fidye - Türkçe İngilizce Sözlük

fidye

"fidye" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
fidye ransom i.
The ransom wanted by the kidnappers who abducted the boy was too much.
Çocuğu kaçıran fidyecilerin istediği fidye çok fazlaydı.

More Sentences
Genel
fidye ransom money i.
The ransom money was stolen before it was delivered to Tom's kidnappers.
Fidye parası Tom'u kaçıranlara teslim edilmeden önce çalındı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
fidye ransom i.
The ransom wanted by the kidnappers who abducted the boy was too much.
Çocuğu kaçıran fidyecilerin istediği fidye çok fazlaydı.

More Sentences
Hukuk
fidye ransom i.
The ransom wanted by the kidnappers who abducted the boy was too much.
Çocuğu kaçıran fidyecilerin istediği fidye çok fazlaydı.

More Sentences
Genel
fidye redemption i.
fidye raunsoun [obsolete] i.
fidye geld i.

"fidye" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
fidye ile kurtarma ransom i.
fidye ile kurtulma ransom i.
fidye mektubu a ransom note i.
fidye verip kurtaran ransomer i.
fidye isteme ransom demand i.
fidye karşılığı bırakma ransoming i.
(birini) fidye ile kurtaran ransomer i.
fidye talebi ransom demand i.
fidye ödeyerek kurtarma ransoming i.
fidye ile kurtulma ransoming i.
fidye ile kurtarma ransoming i.
fidye alarak serbest bırakma ransoming i.
fidye ödeyerek geri alan kimse redemptioner i.
fidye ile ilgili redemptive i.
fidye ödenerek kurtarılan kimse redemptionary i.
fidye ödenerek kurtulabilirlik redeemability i.
fidye ödeyerek kurtaran kimse redeemer i.
fidye ödenerek kurtulabilirlik redeemableness i.
fidye ile kurtarma rescat i.
fidye ile kurtulma rescat i.
fidye istemek demand a ransom from somebody f.
fidye alarak serbest bırakmak ransom f.
fidye vermek pay a ransom f.
fidye için birini kaçırmak kidnap f.
fidye ödeyerek kurtarmak ransom f.
fidye verip kurtarmak ransom f.
fidye ile kurtarmak ransom f.
fidye vermek pay a ransom for f.
fidye vererek kurtarmak redeem f.
fidye verip kurtarmak redeem f.
fidye istemek demand a ransom f.
fidye karşılığı bırakmak ransom f.
fidye almak levy a ransom f.
fidye pazarlığı yapmak negotiate a ransom f.
fidye ile serbest bırakmak borrow [obsolete] f.
(genellikle fidye için) köpek kaçırmak dognap f.
fidye ödeyerek kurtarmak ransom f.
fidye karşılığı bırakmak rescat f.
fidye verip kurtarmak rescat f.
fidye için evcil hayvan kaçırmak petnap f.
fidye istemek ransom f.
fidye ödenen ransomed s.
fidye ödeyerek kurtarılan ransomed s.
fidye için kaldırılmış kidnaped s.
fidye için kaldırılmış kidnapped s.
fidye ödenerek kurtarılamaz ransomless s.
fidye ödenerek kurtarılabilir ransomable s.
fidye ödenerek serbest bırakılabilir ransomable s.
fidye ödenebilir ransomable s.
fidye ödenerek kurtarılamaz redeemless s.
fidye ödenen redeemed s.
fidye ödeyerek kurtaran redeeming s.
fidye ödenerek kurtulunabilir redemptible s.
fidye ödenerek kurtarılan redeemed s.
fidye ile ilgili redemptional s.
fidye ile ilgili redemptory s.
Konuşma Dili
fidye için evcil hayvan kaçıran haydut petnaper [us] i.
fidye için evcil hayvan kaçırma petnaping i.
fidye için evcil hayvan kaçıran haydut petnapper [us] i.
Deyim
fidye için rehin (rehine olarak) tutmak/alıkoymak hold for ransom f.
fidye için rehin (rehine olarak) tutmak/alıkoymak hold someone or something to ransom f.
Ticaret/Ekonomi
fidye vererek kurtarmak buy off f.
fidye verip kurtarılamaz unredeemable s.
Hukuk
fidye amacıyla adam kaçırma kidnapping for ransom i.
fidye ödeyerek kurtarma re-demption i.
vassalın lorda fidye olarak ödediği haracı talep etmek pray aid f.
vassalın lorda fidye olarak ödediği haracı talep etmek pray in aid f.
fidye ödenerek kurtarılmamış unransomed s.
fidye ödenmemiş unransomed s.
Siyasal
fidye için alıkoymak kidnap f.
Sigortacılık
kaçırma ve fidye kidnap and ransom i.
fidye ve kaçırma ransom and kidnap i.
kaçırma ve fidye sigortası kidnap and ransom insurance i.
fidye sigortası ransom insurance i.
Bilgisayar
fidye yazılım ransomware i.
kullanıcının programa yeniden giriş yapabilmesi için belirli bir fidye tutarı ödeyene kadar kullanıcının bilgisayarını etkisiz hale getiren yazılım ransomware i.
Dini
(yahudilikte) anne-babanın ilk doğan erkek çocuğuna karşılık sembolik bir fidye ödediği dini tören redemption i.
fidye-i necat salvation ransom i.
Askeri
fidye karşılığı rehin almak hold someone at a ransom f.