gerginlik - Türkçe İngilizce Sözlük

gerginlik

"gerginlik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
gerginlik tension i.
He told a funny anecdote to ease the tension.
Gerginliği yumuşatmak için komik bir anekdot anlattı.

More Sentences
gerginlik strain i.
This strain is unbearable; I quit!
Bu gerginlik dayanılmaz; bırakıyorum!

More Sentences
Genel
gerginlik tightness i.
I felt an uncomfortable tightness in my chest.
Göğsümde rahatsız edici bir gerginlik hissettim.

More Sentences
gerginlik stretch i.
You should feel the stretch in the back of your neck.
Boynunuzun arkasındaki gerginliği hissetmelisiniz.

More Sentences
Siyasal
gerginlik tension i.
He told a funny anecdote to ease the tension.
Gerginliği yumuşatmak için komik bir anekdot anlattı.

More Sentences
Teknik
gerginlik tightness i.
I felt an uncomfortable tightness in my chest.
Göğsümde rahatsız edici bir gerginlik hissettim.

More Sentences
gerginlik strain i.
This strain is unbearable; I quit!
Bu gerginlik dayanılmaz; bırakıyorum!

More Sentences
Anatomi
gerginlik tension i.
He told a funny anecdote to ease the tension.
Gerginliği yumuşatmak için komik bir anekdot anlattı.

More Sentences
Psikoloji
gerginlik tension i.
He told a funny anecdote to ease the tension.
Gerginliği yumuşatmak için komik bir anekdot anlattı.

More Sentences
Genel
gerginlik jitters i.
gerginlik frayed temper i.
gerginlik the jitters i.
gerginlik escalation i.
gerginlik distemper i.
gerginlik tenseness i.
gerginlik agitation i.
gerginlik tautness i.
gerginlik skittishness i.
gerginlik stress i.
gerginlik stiffness i.
gerginlik tensity i.
gerginlik tensure [obsolete] i.
gerginlik uptightness i.
gerginlik unease i.
gerginlik unquiet i.
gerginlik bent i.
gerginlik jimjams i.
gerginlik whim-whams i.
gerginlik hurry-skurry i.
gerginlik fantad i.
gerginlik fanteeg [dialect] i.
gerginlik fantigue i.
gerginlik fantod i.
gerginlik fidgetiness i.
gerginlik freneticism i.
gerginlik squeasiness i.
gerginlik startfulness i.
gerginlik stewing i.
gerginlik stretch-out i.
gerginlik nerves i.
gerginlik friction N.
Konuşma Dili
gerginlik agita i.
gerginlik twit [us/canadian] i.
gerginlik screaming fantods i.
gerginlik heebie-jeebies i.
Deyim
gerginlik a blue funk i.
Teknik
gerginlik tensility i.
gerginlik tensile i.
gerginlik stress i.
gerginlik brace i.
Medikal
gerginlik dyscrasy i.
İstatistik
gerginlik stress i.
Dilbilim
gerginlik tenseness i.
Argo
gerginlik jim-jams i.
gerginlik jump i.
gerginlik shiver i.
gerginlik tremble i.
gerginlik shake i.
gerginlik screamie-meemie i.
gerginlik screaming-meemie i.
gerginlik crust i.

"gerginlik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 73 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sosyal gerginlik antagonism i.
siyasi gerginlik political tension i.
gerginlik hissi the heebie-jeebies i.
gerginlik yaratma harshness i.
beklenmedik bir durumda sergilenen aşırı gerginlik buck fever i.
aşırı gerginlik nedeniyle potansiyelini gerçekleştiremeyen kimse choker i.
olayların baskısından kaynaklanan gerginlik heat i.
aşırı gerginlik overstrain i.
aşırı gerginlik concussation i.
aşırı gerginlik screaming meemies i.
gerginlik yaratmak make a scene f.
gerginlik yaratmak create a tension f.
gerginlik yaratmak create tension f.
gerginlik yaratmak cause tension f.
(ses) özellikle duygusal gerginlik nedeniyle aniden değişmek break f.
(bir şey içerken) gerginlik, şaşırma gibi durumlarda hava yutmak gulp f.
gerginlik hisseden tight s.
Konuşma Dili
aşırı gerginlik howling fantods i.
aşırı gerginlik screaming fantods i.
gerginlik yaratan sorumluluk headache i.
gerginlik nedeniyle mide bölgesinde karıncalanma butterflies i.
gerginlik hissi heeby i.
gerginlik hissi heebie i.
aşırı gerginlik the crazies i.
Deyim
gerginlik yaratmak create a scene f.
gerginlik yaratmak create/make a scene f.
gerginlik içinde all in a dither s.
gerginlik içinde/içine all in a flutter expr.
Ticaret/Ekonomi
ekonomik gerginlik economic recession i.
zihinsel gerginlik mental strain i.
Siyasal
bölgesel gerginlik regional tension i.
siyasi gerginlik political tension i.
uluslararası gerginlik international tension i.
politik gerginlik political tension i.
sosyal gerginlik social tension i.
milletlerarası ilişkilerde gerginlik tension i.
şiddetli sosyal gerginlik dönemi convulsion i.
Teknik
kemer gerginlik ayar tertibatı varistor i.
gerginlik ölçer tensimeter i.
gerginlik ölçer tensiometer i.
gerginlik artışı escalation i.
gerginlik ayarı loop control i.
gerginlik ayarlayıcı looper i.
değiştirme için gerginlik modeli stress model for conversion i.
Telekom
gerginlik atma stress relief i.
Tekstil
gerginlik düzenleyicisi tension regulator i.
Otomotiv
gerginlik ölçme aleti tension gauge i.
triger kayışı gerginlik ölçme aleti timing belt tension gauge i.
emniyet kemeri gerginlik sensörü eat belt tension sensor i.
Medikal
normal gerginlik tone i.
çekme gücüyle yaratılan gerginlik traction i.
adet öncesi gerginlik ve huzursuzluk premenstrual stress and discomfort i.
gerginlik hissi feeling of tightness i.
ciddi bir adet öncesi gerginlik sendromu formu premenstrual dysphoric disorder i.
gerginlik (tonisite) anlamı veren son ek -tonia snk.
premenstrüel gerginlik pmt (premenstrual tension) kısalt.
adet öncesi gerginlik pmt (premenstrual tension) kısalt.
Psikoloji
cinsel gerginlik sexual frustration i.
sinirsel gerginlik nervous tension i.
ruhi gerginlik tension i.
asabi gerginlik tension i.
aşırı sıkıntı ve gerginlik ile karakterize hafif bir akıl hastalığı anxiety neurosis i.
Patoloji
aşırı sinirsel gerginlik americanitis i.
aşırı sinirsel gerginlik hypertension i.
Eczacılık
kaygı, gerginlik ve uykusuzluğun tedavisinde kullanılan sakinleştirici bir ilaç ativan® i.
kaygı, gerginlik ve uykusuzluğun tedavisinde kullanılan sakinleştirici bir ilaç lorazepam i.
Gıda
gerginlik ölçer tensiometer i.
Fizik
artık gerginlik residual stress i.
gerginlik ölçümünün araştırılması tensiometry i.
gerginlik ölçümü ile ilgili tensiometric s.
Askeri
orta yoğunluklu gerginlik mid intensity conflict i.
Spor
sporcunun performansını olumsuz etkileyen gerginlik yips i.
Argo
futbolda oyuncular arasında müdahale sonrası yaşanan gerginlik afters i.