funk - Türkçe İngilizce Sözlük

funk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

funk — Definition

Anlamı ve Tanımı:
korku, bunalım, ağır koku
Okunuş (IPA):
(AmE /fʌŋk/ – BrE /fʌŋk/)
Terim Türü:
İsim: funk (funks); Fiil: funk (funks – funked – funking)
Geçici moral düşüklüğünü veya rahatsız edici bir kokuyu tanımlar; ayrıca müzik türü olarak da ayrı bir bağlama sahiptir. Kökeni muhtemelen Fransızca funquer ile ilişkilidir ve bastırılmış rahatsızlık hissini gündelik dile taşır.
Eş Anlamlılar:
slump, stench
Zıt Anlamlılar:
confidence

"funk" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
funk i. pis koku
His funk irritated everyone in the room.
Onun pis kokusu odadaki herkesi rahatsız etti.

More Sentences
funk f. yan çizmek
He always funks when it comes to taking responsibility.
Sorumluluk almaya gelince hep yan çizer o.

More Sentences
funk i. korkak
funk i. korku
funk i. dehşet
funk i. büyük korku
funk i. bunalım
funk i. (müzik tarzı) funk
funk i. ödlek tip
funk i. öfke
funk i. açık artırmada sahte müşteriyle teklif vererek piyasayı kızıştıran kimse
funk i. tabansız
funk i. sinir
funk i. asap bozukluğu
funk i. çöküş
funk i. düşüş
funk i. gerileme
funk i. korkaklık
funk i. ödleklik
funk i. leş kokma
funk f. korkmak
funk f. çekinmek
funk f. kaçınmak
funk f. dehşete düşürmek
funk f. korkutmak
funk f. uzak durmak
funk f. tabanları yağlamak
funk f. pis kokutmak
funk f. kaytarmak
funk f. dumana boğmak
funk f. göze alamamak
funk f. dumanaltı yapmak
funk f. leş kokutmak
funk f. tüttürmek
funk f. pipo olarak kullanmak
funk f. pis kokular yaymak
funk f. havayı kirletmek
funk N. ağır koku
Ticaret/Ekonomi
funk i. bunalım dönemi
funk i. ekonomik bunalım
Kimya
funk i. kav mantarından hazırlanan çubuk formunda süngerimsi havai fişek materyali
Coğrafya
funk i. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
Argo
funk i. (ortam) sadelik
funk i. basitlik
funk i. avamlık

"funk" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 70 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
funk [dialect] [uk] i. tekme
funk [obsolete] i. kıvılcım
peter funk i. açık artırmada sahte müşteriyle teklif vererek piyasayı kızıştıran kimse
funk [dialect] [uk] i. tekmeleme
funk [dialect] [uk] i. tepik
funk [dialect] [uk] i. ayakla itme
funk [dialect] [uk] i. ayakla vurma
funk [scotland] f. teperek itmek
funk [scotland] f. ayakla itelemek
funk [scotland] f. ayakla vurarak hızlandırmak
funk [scotland] f. öfkesini dile getirmek
funk [scotland] f. sinirini atmak
Öbek Fiiller
funk out f. korkakça geri çekilmek
Konuşma Dili
funk hole i. askerlikten muafiyet sağlayan iş
Deyim
a blue funk i. büyük korku
a blue funk i. dehşet
a blue funk i. depresif durum
a blue funk i. keyifsizlik
a blue funk i. mahzunluk
a blue funk i. endişe
a blue funk i. melankoli
a blue funk i. gerginlik
a blue funk i. keyifsizlik
a blue funk i. keder
a blue funk i. kaygı
a blue funk i. bunalım
a blue funk i. hüzün
a blue funk i. üzüntü
blue funk i. buhran
blue funk i. moral bozukluğu
blue funk i. sıkıntı
blue funk i. depresyon
blue funk i. bunalım
be in a blue funk f. büyük korku yaşamak
be in a blue funk f. dehşet içinde olmak
be in a blue funk f. korku içinde olmak
be in a blue funk f. bunalımda olmak
be in a blue funk f. üzüntülü olmak
be in a blue funk f. üzgün olmak
come out of the funk f. bunalımdan çıkmak
be in a blue funk f. keyifsiz olmak
be in a blue funk f. bunalımda olmak
be in a blue funk f. üzgün olmak
in a blue funk s. keyifsiz
in a blue funk s. dehşet içinde
in a blue funk s. büyük korku içinde
in a blue funk s. üzüntülü
in a blue funk s. bunalımda
in a blue funk s. üzgün
in a blue funk expr. üzgün
in a blue funk expr. üzüntülü
in a blue funk expr. bunalımda
in a funk expr. keyifsiz
in a funk expr. bunalımda
in a funk expr. üzgün
Askeri
funk hole i. yeraltı sığınağı
funk hole i. güvenli sığınak
Müzik
electro-funk i. elektro
electro-funk i. elektro funk
g-funk i. yavaş bir gangster rap türü
Argo
blue funk i. moral sıfır
fake the funk f. stil sahibi gibi davranmak
fake the funk f. kendini olduğundan zeki göstermek
fake the funk f. olduğundan daha havalı görünmek
fake the funk f. uyanıkmış gibi davranmak
fake the funk f. kendini olduğundan daha kültürlü göstermek
fake the funk f. her şey hakkında bilgisi varmış gibi yapmak
fake the funk f. olduğundan daha akıllı görünmek
fake the funk f. havalıymış gibi yapmak
you are in a funk expr. sinirlerin bozulmuş senin