elevates - Türkçe İngilizce Sözlük

elevates

elevates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yükseltmek, kaldırmak, yüceltmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛləˌveɪt/ – BrE /ˈelɪveɪt/)
Terim Türü:
Fiil: elevate (elevates – elevated – elevating)
Fiziksel olarak bir şeyi yukarı kaldırmayı; mecazi olarak statü, kalite veya duyguyu “yukarı taşımayı” anlatan fiildir. Latince elevare (“hafifletip yükseltmek”) kökünden gelir; modern dilde elevate, özellikle liderlik ve tasarım söyleminde “değer arttırma” fikrini güçlü ve resmî bir tonla taşır.
Eş Anlamlılar:
raise, uplift
Zıt Anlamlılar:
lower, diminish

"elevates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
elevate f. aklı/ruhu geliştirmek
Genel
elevate f. kaldırmak
Elevate the lever to stop the machine.
Makineyi durdurmak için kolu kaldırın.

More Sentences
elevate f. terfi ettirmek
She was elevated easily in her career.
Kariyerinde kolayca terfi ettirilmişti.

More Sentences
elevate f. yükselmek
This drug can cause body temperature to elevate.
Bu ilaç vücut ısısının yükselmesine neden olabilir.

More Sentences
elevate f. yükseltmek
elevate f. yüceltmek
Askeri
elevate f. namluya yükseliş vermek
Spor
elevate f. yüksekten atış yapmak
elevate f. özellikle oyuncunun atılmasına neden olmak için alçak atış serisinin ardından yüksek bir atış yapmak

"elevates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
elevate excitement f. heyecanı arttırmak
re-elevate f. yeniden terfi ettirmek
re-elevate f. yeniden yükseltmek
re-elevate f. yeniden ahlak/kültür geliştirmek
re-elevate f. yeniden akıl/ruh geliştirmek
re-elevate f. yeniden kaldırmak
elevate [obsolete] s. yükseltilmiş
elevate [obsolete] s. havaya kaldırılmış
elevate [obsolete] s. yükselmiş
elevate [obsolete] s. kaldırılmış
Öbek Fiiller
elevate someone or something to something f. birinin/bir şeyin statüsünü/konumunu başka bir seviyeye yükseltmek
elevate someone or something to something f. birinin/bir şeyin konumunu başka bir seviyeye yükseltmek
elevate someone or something to something f. birinin/bir şeyin mevkiini başka bir seviyeye yükseltmek
elevate someone or something to something f. birini/bir şeyi daha iyi bir pozisyona terfi ettirmek
elevate to f. -e yükseltmek
elevate to f. -e terfi ettirmek
Silah/Atıcılık
elevate a piece f. namluyu doğrultmak
elevate a piece f. kabzayı alçaltmak