| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | flinch f. | irkilmek | ||
|
Logan flinched away from the doctor during the examination. Logan muayene sırasında irkilerek doktordan uzaklaştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | flinch f. | ürkmek | ||
|
Sami didn't flinch. Sami ürkmedi. More Sentences |
||||
| Genel | flinch f. | korkmak | ||
|
Why are you flinching? Neden korkuyorsun? More Sentences |
||||
| Genel | flinch f. | geri çekilmek | ||
|
I flinched. Geri çekildim. More Sentences |
||||
| Genel | flinch f. | kaçmak | ||
|
She never flinches from her duty. Görevinden asla kaçmaz. More Sentences |
||||
| Genel | flinch f. | kaçmak | ||
|
She never flinches from her duty. Görevinden asla kaçmaz. More Sentences |
||||
| Genel | flinch i. | çekinme | ||
| Genel | flinch i. | kaçınma | ||
| Genel | flinch f. | sakınmak | ||
| Genel | flinch f. | geri çekmek (darbe yememek için kendini) | ||
| Genel | flinch f. | çekinmek | ||
| Genel | flinch f. | kaçınmak | ||
| Genel | flinch f. | bir yana çekmek (darbe yememek için vücudunu veya vücudunun bir parçasını) | ||
| Genel | flinch f. | yüzmek (balina/ayıbalığı vb) | ||
| Genel | flinch f. | (darbe yememek için) (vücudunu/vücudunun bir parçasını) geri veya bir yana çekmek | ||
| Genel | flinch f. | savulmak | ||
| Genel | flinch f. | yüzünü buruşturmak (korku/acı nedeniyle) vücudunda bir yer seğirmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | not flinch from f. | kaçınmamak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | flinch from f. | '-den kaçınmak | ||
| Öbek Fiiller | flinch from f. | -den çekinmek | ||
| Öbek Fiiller | flinch from f. | '-den sakınmak | ||
| Öbek Fiiller | flinch from f. | '-den kaçmak | ||
| Öbek Fiiller | flinch from f. | '-den geri çekilmek | ||
| Öbek Fiiller | flinch from (someone or something) f. | (birinden/bir şeyden) çekinmek | ||
| Öbek Fiiller | flinch from (someone or something) f. | (birinden/bir şeyden) kaçınmak | ||
| Öbek Fiiller | flinch from (someone or something) f. | (birinden/bir şeyden) ürkmek | ||
| Öbek Fiiller | flinch from f. | '-den ürkmek | ||
| Öbek Fiiller | flinch from (someone or something) f. | (birinden/bir şeyden) sakınmak | ||
| Öbek Fiiller | flinch from (someone or something) f. | (birinden/bir şeyden) geri çekilmek | ||
| Öbek Fiiller | flinch from (someone or something) f. | (birinden/bir şeyden) kaçmak | ||