habitual - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

habitual

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"habitual" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
General
habitual i. adet
habitual s. alışılagelmiş
habitual s. sürekli
habitual s. mutat
habitual s. alışılmış
habitual s. bağımlı
habitual s. her zamanki
habitual s. daimi
habitual s. gedikli
habitual s. alışkanlığa bağlı
habitual s. müzmin
Law
habitual her zamanki
habitual mutad
Medical
habitual habituel

"habitual" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
General
habitual drinker i. alkolik
habitual evening drinker i. akşamcı
habitual drunkard i. içkici
habitual drinker i. içkici
habitual drunkard i. ayyaş
habitual abortion i. habitüel abortus
habitual criminal i. alışılmış suçlu
habitual liar i. iflah olmaz yalancı
habitual liar i. tam bir yalancı
habitual drunkard i. alkolik
habitual intoxication i. akşamcılık
habitual drunkard i. akşamcı
habitual intoxication i. içkicilik
habitual intoxication i. ayyaşlık
habitual intoxication i. alışkanlık haline gelmiş sarhoşluk
habitual place of abode i. ikamet edilen yer (adres)
Trade/Economic
habitual absence daimi süreli devamsızlık
habitual absence müzmin devamsızlık
habitual absence sürekli devamsızlık
Law
former habitual residence i. bir önceki ikametgahı
habitual crime itiyadi suç
habitual criminal tekrar suç işleyen sabıkalı
habitual criminal itiyadi suçlu
habitual criminal sabıkalı
habitual criminal mükerrer hükümlü
habitual residence mutad mesken
habitual residence mutat mesken
habitual country of residence mutat ikamet ülkesi
habitual residence mutat mesken
Politics
habitual offender mükerrer suçlu
country of former habitual residence önceden yaşadığı ikamet ülkesi
Medical
habitual drunkenness i. ayyaşlık
habitual abortion tekrarlayan düşük
frequency of habitual snoring habitüel horlama sıklığı
habitual snoring gece horlaması
Pathology
habitual aborter habituel abortus
pregnancy care of habitual aborter habitüel düşükte gebe takibi
Social Sciences
habitual consumption tüketim alışkanlığı
Linguistics
habitual aspect i. alışkanlık görünüşü