edinilen - Türkçe İngilizce Sözlük

edinilen

"edinilen" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
edinilen acquired s.
The experience acquired varied somewhat.
Edinilen deneyim biraz farklılık gösterdi.

More Sentences
edinilen acquisite s.

"edinilen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
edinilen şey acquirement i.
sezgiyle edinilen bilgi intuitive knowledge i.
edinilen son bilgi latest update on i.
edinilen son bilgi the latest information received i.
edinilen son bilgiler latest update on i.
edinilen son bilgiler the latest information received i.
fikir, inanç yahut inanç sistemi, kültür aracılığıyla yayılan yahut anne babadan geçen kültürel miras, gözlemleme ya da iletişim araçları vasıtasıyla edinilen davranış şekli meme i.
yeniden edinilen şey reacquisition i.
öğrenim yoluyla edinilen bilgi lair [scottish] i.
pokerde diğer oyuncular niyetlerini açıkladıktan sonra edinilen bahis yapma ayrıcalığı edge i.
duyu ile edinilen düzensiz deneyimin toplamı manifold i.
içinde bulunulan faaliyet veya tecrübeden edinilen kalıcı değişim memory i.
kitaplardan edinilen inançlar booklore i.
kitaplardan edinilen bilgi booklore i.
münhasır hakla edinilen şey perquisite [obsolete] i.
edinilen mülkü elde tutma retentiveness i.
doğuştan edinilen ascriptive s.
kitaplardan edinilen read s.
ilk edinilen (dil) maternal s.
çalışma ile edinilen on the job s.
filogenetik gelişim sırasında edinilen phylogenetic s.
Öbek Fiiller
birine yeni edinilen bilgileri vermek fill in f.
İfadeler
edinilen son bilgilere göre according to the latest information expr.
Atasözü
hayatta edinilen her türlü tecrübe işe yarar all is grist that comes to the mill
hayatta edinilen her türlü tecrübe işe yarar all is grist that comes to the mill
Deyim
duygusal destek amacıyla edinilen evcil hayvan emotional support dog/cat i.
arkadaşlık etme, rahatlatma amacıyla edinilen evcil hayvan emotional support dog/cat i.
bir olay sonrasında edinilen bilgi/alınan ders twenty-twenty hindsight i.
az çabayla edinilen bir beceri/yetenek olmak come easily to (one) f.
edinilen bilgiyle/tecrübeyle with 20/20 hindsight expr.
40 yaşına kadar edinilen beceriler ve tecrübeler insana 40'ından sonra daha keyifli bir hayat sağlar life begins at 40 expr.
edinilen bilgi/tecrübe sayesinde with 20/20 hindsight expr.
bir olay sonrasında edinilen bilgi/alınan ders ile with twenty-twenty hindsight expr.
Ticaret/Ekonomi
bir bedel karşılığında edinilen firma değeri goodwill i.
edinilen varlıklar assets acquired i.
uzun vadeli emeklilik fonları tarafından edinilen varlıklar assets held by a long-term employee benefit fund i.
hizmetten edinilen yarar service utility i.
edinilen veya yeniden satış için inşa edilen gayrimenkuller immovable property acquired or constructed for resale i.
edinilen varlıklar acquired assets i.
Hukuk
evlilik ile edinilen haklar conjugal rights i.
zaman aşımı ile edinilen hak positive prescription i.
evlenme yoluyla edinilen akrabalık alliance i.
haksız olarak edinilen malın iadesi davası replevin in the cepit i.
değişik/farklı kaynaklardan edinilen kanıtlar multiple source of evidence i.
evlilik ile edinilen hak conjugal right i.
satın alma, miras gibi yollar dışında edinilen mülk conquest i.
mirasla edinilen unvan dignity [uk] i.
evlilik ile edinilen hakların eski haline iadesi restitution [uk] i.
tahliye ile edinilen bir mülk ile görevlendirmek put in possession f.
Bilişim
yaparak edinilen deney hands-on experience i.
yaparak edinilen deneyim hands-on experience i.
Demiryolu
üzerinden ray geçmesi amacıyla demiryolu tarafından edinilen arazi parçası right of way i.
Medikal
evde sağlık bakımı ile edinilen nosohusial s.
Psikoloji
psikiyatri dışı kaynaklardan edinilen verileri klinik gözlem yoluyla yorumlama psychanalysis [obsolete] i.
Biyoloji
(genetikte) kalıtım yoluyla ebeveynlerden edinilen özellikler hereditary pattern i.
Eğitim
kitaplardan edinilen bilgi book learning i.
Felsefe
empirik olarak edinilen bilgi ile ilişkili olmasına karşın bu bilginin ötesinde olduğu kabul edilen metempirical s.
Sanat
(tiyatro eserinde) edinilen izlemin yaratılması impressionism i.
Eski Kullanım
düzenli uygulamayla edinilen yeterlilik practice i.
düzenli uygulamayla edinilen yeterlilik practise i.
Argo
a.b.d. askerleri tarafından kore savaşı sırasında edinilen koreli kız arkadaş, metres moose [obsolete] i.