embarrassment - Türkçe İngilizce Sözlük

embarrassment

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

embarrassment — Definition

Anlamı ve Tanımı:
utanç, mahcubiyet, zor durum
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪmˈbærəsmənt/ – BrE /ɪmˈbærəsmənt/)
Terim Türü:
İsim: embarrassment (embarrassments)
Utandıran olayın kendisini veya bunun yarattığı mahcubiyet duygusunu tanımlayan sözcüktür; bazen “problem” anlamında da kullanılır (“an embarrassment of riches” gibi özel kalıplar hariç). Fransızca embarrasser kökünden türemiştir; modern kullanımda embarrassment, sosyal itibar ve “yüz kaybı” korkusuyla ilişkili temel duygulanımlardan birini adlandırır.
Eş Anlamlılar:
shame, awkwardness
Zıt Anlamlılar:
pride, composure

"embarrassment" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
embarrassment i. mahcubiyet
Mrs. Parker's embarrassment at dropping her phone was obvious.
Bayan Parker'ın telefonunu düşürmekten duyduğu mahcubiyet yüzünden okunuyordu.

More Sentences
Genel
embarrassment i. utanç
Congo is a welcome step forward but our current embarrassment over Bosnia-Herzegovina is a setback.
Kongo ileriye doğru atılmış hoş bir adımdır ancak Bosna-Hersek konusundaki mevcut utancımız bir gerilemedir.

More Sentences
embarrassment i. utanma
He noticed her embarrassment.
Onun utandığını fark etti.

More Sentences
embarrassment i. sıkıntı
The recent disclosure was a severe embarrassment for the government.
Yapılan son açıklamalar hükümeti ciddi anlamda sıkıntıya soktu.

More Sentences
embarrassment i. utanç kaynağı
Liam's behaviours were a considerable embarrassment for his family.
Liam'ın davranışları ailesi için de büyük bir utanç kaynağıydı.

More Sentences
embarrassment i. mahcup olma
embarrassment i. utanç duyma
embarrassment i. şaşkınlık
embarrassment i. parasızlık
embarrassment i. bozum
embarrassment i. rahatsızlık
embarrassment i. bozuntu
embarrassment i. sıkılma
embarrassment i. utanç duygusu
embarrassment i. üzüntü kaynağı
embarrassment i. engel
embarrassment i. mani
embarrassment i. can sıkıntısı
embarrassment i. bolluk
embarrassment i. aşırılık
embarrassment i. lüzumundan fazla miktar
embarrassment i. ihtiyaç duyulandan fazla miktar
embarrassment N. zor durum
Ticaret/Ekonomi
embarrassment i. para sıkıntısı
embarrassment i. para darlığı
embarrassment i. para sıkıntısı ya da darlığı içinde bulunma
Patoloji
embarrassment i. hastalıkla ilişkili işlev bozukluğu

"embarrassment" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
feeling of embarrassment i. utanç duygusu
embarrassment story i. utanç hikayesi
secondhand embarrassment i. başkasının yerine utanma
cringe with embarrassment f. ezilip büzülmek
feel embarrassment f. mahcubiyet duymak
giggle with embarrassment f. mahcubiyet duymak
squirm with embarrassment f. mahcubiyet duymak
flush deeply (from embarrassment) f. renkten renge girmek
blush deeply (due to embarrassment) f. renkten renge girmek
feel embarrassment f. mahcup olmak
be red from embarrassment f. utancından kıpkırmızı olmak
be red from embarrassment f. utancından kızarmak
Konuşma Dili
a huge embarrassment i. büyük bir utanç kaynağı
Deyim
an embarrassment of riches i. bol/birçok iyi seçenek
an embarrassment of riches i. gereğinden fazla seçenek
embarrassment of riches i. aşırı bolluk
embarrassment of riches i. gereğinden fazla seçenek
embarrassment of riches i. fazla bolluk
turn red from embarrassment f. utancından kıpkırmızı olmak
turn red from embarrassment f. utancından kızarmak
Konuşma
it's a major embarrassment expr. çok utanç verici
Ticaret/Ekonomi
financial embarrassment i. mali sıkıntı
Fizik
inductive embarrassment i. elektrik telinin üzerindeki sinyalin gecikmesi