glut - Türkçe İngilizce Sözlük

glut

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

glut — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bolluk, aşırı arz
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡlʌt/ – BrE /ɡlʌt/)
Terim Türü:
İsim: glut (gluts); Fiil: glut (gluts – glutted – glutting)
Bir şeyin gereğinden fazla miktarda bulunmasını tanımlayan sözcüktür; ekonomi ve mecazî kullanımda değer düşüşü ima eder. Latince gluttire kökeni, aşırı doldurma fikrini niceliksel duruma bağlar.
Eş Anlamlılar:
surplus
Zıt Anlamlılar:
scarcity

"glut" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glut i. bolluk
There is a glut of wheat in the market.
Pazarda buğday bolluğu var.

More Sentences
glut f. patlayana kadar yemek
We glutted ourselves with the delicious meal.
Lezzetli yemekleri patlayana kadar yedik.

More Sentences
glut i. aşırı miktar
glut i. tıkınma
glut i. tokluk
glut i. fazlalık
glut i. furya
glut i. tıkaç
glut i. tapa
glut i. yutulan şey
glut f. aşırı doldurmak
glut f. fazla doyurmak
glut f. tıkamak
glut f. boğmak
glut f. tıka basa doldurmak
glut f. doldurmak
glut f. fazla doldurmak
glut f. taşırmak
glut f. talebi aşacak derecede fazla ürünle doldurmak
glut f. tıka basa yemek
glut N. aşırı arz
Konuşma Dili
glut f. domuz gibi yemek
glut f. çok yemek yemek
glut f. tıkınmak
Ticaret/Ekonomi
glut i. piyasanın mala boğulması
glut i. piyasadaki aşırı mal arzı
glut i. piyasada arzın talepten çok olması
glut i. piyasada mal bolluğu
Mimarlık
glut i. fırın küllüğündeki kemerli açıklık
İnşaat
glut i. kama olarak kullanılan ucu sivri metal veya ahşap blok
glut i. hamaylıyı yukarı çekmek için seren yelkeninin ortasına yerleştirilen malzeme
glut i. yolları doldurmak için kullanılan küçük tuğla
Askeri
glut i. arz fazlası
Eski Kullanım
glut i. yutmak

"glut" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
glut the market with f. piyasayı aşırı miktarda mala boğmak
glut oneself with f. tıka basa yemek
glut oneself on f. tıka basa yemek
glut something with something f. bir şeyi tıka basa doldurmak
Öbek Fiiller
glut with f. ile tıka basa doldurmak/doyurmak
glut (someone or something) with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) aşırı doldurmak/doyurmak
glut with f. ile doldurmak
glut with f. ile boğmak
glut (someone or something) with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) fazla doldurmak/doyurmak
glut (someone or something) with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) tıka basa doldurmak/doyurmak
Deyim
glut on the market i. piyasada bol olduğu için pek talep görmeyen şey
glut on the market i. piyasada bol miktarda bulunan şey
glut oneself f. tıka basa yemek
be a glut on the market f. piyasada bol miktarda bulunmak
Ticaret/Ekonomi
dollar glut i. aşırı dolar bolluğu
Deniz Biyolojisi
glut (anguilla latirostris) i. geniş burunlu yılan balığı