appeared in our Chamber today.
Bugün Meclisimizde on tane yeni bayrak görülmüştür.

More Sentences
ten zm. (kişilerden, nesnelerden, vb.) on tanesi
Out of those 17, ten will probably be able to continue as leaders in their own countries.
Bu 17 kişiden on tanesi muhtemelen kendi ülkelerinde lider olarak devam edebilecek.

More Sentences
ten i. on sayısı (10, X)
ten i. onlu
ten i. on parçadan oluşan şey
ten i. on birimden oluşan şey
ten i. on adet üyeden oluşan şey
ten i. on dakika mola
ten i. onlar basamağı
ten s. ona eşit olan
Ticaret/Ekonomi
ten i. on dolarlık banknot
İskambil
ten i. on numaralı iskambil kartı
ten i. onlu

"ten" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ten skin i.
The queen's skin was as white as snow.
Kraliçenin teni kar kadar beyazdı.

More Sentences
Genel
ten complexion i.
Purity had a pale complexion contrasted by dark hair.
Purity koyu renk saçıyla tezat oluşturan soluk bir tene sahipti.

More Sentences
ten flesh i.
The boy has red dots on his flesh.
Çocuğun teninde kırmızı noktalar var.

More Sentences
ten body i.
ten the flesh i.
Teknik
ten moisture i.

