glaring - Türkçe İngilizce Sözlük

glaring

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

glaring — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bariz, göz alıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡlɛrɪŋ/ – BrE /ˈɡlɛərɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Açıkça fark edilen veya rahatsız edici derecede belirgin olan durumları tanımlayan sözcüktür; genellikle eleştirel bağlamda kullanılır. Glare fiilinin ortaç biçimi, aşırılık ve saklanamazlık fikrini nitelik hâline getirir.
Eş Anlamlılar:
obvious
Zıt Anlamlılar:
subtle

"glaring" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glaring s. göze batan
The most glaring problem with the product is poor material quality.
Ürünle ilgili en göze batan sorun malzeme kalitesinin düşük olması.

More Sentences
glaring s. parıldayan
The glaring light of the sun blinded us.
Güneşin parıldayan ışıkları gözlerimizi kör ediyordu.

More Sentences
glaring s. bariz
How did you manage to overlook such a glaring error?
Bu kadar bariz bir hatayı nasıl görmezden gelebildin?

More Sentences
glaring i. dik dik bakma
glaring i. kızgın bakış atma
glaring s. çiğ (renk)
glaring s. ters ters bakan
glaring s. ışıl ışıl
glaring s. çok parlak
glaring s. aşikar
glaring s. çok göze çarpan
glaring s. göz kamaştırıcı
glaring s. cırtlak
glaring s. apaçık
glaring s. gösterişli bir parlaklığı olan
glaring s. gösterişli
glaring s. cafcaflı
glaring s. şatafatlı
glaring s. bayağı şekilde dikkat çeken
glaring s. göze batacak derecede kaba
glaring s. göze çarpan
glaring s. göz alıcı

"glaring" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glaring defects i. bariz kusurlar
glaring [rare] i. bir grup kedi