stretch - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

stretch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"stretch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
stretch f. uzatmak
stretch f. gerinmek
stretch f. germek
stretch f. uzamak
General
stretch f. çekmek (çorap)
stretch f. esnemek
stretch f. büyütmek
stretch f. yetmek
stretch f. gerginleştirmek
stretch f. abartmak
stretch f. yaymak
stretch f. açılmak
stretch f. yeterli gelmek
stretch f. uzamak
stretch f. gerilmek
stretch f. sünmek
stretch f. gerinmek
stretch f. esnetmek
stretch f. boyunca devam etmek (belirli bir süre)
stretch f. sündürmek
stretch f. zorlamak
stretch f. sermek
stretch f. yayılmak
stretch f. uzanmak
stretch f. gerdirmek
stretch f. esneme yapmak
stretch f. kasmak
stretch f. çekmek
stretch f. streçlemek
stretch i. süre
stretch i. parça
stretch i. genişleme
stretch i. esneklik
stretch i. kısım
stretch i. geniş yer
stretch i. esneme
stretch i. aralıksız süre
stretch i. gerginlik
stretch i. saha
stretch i. uzam
stretch i. bölüm
stretch i. alan
stretch i. elastikiyet
stretch i. uzatma
stretch i. gerinme
stretch i. çekme
stretch i. gerilme
stretch i. germe
Colloquial
stretch hapishanede geçirilen zaman
stretch (hapishanede) mahkumiyet
stretch limuzin
stretch uzun araç
Technical
stretch uzamak genleşmek
stretch uzatmak
stretch germek
Computer
stretch genişlet
stretch ger
stretch yay
stretch uzat
Chemistry
stretch germe
British Slang
stretch cezaevinde geçirilen süre

"stretch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 139 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
stretch out f. uzatmak
stretch out f. uzanmak
General
stretch the truth f. abartmak
stretch a rule f. kuralın bir kısmını görmezlikten gelmek
stretch a rule f. kuralı harfi harfine uygulamamak
give oneself a stretch f. gerinmek
stretch out f. alabildiğine uzatmak (uzuvlarını)
stretch out f. esnetmek
stretch oneself out f. gerinmek
have a stretch f. gerinmek
stretch oneself f. gerinmek
stretch tight f. kasmak
stretch out f. germek
stretch out f. uzatmak (kollar/bacaklar)
endlessly stretch (out) f. uçsuz bucaksız uzanmak
stretch a tarp f. branda germek
stretch one’s legs f. bacaklarını esnetmek
stretch forth from something f. (bir yerden) (bir şey) uzamak/uzayıp gitmek
stretch one's legs f. bacaklarını germek
stretch one's legs f. ayaklarını germek
stretch of land along the seashore i. kıyı şeridi
stretch of land along the seashore i. kıyı kuşağı
coastal stretch i. kıyı şeridi
at a stretch zf. hiç durmadan
at a stretch zf. ara vermeden
by a stretch of imagination zf. hayal gücünü kullanarak
at full stretch zf. tamamen uzanmış vaziyette
at a stretch zf. aralıksız bir hamlede ara vermeden
at a stretch zf. durup dinlenmeksizin
on the stretch zf. gergin halde
at a stretch zf. aralıksız
at a stretch zf. bir hamlede
at a stretch zf. durup dinlenmeden
at a stretch zf. durmadan
Phrasals
stretch out boylu boyunca uzanmak
stretch away (boylu boyunca) uzanmak
stretch away to -e kadar uzanmak
stretch away (from something) (bir yerden) (bir şey) uzamak/uzayıp gitmek
stretch out to kolunu uzatmak
stretch out to uzanmak
stretch across (something) boyunca uzanmak
Phrases
down the stretch son anlar
Proverb
stretch your arm no further than your sleeve will reach ayağını yorganına göre uzat
stretch your arm no further than your sleeve will reach yutamayacağın lokmayı çiğneme
stretch your arm no further than your sleeve will reach boyundan büyük işlere kalkışma
Colloquial
stretch of imagination hayal gücünü zorlama
stretch the imagination hayal gücünü zorlamak
at a stretch durup dinlenmeden
