uzayan - Türkçe İngilizce Sözlük

uzayan

"uzayan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

Türkçe İngilizce
Dilbilim
uzayan long s.
What took so long?
Niye bu kadar uzadı?

More Sentences
Genel
uzayan extended s.
uzayan prolonging s.
uzayan protractive s.
uzayan sticking s.
uzayan stretch s.
Teknik
uzayan spatial s.
uzayan stretchy s.
Botanik
uzayan porrect s.

"uzayan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tıraştan sonraki bir iki gün içinde uzayan sakal stubble i.
saçın dairesel uzayan kısmı whorl i.
uzayan şey continuation i.
at yelesinin kulaklar arasından öne doğru uzayan tutamı forelock i.
(cildin daha koyu görünmesine yol açan) yeni uzayan sakal shadow i.
uzayan düdük squeaker i.
saçta uzayan kısım suit i.
uzayan şey prolonger i.
kendiliğinden uzayan self-lengthening s.
yukarı doğru uzayan jutting s.
(basılı materyal, oyun tahtası elemanları) soldan sağa uzayan horizontal s.
uzadıkça uzayan long s.
uzadıkça uzayan sisyphean s.
sünerek uzayan protensive s.
tüyleri yeni uzayan stipulate s.
tüyleri yeni uzayan stipuled s.
uzayan anlamı veren kombinasyon long- ök.
Deyim
sabah kesilmesine rağmen günün sonuna doğru yeniden uzayan sakal five o'clock shadow i.
Teknik
bir uçtan diğer uca uzayan cam çatlağı split i.
Mimarlık
(kapı veya pencere çerçevesinde) uzayan pervaz bölümü horn i.
Havacılık
uzayan flap extension flap i.
uzayan flap gouge flap i.
Medikal
kendiliğinden uzayan intramedüller çivi self-lengthening intramedullary nail i.
Patoloji
(özellikle ayak tırnağı) içe doğru uzayan ingrowing s.
Biyoloji
yeni yeni uzayan sakal pappus i.
transkripsiyonda uzayan kısım propagation i.
Deniz Biyolojisi
ağzı hortuma doğru uzayan syngnathous s.
Zooloji
üst çenenin içe doğru uzayan çıkıntısı birleşik olan (kuş) desmognathous s.
Botanik
uca doğru genişleyen parafizleri ve üst yaprak yüzeylerinde altıgen hücreleri olup dikine uzayan bir yosun familyası family mniaceae i.
uca doğru genişleyen parafizleri ve üst yaprak yüzeylerinde altıgen hücreleri olup dikine uzayan bir yosun familyası mniaceae i.
yosunun aşağı doğru uzayan ve kök oluşturan sapı rhizophore i.
(yaprak) tabanda uzayan basisolute s.
dikine uzayan erect s.
Edebiyat
dizesindeki kelimeleri sırayla birer hece uzayan rhopalic s.
dizesindeki kelimeleri sırayla birer hece uzayan (şiir) ropalic s.
Coğrafya
(bitki örtüsü) fazla uzayan forward s.
Spor
aşamalı olarak uzayan çalışma aralıklarının ardından aşamalı olarak kısalan aralıkların geldiği spor antrenmanı ladder i.
Fotoğrafçılık
(kenarları kesişerek dışarı uzayan) bir fotoğraf çerçevesi türü oxford frame i.
Eski Kullanım
uzayan yürüyüş stretch i.
uzayan yolculuk stretch i.
Kuşbilim
kuş kafatasında görülen, üst çenenin içe doğru uzayan çıkıntısı maxillo-palatine i.
kuş kafatasında görülen, üst çenenin içe doğru uzayan çıkıntısı maxillopalatal i.
sapan kemiği ile üst çenenin içe doğru uzayan çıkıntısı arasında boşluk bulunması schizognathism i.
sapan kemiği ile üst çenenin içe doğru uzayan çıkıntısı arasında boşluk bulunan (kuş) schizognathous s.
Argo
üst dudağın üstüne kadar uzayan bıyık soup-strainer i.