"ten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the ten commandments i. on emir
ten commandments i. on buyruk
top ten i. ilk on
the ten commandments i. hz musa'ya allah tarafından verilen on emir
ten thousand i. on bin
ten percent i. yüzde on
ten million i. on milyon
ten minutes by the clock i. tam on dakika
ten out of ten i. on üzerinden on
the upper ten i. asiller
ten-spot i. onluk
the top ten i. ilk on
the top ten i. en iyi on
nine on a ten point scale i. on üzerinden dokuz
nine on a ten point scale i. 10 üzerinden dokuz
nine months and ten days i. dokuz ay on gün
ten to seven i. yediye on var
base ten blocks i. onluk taban blokları
upper ten thousand i. en seçkin yaklaşık on bin kişiden oluşan insan grubu
upper ten thousand i. zenginler sınıfı
upper ten thousand i. elit tabaka
upper ten thousand i. seçkinler sınıfı
upper ten thousand i. kaymak tabaka
one-ten-thousandth i. on binde bir
one-ten-thousandth i. on bin eş parçadan her biri
five-and-ten-cent store i. ucuzluk mağazası
five-and-ten-cent store i. bir milyoncu
get ten out of ten f. on üzerinden on almak
last for ten days f. on gün sürmek
take ten days f. on gün almak (bir şeyi yapması vb)
take ten days f. on gün sürmek
not touch something with a ten-foot pole f. karışmak istememek (bir olaya vb)
ten fingers f. on parmak
go blind at the age of ten f. on yaşında kör olmak
sell for ten dollars a share f. hisse başına on dolardan satış yapmak
have the strength of ten tigers f. on kaplan gücünde olmak
take ten f. 10 dakikalık mola vermek
of ten parts s. onluk
having ten parts s. onlu
ten folded s. on katlı
the best ten s. en iyi on
ten-columned s. on sütunlu
ten-day s. on günlük
ten-fold s. on kat büyük
ten-fold s. on misli
ten-sided s. on kenarı olan
ten-sided s. on tarafı olan
ten-sided s. on yüzlü
ten-cent s. adi
ten-cent s. alçak
ten-cent s. aciz
ten-cent s. ucuz
ten-cent s. zavallı
ten-cent s. beş para etmez
ten-cent s. değersiz
ten-cent s. rezil
ten-cent s. aşağılık
ten-cent s. kalitesiz
one hundred ten s. yüzden on fazla olan
one hundred ten s. yüz on olan
from ten years of age upward zf. on yaşından itibaren
in ten seconds flat zf. tam on saniyede
ten to one zf. bire karşı on
in other ten years zf. sonraki on yıl izarfında
in other ten years zf. sonraki on yıl içinde
in another ten years zf. bundan on yıl sonra
from five to ten zf. beş ila on arasında
ten times zf. 10 katı
ten times zf. on katı
ten years ago zf. on yıl önce
once every ten days zf. on günde bir
every ten days zf. on günde bir
within ten years zf. on sene içinde
in ten years zf. 10 yıl içinde
in ten years zf. on sene içinde
within ten years zf. on yıl içindeki
within ten years zf. 10 yıl içindeki
within ten years zf. 10 yıl içinde
in ten years zf. on yıl içindeki
in ten years zf. 10 yıl içindeki
within ten years zf. 10 sene içinde
in ten years zf. 10 sene içinde
in ten years zf. on yıl içinde
within ten years zf. on yıl içinde
ten years later zf. on sene sonra
ten years later zf. 10 yıl sonra
ten years later zf. 10 sene sonra
ten years later zf. on yıl sonra
in ten days at the latest zf. en geç on gün içerisinde
in ten days at the latest zf. en geç on gün içinde
out of ten zf. on üzerinden
ten times a minute zf. dakikada on kez
ten times a minute zf. dakikada on kere
ten times a minute zf. dakikada on sefer
ten each zf. onar
out of ten ed. 10 üzerinden
Öbek Fiiller
lose by ten points f. (maçı vb) on sayıyla kaybetmek
İfadeler
during the past ten years zf. son on yıl içinde
for another ten days zf. bir on gün daha
two from ten leaves eight expr. ondan iki çıkarsa sekiz kalır
ten-year limitation period expr. 10 yıllık zamanaşımı süresi
ten-year limitation period expr. on yıllık zamanaşımı süresi
five will get you ten expr. her şey ona işaret ediyor
five will get you ten expr. büyük olasılıkla
five will get you ten expr. çok büyük ihtimal
five will get you ten expr. büyük ihtimalle
seven out of ten expr. 10 üzerinden 7
seven out of ten expr. on üzerinden yedi
Atasözü
he wears a ten dollar hat on a five cent head eşeğe altın semer vursan yine eşektir
he wears a ten dollar hat on a five cent head kel başa şimşir tarak
genius is ten percent inspiration and ninety percent perspiration deha/dahilik yüzde onu fikir gerisi gayrettir
better a dollar earned than ten inherited miras kalan on dolardansa kazandığın bir dolar yeğdir
better a dollar earned than ten inherited baba parası/miras yemektense az da olsa alın teriyle kazanmak yeğdir
Konuşma Dili
number ten i. londra'nın başbakanlarına ayrılan bölge
ten bob i. yarım pound
ten bob i. elli peni
ten toes down i. bir durumun tamamen arkasında olma
ten or so i. on küsür
ten-spot i. onluk banknot
ten-strike i. son derece başarılı vuruş
ten-strike i. son derece başarılı hareket
ten-spot i. on dolarlık banknot
a ten i. on numara
a ten i. birinci sınıf
a ten i. on numara beş yıldız
five-and-ten [us] i. ucuz ürünler satan mağaza
five-and-ten [us] i. herşey bir milyoncu
five-and-ten [us] i. ucuzcu dükkan
fall ten stories f. on kat düşmek
get ten years f. on sene yemek
get ten years f. on yıl yemek
ten a penny f. gırla gitmek
ten a penny f. çok bol olmak
take ten f. on dakika mola vermek
take ten f. on dakika ara vermek
ten years ago expr. on yıl önce
ten years ago expr. on sene önce
ten things that money cannot buy expr. paranın satın alamayacağı on şey
pick a number between one and ten expr. 1 ile 10 arasında bir sayı seç
think a number between one and ten expr. 1'den 10'a kadar bir sayı seç
pick a number between one and ten expr. 1'den 10'a kadar bir sayı seç
pick a number between one and ten expr. 1 ile 10 arasında bir sayı tut
think a number between one and ten expr. 1 ile 10 arasında bir sayı seç
think a number between one and ten expr. 1 ile 10 arasında bir sayı tut
ten a penny expr. gırla
ten to one expr. çok yüksek ihtimalle
Deyim
five and ten i. tuhafiye mağazası
five and ten i. herşey bir milyoncu
five and ten i. ucuz ürünler satan mağaza
five and ten i. tuhafiyeci