at a stretch durmaksızın
by every stretch of the imagination hayal gücünü kullanarak
by every stretch of the imagination hayal gücünü biraz zorlayarak
by any stretch of the imagination neresinden/nasıl bakarsan bak
Idioms
stretch one's leg bacakları çalıştırmak
stretch one's leg yürüyüş yapmak
stretch one's leg bacakları açmak
stretch a point bir şeye göz yummak
stretch a point ayrıcalık yapmak
stretch a point bir istisna yapmak
stretch the truth abartmak
stretch it abartmak
stretch the rules göz yummak
stretch the rules kuralları esnetmek
make one's money stretch kemer sıkmak
stretch one's money (harcamalarına dikkat etmek amacıyla) parasını gıdım gıdım harcamak
the home stretch son düzlük
stretch one's money kemer sıkmak
the home stretch uzun soluklu ve zor bir faaliyetin son dönemleri
make one's money stretch (harcamalarına dikkat etmek amacıyla) parasını gıdım gıdım harcamak
not by any stretch of the imagination akla hayale gelmeyecek
by no stretch of the imagination akla hayale gelmeyecek
by no stretch of the imagination aklın alamayacağı
not by any stretch of the imagination aklın alamayacağı
at full stretch son sürat
at full stretch yoğun biçimde (çalışma)
at full stretch tam gaz
stretch the rules yasayı esnetmek
in the home stretch (bir şeyin/sürecin/evrenin) sonunda
in the home stretch (bir şeyin) son döneminde
stretch a point abartmak
stretch the point abartmak
stretch one's legs (bacaklarını açmak için) yürüyüşe çıkmak
stretch a dollar parayı idareli kullanmak
stretch a dollar ekonomi yapmak
be on the home stretch düze çıkmak
be on the home stretch (bir işi) kolaylamak
be on the home stretch bir işin sonuna gelmek
be in the home stretch yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek
stretch oneself too thin aynı anda pek çok işle uğraşmak
stretch oneself too thin kapasiteyi zorlamak
Speaking
it's not a stretch to say dersem abartmış sayılmam
Trade/Economic
stretch targets zorlayıcı hedefler
stretch aims zorlayıcı hedefler
stretch target zorlayıcı hedef
stretch goal zorlayıcı hedef
Technical
stretch-broken man-made fibres koparılmış yapay lifler
stretch forming gerdirmeli sıvama
cold stretch soğuk germe
stretch forming germeli biçimleme
stretch strains germe gerinimleri
stretch former germeli biçimleç
stretch-drawing germeli çekme
stretch wrap streç film
stretch film streç film
Computer
stretch and skew uzat ve eğ
stretch to window pencereyi kapla
stretch/skew uzat/eğ
stretch plot çizimi uzat
stretch 320 320 uzat
stretch 640 640 uzat
stretch to fill doldurmak için uzat
stretch justify yayarak iki yana yasla
Mechanic
stretch forming gererek şekillendirme
shrink and stretch film şrink ve streç film
stretch forming gerdirme
stretch forming gerdirmeli sıvama
stretch forming uzatarak
Textile
stretch feeding esnek dikiş
stretch stitch sewing esnek dikiş
stretch fabric streç kumaş
stretch stitch sewing elastik dikiş
stretch fabrics streç kumaşlar
Construction
stretch ceiling gergi tavan
Automotive
bolt stretch cıvata akma dayanımı
stretch forming gererek şekillendirme
stretch limo uzun limuzin
Medical
stretch mark deride çatlak
anti-stretch mark treatment cream çatlak tedavisi kremi
tendon stretch tendon gerilmesi
stretch mark removal formula vücut çatlaklarını yok etme formülü
stretch marks gerilme izleri
stretch marks çatlaklar
stretch injury gerilme tipi hasar
stretch injury gerilme hasarı
stretch mark (özellikle hamilelikte) çatlak
Psychology
stretch reflex gerilme refleksi
stretch receptor gerilme alıcıları
Math
axial stretch eksenel germe
Sport
cat camel stretch kedi deve egzersizi
Printery
stretch roll gerdirme valsi