forehand - Türkçe İngilizce Sözlük

forehand

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

forehand — Definition

Anlamı ve Tanımı:
forehand vuruş
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfɔːrhænd/ – BrE /ˈfɔːhænd/)
Terim Türü:
İsim: forehand (forehands)
Tenis ve benzeri sporlarda rakete hâkim tarafla yapılan vuruşu ifade eder. Fore ve hand birleşimi, yön ve el kullanımını teknik dile taşır

"forehand" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
forehand i. (teniste) el önü
She hit the tennis ball with a powerful forehand stroke.
Tenis topuna güçlü bir el önü vuruşuyla karşılık verdi.

More Sentences
forehand i. sağ vuruş
forehand i. baş mevki
forehand i. atın binicisinin önünde kalan bölümü
forehand i. ön pozisyon
forehand s. baskın elin ayasını öne doğru açarak yapılan
forehand s. en başta gelen
forehand s. en önemli
forehand s. önde gelen
forehand s. en öndeki
forehand s. en yüksek
forehand s. başlıca
forehand s. üstün
forehand s. rütbece üstün olan
forehand s. baş
forehand s. öncülük eden
forehand zf. el önü vuruşu ile
forehand zf. bileği vuruş yönüne çevirerek
forehand N. forehand vuruş
Spor
forehand i. sağ vuruş
forehand i. el önü vuruşların yapıldığı taraf
forehand i. (disk sporlarında) diski tutan kolun tarafından orta parmağın kontrolünde yapılan atış
forehand f. el önü ile vuruş yapmak
forehand s. el önü ile yapılan (vuruş)
forehand s. bileği vuruş yönüne çevirerek yapılan (vuruş)
forehand s. oyuncunun baskın el tarafına ait
forehand s. oyuncunun baskın el tarafı ile ilişkili
Tenis
forehand i. topa elin iç tarafı ile yapılan vuruş
forehand i. teniste el-önü vuruş
forehand s. sağ vuruşla yapılan
İskambil
forehand i. (skat oyununda) teklif verme sırası önde olan oyuncu
Eski Kullanım
forehand i. üstün pozisyon
forehand i. avantaj

"forehand" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
forehand [obsolete] i. başlıca kısım
forehand [obsolete] i. en önemli bölüm
forehand [obsolete] s. evvelki
forehand [obsolete] s. daha önce olan
forehand [obsolete] s. önceden verilen
forehand [obsolete] s. önceden yapılan
forehand [obsolete] s. önceden gerçekleşen
forehand [obsolete] s. daha erken olan
forehand [obsolete] s. önceki
forehand [obsolete] s. önceden
Hukuk
forehand rent [uk] i. kiracının kira için ödediği prim
forehand rent [scotland] i. kiracının ödeme kaynağı olan ekinleri hasat edilmeden önce ödeyebildiği kira
forehand rent [uk] i. (kira için) önden yapılan ödeme
Sanayi
forehand [uk] i. çalışmakta olan ustabaşı
forehand [uk] i. iş başındaki denetmen
forehand [uk] i. (bakır çıkarma işinde) sorumlu kimse
Teknik
forehand welding i. öne çekişli kaynaklama
Havacılık
forehand welding i. el yazısı yönünde kaynak
Spor
forehand shot i. (tenis, badminton ve duvar tenisinde) topu el ayasını atış yönüne çevirerek geri gönderme
forehand stroke i. (tenis, badminton ve duvar tenisinde) topu el ayasını atış yönüne çevirerek geri gönderme
forehand drive i. (tenis, badminton ve duvar tenisinde) el önü vuruşu yapılan taraftan verilen sert ve düz karşılık