envelop - Türkçe İngilizce Sözlük

envelop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

envelop — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sarmak, kuşatmak, kaplamak
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈvɛləp/ – BrE /ɪnˈveləp/)
Terim Türü:
Fiil: envelop (envelops – enveloped – enveloping)
Bir şeyi bütünüyle sarıp çevrelemeyi; duman, sis, duygu veya sessizliğin her yanı kaplamasını tanımlamaktadır. Fransızca envelopper kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökteki “örtüyle sarma” fikri modern anlatıda hem fiziksel kuşatmayı hem de atmosferik “içine alma” hissini güçlü bir görsellikle taşır.
Eş Anlamlılar:
surround, engulf
Zıt Anlamlılar:
expose, uncover

"envelop" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
envelop f. sarmak
The house enveloped the mountains was breathtaking.
Etrafı dağlarla sarılmış ev nefes kesiciydi.

More Sentences
envelop f. kaplamak
envelop f. örtmek
envelop f. sarmalamak
envelop f. kapatmak
envelop f. kuşatmak
envelop f. (konunun, fiziksel bir şeyin) üstünü kapatmak
envelop f. (konuyu, fiziksel bir şeyi) gizlemek
envelop f. ambalaj işlevi görmek
envelop f. kılıf işlevi görmek
envelop f. (konunun, fiziksel bir şeyin) üstünü örtmek
Teknik
envelop f. kuşatmak
Askeri
envelop f. kuşatmak
envelop f. (kanattan) saldırmak
envelop f. etrafını kuşatarak saldırmak

"envelop" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
envelop the house in dense vapor f. (sis) evi yoğun bir duman ile sarmak
Öbek Fiiller
envelop someone or something in someone or something f. birini/bir şeyi bir şeyle çevrelemek
envelop someone or something in someone or something f. birini/bir şeyi bir şeyle kaplamak
envelop someone or something in someone or something f. birini/bir şeyi bir şeye sarmak
envelop someone or something in someone or something f. birini/bir şeyi bir şeyle örtmek
envelop someone or something in someone or something f. birini/bir şeyi bir şeye sarmalamak
envelop (oneself, someone, or something) in (something) f. (kendini/birini/bir şeyi) bir şeyle örtmek/kaplamak
envelop someone or something in someone or something f. birini/bir şeyi bir şeyin içinde bırakmak
envelop (oneself, someone, or something) in (something) f. (kendini/birini/bir şeyi) bir şeye sarmak/sarmalamak
envelop in f. ile kaplamak
envelop in f. -e sarmak
envelop in f. ile sarmalamak
envelop in f. ile kuşatmak
Tekstil
envelop skirt i. kruvaze etek
Askeri
envelop a flank f. kenardan kuşatmak