horn - Türkçe İngilizce Sözlük

horn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

horn — Definition

Anlamı ve Tanımı:
boynuz, korna
Okunuş (IPA):
(AmE /hɔːrn/ – BrE /hɔːn/)
Terim Türü:
İsim: horn (horns)
Hayvanların başındaki sert çıkıntıyı veya ses çıkaran uyarı aracını anlatan çok anlamlı sözcüktür. Eski İngilizce horn, sertlik ve ses üretimi çağrışımlarını birlikte taşır.
Eş Anlamlılar:
antler (contextual)

"horn" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 129 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
horn i. boynuz
The vet cut the cow's horn to prevent it from harming its eye.
Veteriner, gözüne zarar vermesini önlemek için ineğin boynuzunu kesti.

More Sentences
Genel
horn i. boynuzdan yapılmış eşya
We used to use horn combs to comb our hair.
Eskiden saçlarımızı taramak için boynuzdan yapılmış taraklar kullanırdık.

More Sentences
horn i. anten
If you look close enough, you can see snail's horns.
Eğer yeterince yakından bakarsanız, salyangoz antenlerini görebilirsiniz.

More Sentences
horn i. korna
It is forbidden to use the horn in this side of town.
Şehrin bu tarafında korna çalmak yasaktır.

More Sentences
horn i. trompet
My grandfather used to play horn in a brass band.
Büyükbabam eskiden bir bandoda trompet çalardı.

More Sentences
horn i. fransız kornosu
The French horn has a complex structure.
Fransız kornosunun karmaşık bir yapısı vardır.

More Sentences
Teknik
horn i. korna
It is forbidden to use the horn in this side of town.
Şehrin bu tarafında korna çalmak yasaktır.

More Sentences
Tekstil
horn i. boynuz
The vet cut the cow's horn to prevent it from harming its eye.
Veteriner, gözüne zarar vermesini önlemek için ineğin boynuzunu kesti.

More Sentences
Otomotiv
horn i. korna
It is forbidden to use the horn in this side of town.
Şehrin bu tarafında korna çalmak yasaktır.

More Sentences
Sanat
horn i. korno
Horns were used to control the army in the old times.
Kornolar eski zamanlarda orduyu kontrol etmek için kullanılırdı.

More Sentences
Genel
horn i. duyarga
horn i. boru
horn i. klakson
horn i. (böcekte) duyarga
horn i. şeytan boynuzu
horn i. ilahi güçlere atfedilen boynuz
horn i. tırnak veya pençe benzeri keratinli doku
horn i. boynuzdan yapılmış ok ucu
horn i. boynuzdan yapılan bardak
horn i. viking bardağı
horn i. boynuz bardağında içilen içecek
horn i. hilalin kıvrımlı kenarları
horn i. hilal boynuzu
horn i. yüksek eyer kaşı
horn i. kadın eyeri çıkıntısı
horn i. savunma aracı
horn i. güç kaynağı
horn i. güç
horn i. zafer
horn i. onur
horn i. dezavantajlı durum
horn i. ikilemin yol açtığı dezavantajlı durum
horn i. korna sesi
horn i. alarm cihazı
horn i. boynuzdan yapılan kutu
horn f. boynuzlamak
horn f. toslamak
horn f. korna ile sürmek
horn f. çat kapı gitmek
horn f. davetli olmadığı yere gitmek
horn f. boynuz sağlamak
horn f. boynuz oluşturmak
horn f. boynuz veya diş ile parçalamak
horn f. boynuz veya diş ile delmek
horn f. boynuz veya diş saplamak
horn s. boynuza ait
horn s. boynuza benzer
horn s. boynuzdan oluşan
horn s. boynuza benzer maddeden üretilen
horn s. boynuza benzer maddeden oluşan
Konuşma Dili
horn i. burun
horn i. telefon
horn f. burnundan uyuşturucu çekmek
horn f. uyuşturucu koklamak
Teknik
horn i. boynuz anten
horn i. püskürtme hunisi
horn i. yeke
horn i. (demirci örsü veya teneke presi gibi) cihaz veya mekanizmanın boynuz şeklindeki bölümü
horn i. ayakkabı makinesinde ayakkabının yerleştirilerek işlendiği yer
horn i. hoparlörün korna bölümü
horn i. (saatte) şase
horn f. (metali) örsün sivri kısmı ile düzlemek
horn f. örsün sivri kısmı ile dövmek
Mimarlık
horn i. amalthea boynuzu
horn i. zeus'un süt annesi amalthea'nın boynuzlarını taşıyan dekor
horn i. iyonik volüt
horn i. antik mimaride iyonik kıvrım
horn i. (kapı veya pencere çerçevesinde) uzayan pervaz bölümü
Otomotiv
horn i. jant flanşı
horn i. karbüratör boğazı
horn i. klakson
Demiryolu
horn i. düdük
Havacılık
horn i. uçak kontrol boynuzu
Denizcilik
horn i. gurcatanın dış uçlarından her biri
horn i. gemi gizi veya sereninin uçlarından her biri
horn f. (gemi sereni veya direğini) bağlamak
horn f. sıkıştırmak
horn f. (gemi karinasını) omurgaya oturtmak
Maden
horn i. boynuz kap
horn i. altın madenciliğinde yıkama işleminde kullanılan ve inek boynuzundan elde edilen küçük kap
Fizyoloji
horn i. boynuz biçimli şey
horn i. boynuz şeklinde vücut bölümü
horn i. iki boynuzlu rahim
horn i. hyoid kemik boynuzu
horn i. omurilik boynuzu
Deniz Biyolojisi
horn i. balık boynuzu
horn i. balık yüzgecinin önünde bulunan sivri kemik
horn i. balık anteni
Zooloji
horn i. gergedan boynuzu
horn i. ossikon
horn i. zürafa boynuzu
horn i. geyik boynuzu
horn i. kuş gagası
horn i. kuş kafası üzerindeki tüy öbeği
horn i. salyangoz anteni
Botanik
horn i. ipek otunun çiçeklerinde bulunan kıvrık tırnak
Dilbilim
horn i. ayırıcı im
horn i. fonetik işaret
horn i. diyakritik
Dini
horn i. (incil'de) güç, zafer ve başarı sembolü
horn i. kurtuluş boynuzu
horn i. kurbanın yakılarak sunulduğu yahudi sunağının dört köşesindeki kıvrımdan her biri
Coğrafya
horn i. menderes
horn i. boynuz şekilli su veya kara kütlesi
horn i. sarp dağlık bölgede sert zirve
horn i. izlanda'nın kuzeybatısında kuzey kutup dairesi'nin güneyinde bir burun
horn i. şili'de yer alan horn adası'na ait bir burun
horn i. afrika boynuzu
horn i. afrika'da bir yarımada
horn i. afrika boynuzu'nu kapsayan ülkeler
Müzik
horn i. boru
horn i. şofar
horn i. hayvan boynuzundan yapılan müzik aleti
horn i. bakır üflemeli çalgı
horn i. çocuk oyuncağı olarak kullanılan imitasyon üflemeli çalgı
horn i. caz orkestrasında kullanılan üflemeli çalgı
Engineering
horn i. havalı korna
horn i. gramofon boynuzu
Kuşbilim
horn i. kulak tüyü
Argo
horn i. kalkmış penis
horn i. aldatılma
horn i. boynuzlanma
horn i. telefon
horn i. hoparlör
horn i. telsiz
horn i. radyotelefon
horn f. aldatmak
horn f. boynuz takmak
İngiliz Argosu
horn i. ereksiyon

"horn" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
air horn i. korna
fog horn i. sis düdüğü
horn of plenty i. bereket boynuzu
horn loudspeaker i. koni hoparlör
horn of plenty i. bolluk
horn antenna i. koni anten
french horn i. korno
powder horn i. barutluk
the golden horn i. haliç
powder horn i. korno
logarithmic horn i. logaritmik boru
french horn i. daire şeklinde çalgı borusu
car horn i. araba kornası
powder horn i. barut mahfazası
horn-rimmed glasses i. kemik çerçeveli gözlük
hunting horn i. av borusu
battle horn i. savaş borusu
war horn i. savaş borusu
shoe horn i. kerata
shoe horn i. ayakkabı çekeceği
english horn i. ingiliz kornosu
rhino horn i. gergedan boynuzu
saddle horn i. kovboyların kullandığı eyerlerin, hayvanı durdurmak için kullanılan ipi tutması için tasarlanmış olan çıkıntılı kısmı
golden horn bridge i. haliç köprüsü
drinking horn i. boynuzdan yapılmış kadeh
bugle horn i. borazan
bugle horn i. boynuzdan yapılmış içecek kabı
horn of a dilemma i. iki arada bir derede olma
horn of a dilemma i. nahoş durum
horn of a dilemma i. garip durum
horn block i. temel
horn of a dilemma i. boşa koysan dolmaz doluya koysan almaz durum
horn of a dilemma i. sıkıntılı durumda olma
horn-rims i. kemik çerçeveli (gözlük)
horn block i. dayanak
horn-rims i. kemik çerçeve ile ilgili
horn block i. pedestal
horn of a dilemma i. çıkmaz durum
horn-rims i. kemik çerçeveli gözlük
morsing horn i. barut koymak için kullanılan boynuz veya şişe
slug-horn i. slogan
sound the horn f. korna çalmak
blow one's own horn f. böbürlenmek
horn in f. burnunu sokmak
horn in on f. burnunu sokmak
sound one's horn f. korna çalmak
blow a horn f. korna çalmak
blow horn f. boru çalmak
toot the horn f. korna çalmak
blow one's own horn f. yüksekten atmak
blow the horn f. kornaya basmak
toot the horn f. kornaya basmak
honk the horn f. kornaya basmak
sound the horn f. kornaya basmak
toot one's own horn f. kendini övmek
horn [dialect] [uk] f. yaymak
horn [dialect] [uk] f. gevezelik etmek
horn [dialect] [uk] f. laf ebeliği yapmak
horn [dialect] [uk] f. dedikodusunu yapmak
horn-shaped s. boynuz şeklinde
horn-shaped s. boynuz gibi
horn-shaped s. boynuz biçimli
horn-mad s. çıldırmış
horn-mad s. gözü dönmüş
horn-mad s. delirmiş
horn-rimmed s. kemik çerçeveli (gözlük)
horn-rimmed s. kemik çerçeve ile ilgili
Öbek Fiiller
horn in on (something) f. (bir şeye) burnunu sokmak
Konuşma Dili
horn in f. maydanoz olmak
have the horn [dated] f. cinsel duyguları kabarmak
have the horn [dated] f. azmak
have the horn [dated] f. sertleşmek
have the horn [dated] f. şehvetlenmek
have the horn [dated] f. ereksiyon olmak
on the horn expr. telefonda
on the horn expr. telefonda biriyle görüşüyor/konuşuyor
Deyim
chrome horn i. tamponu yolu tıkayan araca dokundurmak ya da vurmakta kullanıldığında aldığı isim
chrome horn i. krom korna
horn in f. lafa karışmak
horn in f. burnunu sokmak
horn in on f. bir işe burnunu sokmak
blow one's own horn f. kendini övmek
horn in f. salça olmak
come out of the little end of the horn f. çok kaybetmek
come out of the little end of the horn f. iflasın eşiğine sürüklenmek
come out the little end of the horn f. iflasın eşiğine sürüklenmek
come out the little end of the horn f. çok kaybetmek
toot one's own horn f. yüksekten atmak
blow one's own horn f. yüksekten atmak
toot one's own horn f. böbürlenmek
blow one's own horn f. böbürlenmek
raise the horn f. kendini yüceltmek
take a horn f. (sarhoş edici) içki içmek
raise the horn f. kibirli davranmak
go around the horn f. daha zor, uzun olan yolu seçmek
get on the horn [dated] f. çadırı kurmak
get on the horn [dated] f. ereksiyon olmak
get on the horn [dated] f. penisi sertleşmek
get on the horn [dated] f. azmak
get on the horn [dated] f. penisi kalkmak
give (someone) the horn f. (birini) cinsel olarak heyecanlandırmak
give (someone) the horn f. (birinin) cinsel dürtülerini harekete geçirmek
give (someone) the horn f. (birini) azdırmak
make a spoon or spoil a horn f. bir şeye ulaşmak için her yolu denemek
make a spoon or spoil a horn f. gözünü karartmak
make a spoon or spoil a horn f. ne pahasına olursa olsun her şeyi yapmak
make a spoon or spoil a horn f. bir şeye ulaşmak için her şeyi göze almak
make a spoon or spoil a horn f. bir şeye ulaşmak için azimle uğraşmak
be on the horn f. telefonda olmak
be on the horn f. telefonda konuşuyor olmak
be on the horn f. telefonda konuşmak
blow one's own horn f. kendi çığırtkanlığını yapmak
blow own horn f. kendi çığırtkanlığını yapmak
blow one's own horn f. kendini övmek
blow own horn f. kendini övmek
blow one's own horn f. kendi reklamını yapmak
blow own horn f. böbürlenmek
blow own horn f. kendi reklamını yapmak
blow one's own horn f. böbürlenmek
toot your own horn f. kendi çığırtkanlığını yapmak
toot your own horn f. böbürlenmek
toot your own horn f. kendini övmek
blow your own horn [us] f. kendi reklamını yapmak
blow your own horn [us] f. kendini övmek
blow your own horn [us] f. böbürlenmek
toot your own horn f. kendi reklamını yapmak
blow your own horn [us] f. kendi çığırtkanlığını yapmak
around the horn zf. zor yoldan
around the horn zf. dolambaçlı yoldan
around the horn zf. uzun yoldan
Ticaret/Ekonomi
horn effect i. halo etkisi
horn effect i. hale etkisi
Siyasal
horn of africa i. afrika boynuzu
Turizm
golden horn bridge i. haliç köprüsü
Teknik
air horn kit i. havalı korna kiti
horn valve i. korna valfi
electropneumatic horn i. elektro pnömatik korna
compressor horn i. kompresör kornası
horn button i. korna düğmesi
electromagnetic horn i. elektromanyetik huni
alarm horn i. alarm sireni
electric horn i. elektrikli korna veya klakson
horn ring i. korna halkası
mount kit air horn i. montaj kiti havalı korna
loud horn i. yüksek tonlu korna
air horn i. havalı korna
horn unit i. sinyal tertibatı
horn antenna i. huni anten
horn feed i. huni besleme
horn loudspeaker i. hunili hoparlör